Eda 8 Yaşında…Kızıma Mektup-1

Babam bana “Asi bu kız Asi” derdi. “Keçi gibi inatçı” olduğum için tatlı tatlı uğraşırdı benimle..

Evde son zamanlardaki halimize bakıyorum da bir “Asi” de bizim evde yetişiyor şimdi sanırım. Herşeyi bilen tatlı cadı…. inandığı bir şeyi yanlış olsa da savunmaktan asla dönemeyen “minik keçi”… ailenin hazır cevap makinesi… televizyon kuşu… pazarlık uzmanı… çikolata ve şeker canavarı… yaratıcı… serseri… komik… güzel… ve en önemlisi de KIYMETLİMİZ EDA 8 yaşında bugün…

8 yıllık tat, her anı başka tatlı minik Eda, herşeyi yapabileceğine inanan küçük inatçı kız..

Şimdi şöyle bir düşününce 2010 yılındaki kayak tatilimiz geliyor aklıma… Ilgaz Daglarında ilk kayakla tanışışın.5-5.5 yaşındaydın. Kaymaya başladığının daha 2. gününde lift ile kendi başına çıkacağım diye bizimle inatlaşman. “Yapcam ben çıkcam ya” diye, hem bana, hem babana kafa tutuşların. Sonra da ilk dakikada yere çuvallanman:)

Aynı gün, baby-lift öğle molasında iken, kaymaya devam etmek için ben çıkarım diye kayakları, sırtına alıp yürüyerek o yokuşu defalarca çıkman…

Kendine bu kadar güveniyor olman kimi zaman beni korkutuyor olsa da hoşuma gidiyor yine de…

8 Yıllık tat, her anı tatlı güzel Eda, sonsuz bir hayal gücüne sahip, yaratıcı kız…

Hazırladığın özel karışım parfümler, seramik eserlerin, 2-3 dakika da tamamlanan ve çok da güzel olan doğum günü tebrik kartları, okulda kurduğun dans grupları, öğretmenler günü için tasarladığın vazolar, ilkokul 1. sınıfta kurduğun grupla öğretmenlerini şaşırtman…Benim minik fikir makinam.

Aklıma Çakabey de iken öğretmeninin söylediği bir söz geliyor şimdi; “Eda birşeylere başka açıdan bakmaya o kadar alışmış ki… Arkadaşları sınıfa şeker dağıtıyor. Herkese şekeri yiyiyor, kağıdını atıyor. Eda şekeri yedikten sonra şeker kağıdına bakıp, bu kağıttan ben neler yaparım diye saymaya başlıyor ve atmıyor demişti. Ve senin bu hafta okuldan eve getirip,  anne  sınıfın çöpünden aldım dediğin geri dönüşüm malzemeleri geliyor aklıma. Anneciğim evde yeterince geri dönüşüm malzemesi var bunları niye getirdin dediğimde, olsun ben bunlarla birşeyler yapacağım deyişlerin.

8 Yıllık tat, her anı başka tatlı çok konuşan Eda, her söylenene bir cevabı olan hazır-cevap kız.

Bazen öyle yerlerde öyle şeyler söylüyorsun ki… babanda ben de inanamıyoruz senin hazır cevaplığına, ve olaylar arasında kurduğun bağlantılara.. Özgür amcanın çok sevdiği ve aramızda artık bir espri konusu olan “300-500”, babanın parlak şortunu görünce “baba bunu “İsmail Abi’ den mi ödünç aldın” deyişin üzerine babamla bizim kopmamız. Belki yıllar sonra espriyi kaçırma diye ayrıntı vereyim. Şu ara sadece Leyla ile Mecnun adlı bir diziyi izlemene izin veriyoruz. Diğer diziler sana yasak. Bu dizeye de bayılıyorsun. Yerlere yatıyorsun gülmekten. Kendinden geçiyorsun. Bu arada bu dizi babanın da en sevdiklerinden içinde küfür , kötü alışkanlık vs gibi konular barındırmadığından senin izlemene izin veriyoruz. Baban filmi akşamları senin için kaydediyor sen de okuldan dönüşlerde yarım saatlik TV hakkında bunu seyrediyorsun. İsmail abi parlak parlak takım elbiseler giyen bir dizi karakteri:)

8 Yıllık tat, her anı başka tatlı, oyun kuşu Eda, iki ara bir dereye evcilik oyunu sığdıran küçük kız;

Evcilik oynamayı, oyuncaklarını konuşturmayı öyle çok seviyorsun ki… Aslında çok hoşuma gidiyor bu yönün, hatta bazen öyle kendini kaptırıyorsun benimle konuştuğunu sanıyorum. Yok anne sana demedim, bebeklerimi konuşturuyorum diyorsun. Banyoların hala pazarlık konumuz;  uzun mu kısa mı olacak diye… İlk doğum gününde aldığımız  oyuncak küvetine sıgdırdığın bir sürü içi boşalmış, şampuan kutuları, minik sabunlar, süngerleri eskiyen diş fırçaların yıllardır en sevdiğin banyo oyuncakları … Genelde bu aralar banyoda iken bir TV programı sunuyorsun. Bu malzemeler ile birşeyler yapıyorsun bu bazen bir yiyecek, bazen bir aktivite oluyor. Sen spikerlik yapıyorsun . Ben banyo bitti dediğimde de 3-5 dakika direndikten sonra bir sonraki programda görüşmek üzere diyerek oyunu bitiriyorsun:)  Tabi sonra oyun odanda devam ediyor:) Ben saçını kurutmak için seni önüme oturtuyorum. Sen de ya bir çıkartmalı kitabını (İş bankasının çıkartmalı serileri en sevdiklerindi geçen sene hepsini bitirdin. Şimdi yine İş Bankası yeni bir seri çıkardı onlara başladın) ya da dolabından bir oyuncak kavanozunu alıyorsun. Ve başlıyorsun onlarla bir oyun kurup konuşturmaya… Bu aralar en sevdiğin oyuncakların Legolar, Lala Loopsy ler ve Poly pocket lar. Aaa tabi bir de yeni gözden Sylvian Families var. 8 yaşını bitirmiş olmana rağmen hala oyuncaklarla büyük bir heyecanla oynaman hiç şaşırtmıyor beni aslında. Çünkü ben de ortaokula kadar oyuncaklarımla öyle çok oynadım ki,  bazen kendimi buluyorum senin oyunlarında….

8 Yıllık tat , her anı başka tatlı  pastacı olma heveslisi EDA…

Sana bir kaç yıl öncesine kadar ne olacaksın diye sorduğumuzda genelde Veteriner diye cevaplardın. Ama ne zaman pastalarını Selda Teyzen den almaya başladık. Onun pastalarına büyük bir hayranlık duymaya başladın. ve uzun bir süredir hep Pastacı olmak istediğini söylüyorsun. Zaman Zaman hala tam karar veremediğin  Pastacı dükkanı ismi üzerine kafa yoruyorsun. Bana fikirlerimi soruyorsun. Bazen yakın arkdaşlarınla ortak olacağını söylüyorsun. Hatta mutfakta bir kek, kurabiye gibi birşey yaptıktan sonra da anne galiba ben iyi bir pastacı olacağım diye böbürleniyorsun. 2 gün önce saat tam 18:30 baban gelmek üzere mutfakta yemek hazırlama telaşındayım. Nasıl geçti ise eline bir tarif kitabı geçmiş ve tutturdurn ben şimdi kurabiye yapacağım diye. Annecim bak şimdi olmaz Ferah Ablam da evden çıkmak üzere desem de seni ikna edemedim. Söz veriyorum hiç yaymayacağım hepsini toplayacağım dedin ve başladın kurabiye yapmaya gerçekten de en son bir hamle hamuru karıştırmana yardım etmem dışında herşeyi kendin yaptın. Tabi sağolsun Ferha Ablan da çıkmadan bir iki yuvarlama da o yaparak tepsiye dizmen de biraz destek oldu. Ertesi gün kurabiyeleri kulup çalışmanda arkadaşların ile paylaştın…

 

8 Yıllık tat, her anı başka tatlı,  küçücük yüreğine kocaman bir  KARDEŞ SEVGİSİ sıgdıran  minik abla;

Seninle öyle çok gurur duyuyorum ki küçük kızım. Kardeşini bu kadar sevdiğin için, ona böyle güzel bir abla olabildiğin için…Kardeşinin senden aldığı anneyle ve babayla geçirdiğin zamanları büyük bir olgunlukla karşıladığın için..

Siz bizim en büyük gururumuzsunuz, mutluluğumuzsunuz, Ada nın “aba, abaciim” diye sana seslenişleri sen yemek yerken senin elinden tutup sürekli “geh geh” diye seni bir türlü rahat bırakmaması… Senin her seferinde ona karşı koyamayıp “geliyorum ablacım” deyişin.   Aranızda bir gülmece konusu olan , Ada nın “kadeşimm” diye sana sarılışı. Sen onunla evcilik oynarken senin sözünden asla çıkmayışı, ne dersen yapması, evde tekrar tekrar oynadığınız timsah yürüyüşünüz, “gangnam style” ile akşam danslarınız. Ada ile oynadığın defilecilik oyunu ile Ada yı kılıktan kılığa sokman ve onun  sana “gık” bile demeden ne yaparsan yap, kıkır kıkır gülmesi…

Ve benim senin bu doğum gününde tek dileğim evimizdeki bu kıkırdamaların, gülüşlerin hiç eksilmemesi, sağlıkla, mutlulukla hep beraber  daha nice güzel yaşlarına…

8 YILLIK TAT, HER ANINA HER HALİNE DOYULMAZ  EDA, seni çok seviyorum…

Reklamlar

Etiketlendi:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."

%d blogcu bunu beğendi: