Aylık arşivler: Nisan 2011

Kahvaltı Sohbeti…

1 saat önce Eda yı okula uğurladım. Onunla akşam bir kitap çalışmasını başladık. Bu aralar kitap yazmaya meraklı. Akşam kapak ve ilk sayfasını hazırladı. Çok keyif aldı. Kitabının adını “Minik Deniz Yıldızı” koydu. Kitabının arasına bir ayraç yapmak da istiyor. Sürekli kitapla ilgili konuşmak istiyor. Bir öncesinde Dinazor ile ilgili acele bir kitap yazmıştı. Babası kitabın anlatımındaki tutarsızlıkla ilgili bir iki geribilgi verince Eda çok bozuldu.Şimdi bu kitabında hata yapmak istemiyorsmiley

Akşam ilk sayfayı resimlerken benden yardım istedi. Ben de o zaman onun eseri olmayacağını söyledim. Çok mantıklı geldi. Kolu yorulmasına rağmen devam ett. Eğer istediği kadar iyi olursa Pazartesi günü okuldaki göster/anlat saatine bu kitabı götürmek istiyor….

  

Neyse dün akşamımız bu kitapla geçince Eda sabah yine aynı düşüncelerle kalkmış olmalı ki bana şunu sordu. Anne sana Orff öğretmenim ne diyordu? Eda nın ritim kulağı iyi mi diyordu?  Evet annecim. Peki Piano öğretmenim ne diyor. Eda çalışırsa ve istersen çok iyi piano çalabilir diyor. Anne ama ben hala büyüyünce bir Ressam mı yoksa bir Pianist mi olacağıma karar vermedim. Annecim istersen hem resim yaparsın hem de piano çalarsam. Hatta başka bir meslek sahibi de olup yine bunları yapabilirsin. Ama babam gibi hem mühendis olup, o fabrikada çalışıp, hem senin işini yapamam değil mi? Meslek olarak mühendislik seçebilirsin ama çalıştığım fabrika 1 tane olmalı. Ama bunların yanında hem başka bir meslek sahibi olu, resim yapmaya ve piano çalmaya da devam edebilirsin. Hem belki de “Pet shop” cı olurum. Bir sürü hayvanım olur. ya da Veteriner. Bilmem ki belki de ” Toysshop” cı olurum:))

Reklamlar

Ada 19 Haftalık…

Adacım bu  hafta 19. haftayı bitirdik. Dün ve bugün organ tarama kontrollerin vardı. Dün gittiğim kontrol extra talep ettiğimiz radyalog  (İnanç Çağlayan) kontrolüydü.  15 dakika kadar sürdü. Parmaklarını ellerini , kalbinin bölümleri ,  ve diğer organlarının gelişimi tek tek kontrol edildi. Çok şükür ki herşey yolunda. Şimdilik haftana göre normal büyüklükte gidiyorsun. Bir ara ben doktora birşeyler sorarken, doktor bak bak  diye sözümü kesti “Esniyor” dedismiley Ekrandan sen esniyordun. Ben de eve gelince Eda ya anlattım. Anne kardeşim biraz uykucu olacak galiba dedi. Bugün ise kendi doktorumuzda organ  taramamız vardı. Ayağının düz taban olup olmamasından, gözündeki katarağa kadar birçok şeyi kontrol etti doktorumuz. Ve herşey yolunda.

Eda’nın 6. Dişi ve Diş Sertifikası

Eda dün okuldan geldikten bir süre sonra, anne sana bir süprizim var dedi. Ve hemen gidip çantasını getirdi.Eda nın 6. dişi çıkmıştı. Onu bir peçeteye sımsıkı sarmış. Yatarken yastığımın altına koyacağım dedi.Yatma saati geldiğinde de büyük bir özenle onu yastığının altına koydu. Sonra bana anne sence diş perisi bana ne getirecek diye sordu. Annecim, bir dilek tut bakalım dilediğin mi gelecek dedim. Sonra bana dileğimi sen de öğrenmek istermisin diye sordu. Yok bana da sürprüz olsun dedim. Eda ” ama anne diş perisi sensin, bilmezsen nasıl istediğim hediyeyi getireceksin” dedi. Ben de benim nerem diş perisine benziyor diye geçiştirdim.

Neyse gece birşeyler koymayı planlıyordum ama hamile  yarım aklıyla unuttum. Allahtan sabaha karşı bizim yanımıza geldi. Sabah şaşkınlık verici bir şekilde ilk seslenişimde gözlerini açtı ve ilk cümlesi – anne sence dişperisi yastığımın altına ne koydu?- oldu.  Ben eyvah dedim yandık. Dur ben bir bakıp geleyim dedi. Yok yok önce giyin dedim. Ben de o sırada ocaktaki  yumurtana bakayım bahanesi ile yanından çıktım acele ile orada hemen 5 tl buldum . 2 tane de yeni aldığım ve henüz vermediğim tokayı yastığının altına iliştirdim aceleyle.

Ay salise farkı ile odasından çıkmam ile onun gelmesi bir oldu. Hemen baktı ve şok. 5 TL koymuş:(( Tokalar iğrençmiş. Keşke tokalarında parasını koysaymış. ” Zaten 10000 tane tokam var.  Off işte off bu dişim bana şansızlık getirdi. Off zaten çürüktü de kesin ondan şansızlık getirdi “diye hüngür hüngür ağladı. Tam gülermisin ağlarmısın  halleriydi bu sabah bizim ev.

Akşam eve gelir gelmez ona hazırladığım Diş Perisi Sertifikasını, uçan balonları, ve küçük bir pastayı odasına bıraktım. İçeriye odasına girince dumur oldu. Kafası çok gitti geldi. Diş Perisi var mı yok mu diye. Ama sonra ona ben bir sürpriz yaptığımı söyledim..  Sertifikanın detaylarını gelince, üzerine 3 tane diş yapıştırdım. “İlk dişimiz 27 Ocak 2009” da düşmüştü. Bu notu yazarak bu dişi sertifikaya ekledim. 2. Olarak da en çürük  dişimizi seçtim ve onuda yapıştırdım. Altına da Eda nın “en çürük dişi Eda bu dişe baktıkça dişlerini ne kadar iyi bakması gerektiğini hatırlayacak” yazdım.   Son olarak da 6 dişimizi yapıştırdım. Altına” Eda nın 6. dişi  6. yaşında çıktığı için ona uğur getireceğini ve Eda bu dişe baktıkça ne kadar şanslı bir çocuk olduğunu hatırlayacak” diye yazdım.  Seremoninin bir parçası olarak eski dişleri 2 balonla temsil edip pencereden onları uğurladık ki yenileri bir an önce gelsin:) NİSAN2011

NİSAN20111Kolajlar14

Kolajlar15

 

 

Ada 17 Haftalık…

8 Nisan Cuma Günü doktor kontrolümüz vardı…

Bir kaç kan tahlili ile güne başladık… Sonra doktora… Çok şükür  ki güzel güneşli bir havaya,  çok iyi çıkan tahlil sonuçları  ve doktor kontrolü eşlik etti. Cuma günü itibariyle 16,2 haftalıksın.

 

188 gr ve 13 cm sin  yani bir elmadan biraz daha  büyük. Belki bir avakado meyvesi kadar. denebilir:))   2 elinin de 5 parmağı ve parmak boğumları sayıldı. Herşey  gayet normal.  Organlarının çoğu oluşmuş durumda. Kalbinin iki kulakçık ve iki karıncığını gördük. Kalbinin atışını defalarca izledik. Sen tam anlamıyla bir mucizesin. Şuan sende o kadar hızlı bir değişim ve hareket oluyorki, mesela kalbin günde 25 lt ye yakın kan pompalıyor. Tabiki bu miktar giittikçe artacak…

 

Bendeki değişikliklelere gelince henüz senin hareketlerini hareket denecek boyutta hissetmiyorum. Ama bir gaz kabarcığı gibi, küçük seğirmeler başladı. Yakında küçük tekmelerini hissedeceğiz. Bakalım ablan Eda nasıl bir tepki verecek o zaman… Ama en büyük değişimde tabiki son 3 haftadır yakınmalarımın çoğunun kaybolmasıve ve normal aktivitlerime kaldığım yerden devam edebilmem. Doktor kontrolünden sonraki tek kötü haber ise benim bu ay biraz fazla kilo almış olmam. Tam 69 kilo çıktım. Cumartesi  ve Pazar günü parkın etrafında 5 tur yürüyerek, yürüme aktivitelerime de başlamış oldum.   Eee artık karnım yeterince büyümüştür diyerekde 5 haftadır ertelediğim şu kot eteği de babana aldırttım. O gün tüm gün alışveriş yaptım. Eda ile kendime aynı renk pembe birer çorap da aldım. Cuma akşamı ikimizde takım takım giydik. Herkes çok beğendi:))

 

Bu arada Eda ya yeni bir bisiklet aldık. Çok mutlu. Siyah sarı bir bisiklet. Pazar günü neredeyse tüm gün bisiklet bindi ablam… Son zamanlarda seninle ilgili heyecanı biraz daha artmaya başladı. Bu sabah bana anne sence biz  günde kaç öğün yemek yiyiyoruz diye sordu. Ben de üç deyince hayır ailecek toplam diyorum dedi. Ben de 9 dedim. Hayır anne bilemedin.  Ada yı saymadın. Sen artık Ada nın da senin yediklerinden beslendiğini söylemiştin dedi:))

11 Nisan 2011-Pazartesi

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."