Aylık arşivler: Mayıs 2012

Ada Emekliyor:))31 Mayıs 2012

Ada cık uzun zamandır bir çaba içinde idi zaten. Yarı sürünür,  yarı yuvarlana yuvarlana gideceği yere ulaşıyordu bir zamandır. Bu arada ilk kez 27 Mayıs da yatar durumda iken hoop kalkıp kendi başına oturmaya başlamıştı.

Emekleme ile ilgilide bir kaç gün öncesine kadar kısa da olsa denemeleri olsa da resmen emeklemesini ablasının dondurmasına giderken sayıyoruz. Dün akşam  ablası dondurma yerken babası da Ada ya yanına gitmesi için sesleniyordu. Ada ise israrla zıt yöne emeklemiyor, yuvarlanıyordu. Sonra Eda yerinden kalktı ve Ada ya dondurma yalattı. Sonra da dondurmayı ona doğru tutarak geri geri yürümeye başladı. Ahh kuzucum benim dondurma sevdasına poposunu kaldırıp, kedi gibi emeklemeye başladı.Ahh Eda cım nelere kadirsin. Eda diyordu zaten görürsünüz bak kardeşimi de abur cubur canavarı yapacağı diye.

ImageImageImageImage

Reklamlar

Evde Bir Akşam Rutinimiz…29 Mayıs 2012

Bugün aslında düşünce anlamında epey yoğun bir gün oldu benim için. Ada ya yapmayı düşündüğüm ama formatına ve zamanına karar veremediğim Diş Buğdayı  telaşı vardı evde bugün. Kimle ne zaman nasıl yapacağım belli olmasa da bir taraftan da minik hazırlıklardan kendimi alamadım. Nilay teyzemiz sağolsun bu sefer benim yerime  kavonoz etiketlerini dizayn etti. Çok da güzel olmuşlar. Ada uyuyunca önce onların çıktısını alıp geldim. Sonra Ada ya somonlu tarhana çorbası pişirdim. Fakat Ada 3. denememiz olmasına rağmen bu sefer ağzını hiç açmadı. Ve ben Ada nın mızmızlamaları arasında ona bir de kıymalı tarhana pişirdim.  Kıymallı tarhanaya ağzını kuş gibi açan, aç kuşum, balkon sefası ile tarhanasını çok güzel yedi. Sonra  Ferah Hn ile annecik Diş Bugdayı hazırlıklarını sürdürdü. Zamanı, mekanı ve katılımcıları henüz  belli olmayan diş buğdayı:)

Ada ya çok cici bir kutlama şapkası ve misafirlere dağıtmak üzere minik diş perileri hazırlığına başladık. … Ve saat 15:20 oluna annecik Eda yı almaya okula gitti. Eda eve gelince hemen hazırlıkları yardıma koyuldu. Tabii yardıma başlamadan önce gelirken canı çekip aldığımız, 1 bütün simit+üçgen peynir+süt  üçlemesini mideye büyük bir zevk ile indirdi:) bana bir taraftanda anne aslında hergün simit alabiliriz değil mi diye sordu. Kuzum benim okulda öğle yemeklerini yemeyince aç kurtlar gibi geliyor eve. Nasıl da tatlı geldi o simit . Bu arada Ada 1 saat uyudu. Bu sessizlik hepimize iyi geldi. Uyanan Ada kendi oyun alanında değil de yanımızda olmak  istediğinden Ada yı  da yanımıza aldık. Ona verdiğimiz 2 kavanoz kapağı ile  Ada pek bir mutlu mesut oynadı bir süre. Bu arada Pazar gecesi kendi başına yatar pozisyondan oturur pozisyona geçmeyi keşfettiğinden bunu da bol bol tekrarladı. Bir de aslında kendince emeklemeye başladı sayılır Ada cık. Sürekli emekleme pozisyonunda sallanıp duruyor:)

Bugün babamız bir iş yemeğinde olduğu için geç geldiğinden onun yerine diş buğdayı hazırlıkları için Ferah Hn  bizimle kaldı. Allahtan o gittikten hemen sonra babamız geldi. Çünkü Ada sağolsun beni  hiç rahat bırakmıyor. Sürekli bir mızmızlama  modunda sesimi duyduğu an bağırmaya başlıyor. Bir sonuç elde edemezse de sesini daha çok yükseltiyor. Kucağıma alıncaya kadar da bağırmasını sürdürüyor minik cadıcık. Ferah Hn ve annemin dediğine göre bütün nazı bana, benim olmadığım zamanlar kuzu gibiymiş. Neyse babamız geldiğinde bizi Eda nın odasında buldu. Eda 1.5 saattir uğraştığı legosunun başında farklı tasarımlar peşindeydi. Ada yer de elinde tam buğday ekmeği onu kemiriyor . Ben Ada nın arkasında karnım açlıktan zil çaldığı için elimde çorba kasesi saatin 21:00 de çorba içmeye çalışıyor. Neyse babamız gelince Ada hoop babanın kucağına, ben de o sırada Eda nın 1,5-2 saattir tasarlamakla uğraştığı lego mobil cafe nin fotografını çekiyorum. Yaratıcı kızım benim 3 farklı lego oyuncağını birleştirip, öyle güzel bir “mobil cafe” yapmış ki.Aferim Eda ma:)

 Sonra salonda hep beraber dondurma keyifi yapıyoruz. Eda nın en mutlu olduğu anlar. Anne ne güzel yaz gelince hergün dondurma yiyiyoruz. Dondurma canavarım benim .   Bu sırada Ada babasının kucağında bizim dondurmalara sulanıyor. Eda dayanamayıp yalatıyor. (her gece aynı  ritüel) , ben yapmayın etmeyin diyorum:) Babamız bir taraftan Ada ya gizlice soğuk maden suyu içirmeye çalışıyor. Bana her yakalandıklarında ben söylenip durdum tabi. Bu arada Eda elinde dondurması keyifi yerinde olunca en sevdiği şarkılardan birini söylemeye başlıyor; ” I beg your pardon” benim de söylememi istiyor.  Biz I beg your pardon diyoruz . Babamız da ” I never promise you a roses garden” diyor:) Babamız benim söyleyişimi beğenmiyor. ben de çok iddialı değlim zaten diyorum:) Biz şarkı söyleme modunda iken Ada babasının kucağından bacaklarına yay takılmış gibi inanılmaz bir enerji ile mutluluktan gülerek zıplıyor.Saat 22:00 oluyor. Uyku saati. Her gece olduğu gibi ben Ada yı alıyorum. Babamız da Eda yı diş fırçalama vs  temizlik bittikten sonra , babamızın Eda ya hikaye saati başlıyor. Ada kendi odasından ablası ile babasının sesini duydukça delirip oraya gitmek istiyor her gece anne dayanamayıp Ada yı da  hikaye dinlemesi için ablasının yanına yatırıyor, İkikızkardeş de  çok mutlu. Hikaye saati bitince uyku müziklerimiz başlıyor ve “Sleep baby sleep …” eşliğinde  ve  ikikızkardeş güzel bir günün sonunda mutlu ve huzurlu bir uykuya dalıyor….sleep my  girls sleep..:) Her  geçen günün sonunda şimdi hissettiğim tatlı yorgunluk ama bir o kadar da huzur ve mutluluğu hissetmek tek dileğim. Canım kızlarım ve sevgili kocam iyiki hayatımdasınız:))ImageImage 

Ee bebeğim ee eee…

Eda kardeşi ile oyuncak bebek ile  oynar gibi oynamaya başladı. Bugünün oyunu onu ayağında sallamaktı. Ada yine kıkır kıkır gülüyordu ablası onu sallarken:) tatlı cadılarım benim…Image

Kahvaltı sonrası etkinlik zamanı..

Ada’yla bugün  önce küçük bir aile albümüze beraber baktık. Ada nın çok hoşuna gitti. Kısa süreli de olsa. Çok dikkatle baktı fotograflara. Tabii bu henüz 5 dak lık bir etkinlik. Ama denemeye değer:)

Daha sonra Ada ya bir müzik sepeti yapmaya karar verdim. Bu sepete hergün söyleyeceğimiz belirli parmak oyunları  ya da şarkılar ile ilgili oyuncakları koyacağız. Ve şarkıları ilgili oyuncakla söyleyeceğiz. Bugün hangilerimi söyledik. Minik bir tavşan la “Tavşanım Tavşanım minik tavşanım” şarkısını söyledik. En çok ilgisini çeken kısım ise kukla  kedimizle söylediğimiz ve sözleri bizim başka şarkıdan uyarlamamız olan “Ada’nın bir kedisi Var dı” şarkımız oldu. Ada bu şarkıda kıkır kıkır güldü. Uzun zamandır bu kuklayı çıkarmıyordum. Gerçekten oyuncakların hepsini aynı anda çıkarmamak çok işe yarıyor. Sanki ilk kez görüyor gibi mutlu oldu kukla kediyle. Ve şarkı söyleme etkinliğimizi “Ku wak wak kuyruğun nerede “şarkısını söylerken oynadığımız sarı ördeklerimiz ile bitirdik. Biz Eda nın banyo oyuncaklarının arasından bulduğumuz 3 ördeği kullandık. Bu sepetteki müzik oyuncaklarını hergün biraz daha artıracağız. Haa bir de örümceğimiz var onunla da “bak bak bir örümcek duvara doğru çıkıyor” şarkısını söylüyoruz. Ama onu bugün söylemedik:) Sonra yer etkinliklerimizde sıkılan Ada cık dans etmek isteyince “ben bir ipli kuklayım” şarkısı ile dans ettik. Bu dans etmeyi en çok sevdiğimiz şarkılardan biri:)  Kuzum bugün çok eğleniyordu ve bölmemek için foto çekemedim. Bir dahi müzik etkinliğimizde fotoda çekeceğim:)

PİKNİKKK….

Eda  bir zaman önce Melisa ve Tuana yı bize çağırmak istediğini,  hatta parkta piknik yapmamızın mümkün olup olmadığını sormuştu. Ben de neden olmasın anneciğim, yaparız  havalar güzelleşince demiştin. Eda neredeyse 2 aydır sürekli havalar ne zaman güzelleşecek diye soruyordu. Hatta artık rest çekmeye başlamıştı. Ben de üzerimde kocaman bir ağırlık erteleyip duruyordum kızıma. Hep bir bahanem  cepte hazırdı. Sonra grip oldum arkasından, Ada küçük çaplı bir soğuk algınlığı geçirdi, ben tam bir hafta daha atmak için Eda ya nasıl söylesem diye kıvranırken, Eda resti çekti. Anne  yağmurda yağsa çamurda olsa bu piknik bu “Salı” olacak!. Ve ben “tamam” dedim. Ne de iyi yapmışım. Meğer benim “enerji kaynağım kızlarımın mutluluğuymuş”  . Bu kadar mı sevinilir bir piknik organizasyonuna! Eda bu sabah  yataktan  -bugün sanki benim için “bayram” diyerek- uyandı. Bizim ailede organinazyona bu kadar alışık olan kızımın hala her organizasyonda bu kadar heyecanlanması ve mutlu olması beni  daha da mutlu ediyor. İnşallah bu heyecanın hiç tükenmez benim canım kızım. Bana akşam günü özetlerken anne bak gerçekten bugün okul hiç bitmeyecek sandım. O kadar heyecanlandım ki dedin. Bana çok güzel bir piknik olduğunu söyledin ve teşekkür ettin. Canım kızım benim … Seni mutlu etmiş olmanın tatlı bir huzuru  var içimde.

Sizi izlemek de ayrı bir keyifti. Hepiniz  gerçekten o kadar öylendiniz ki. Hatta bana teşekkür için küçük bir gösteri bile hazırlamıştınız. Hoş gösteri sırasına bu sefer Ferah Ablam benden daha titizlik yapıp gösterinin ortasında seni kaldırmaya çalışması ile küçük bir kriz yaşadık ama neyse çabuk toparlandı. Sen gösterinize müdahele ettiğimiz için bizi “herşeyi mahvetmekle” suçladın:( Neyse sonra tatlıya bağlandı da gösterinizi baştan aldınız. Bu arada gösterinin sonunda bana  üzerinde “teşekkür” yazan  deniz taşları ile süslenmiş bir ortasında barbie puzzle olan bir hediye verdiniz. Gerçekten müthiş bir gösteriydi . Sen de ayrıca müthişsin organizasyon ruhunu annesinde alan benim tatlı kızım…Sonra biraz ağaç tırmanmacai biraz yakartopu ve  ağaca asılı kirazları yemece oynadıktan sonra evde oyunlara devam edildi. Tüm bunlar olurken Ada mı neredeydi. Ada cık hazırlık aşamasından itibaren parkta bizimle beraberdi. Bugğn o kadar çok parkta kaldı ki eve gelip banyo yaptıktan sonra uyuya kaldı. Senin ve benim uğraşlarımızla sor uyandı yorgun bıdık. Hazırlık ve sizin oyun aşamalarınızı seyretmekten yoruldu yavrucak…. Ve şimdi fotolar… Güzel kızıma güzel bir çocuklu anısı daha bırakmanın huzuru içindeki anneden kocaman sevgiler….

ImageImageImageImageImageImageImageImage

ImageImageImageImageImageImageImageImage

ADA’NIN AYNASI…

Kaç zamandır plastik ayna bakıyordum. Aynayı meğer yanlış yerlerde arıyormuşum. Biraz geç de olsa sonunda kırılmayan ayna bulduk.  Şİmdi Ada aynanın karşısında oyun oynuyor. Bazen de şaşkın şaşkın bu sürekli beni izleyen bebek kim der gibi bakıyor aynadaki kendisine:) Montessori bebeğinin ortamında böyle bir ayna olması söyleniyor. Bebeğin hareketlerini izlemesi, kendini tanıması için . Artık bizim de bir  aynamız oldu.

ImageImage.

 

Ada 8 Aylık…

Dün Ada ‘yı 8 ay kontrolüne götürdük. 430 gr almışız. Yani 8.81 kg olmuşuz. Boyumuz da 74 cm olmuş. Bu ay balık yemeğe başlayacağız. Bu arada bugün Reha Amca mızın yeni muayenehanesine gittik. Eda yı 7 yıl  eski yerine hatta 8 aydır Ada yı da eski yerine taşıdıktan sonra,  bize biraz garip geldi. Ama 10 numara bir yer olmuş:)) Ada rengarenk ortamı görünce nereye bakacağını bilemedi.

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."