Mutlu Pazar-Yaz Geldi 10 Haziran 2012

Dün babamızın Çeşme ye mi  önerisine benden olumlu yanıt çıkmayınca evde sakin bir pazar geçirdik. Bundan sonra zaten Çeşme sezonu başlayınca 3 ay oralarda olacağız.  Hiç aceleye gerek yok diye düşündüm. Hele bir Eda  karnesini alsın (Biz diğer okullardan farklı olarak bu Salı kapanıyoruz);

Sabah kahvaltımızdan sonra, Eda ile Ada , Ada nın yatağında top oynadılar. Ferah Ablamız sağolsun Eda ya karne hediyesi bir top almış. (Hediyesini erken verdi:)) Ada artık top oyununu hakkını vererek oynuyor. Ve çok seviyor. Ablası ile oynarken kahkahaları izlemeye değerdi. Epey bir zaman top oynadılar. Babamız da o sırada onların yanında gazete okudu. Ben mutfakta kahvaltı masası toplamaca ve sonra ev toplamaca:)

Sonra Ada nın uyku saati ve Yatak. Eda Ada nın uyumasına üzüldü. ” Anne biliyormusun Ada ile oynarken Ada benim sanki arkadaşımmış gibi oluyor. Ama şimdi yatakta uyurken ise “bebek” oluyor” yorumunu yaptı. Ada uyurken biz de Eda ile okulun son günü öğretmenlerine hediye etmek üzere önceden planladığımız minik yazı tahtalarının yazılarını yazma işine koyulduk. Aslında tüm yazıları Eda yazdı . Fakat etkinlik yaparken benim de yanında olmamı istiyor. Çünkü benimle  yeterince zaman geçirememekten yakınıyor. Ben de Ada nın uyku saatleri elimden geldiğince Eda nın yanında olmaya gayret ediyorum. Daha sonra Eda bilgisayarda yine öğretmenlerine hediye etmeyi düşündüğümüz kurabiye kavanozları için etiket hazırladı. Off tabi bu sırada babasını da beni de hafiften deli etti. Hem yapamıyor, hem yardım kabul etmiyor, ben biliyorum diyor, sonra etseniz mi acaba diyor , yok tamam tamam vs. Biz de aramızda her zamanki gibi bu çocuğun “herşeyi bilirim tavrı  bizi öldürecek” yorumlarında. neyse ama Eda 1 satır yazı için neredeyse 40 dakika uğraşmış olsa da gerçekten sonunda kendi yaptı. Bu genlerle mi ilgilidir yoksa çocuk da çevresinde göre göre mi gelişir  bilmiyorum, fakat şu bir gerçek ki armut dibine düşüyor:)

Saat 13:30 gibi Ada uyandı. Klasik yemek faslı . Ada nın yemek faslı sırasında Eda ile babasının önce Ada yı eğlemek için başladıkları top sektirme oyunu sonra holde football ile devam ediyor. Ah bu çocuk bir de erkek olsaydı!

 

Sonra “Manisa ya Köfteci Ali ye” kağıt üstü köfte kebab yemeye. Nasıl da özlemişim yine her zamanki gibi çok ama çok güzeldi. Dönüş yolunda babamızın  özsüt teklifi. Fakat bu sırada Ada uyuduğu için arabada yeme yorumu. Bunun üzerine Eda nın evimizin arka tarafındaki parkta piknik şeklinde  yeme önerisi. “KABUL”. Ada arabada  uyurken bizim mis gibi çamların altında tatlı keyifimiz. Eda pastasının yarısına geldiğinde pastanun bozuk olduğunu anlamamız:( Pastayı Özsüt e geri götürüşümüz.. Yeni pasta ile ev yoluna girdiğimizde Eda nın ben yine o parkta yemek istiyorum israrı . Ve 2. kez parktayız:). Ama bir farkla. Bu kez Ada uyanık. Parktaki “Haydut” la tanışmamız. Ada nın Haydut ayağa kalkıp Ada ya daha yakın olmak isteyince Ada nın korkması. Ama bir taraftanda sürekli Haydut u izleyişi. Benim klasik sürekli foto çekişim. En sonunda Haydut un sahibinin “isterseniz siz de geçin oğlum hepinizi çeksin” deyişi.  Ve bana iyi de niye bunu kocam düşünmüyor şi,mşeğinin çakışı:) Eve dönüşümüz. Keyifli, sakin bir ailecek geçirilen Pazar ın sonu. Evde klasik Pazar gecesi ..

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."

%d blogcu bunu beğendi: