Ada 18 Aylık-Duygu Kartları ve Hamur Oyunlarımız

Ara verince ne kadarda çok birikti yazacak. Bizim pıtırcık 18 aylık oldu. Gelişimsel özellikleri bu aralar öyle hızlı değişiyor ki. Hatta ben “Berbat 2” dönemine erken girdiğimizi bile düşünmeye başladım. Gerçi Ada bebeklikten belli etmişti kendini… pek de ablası gibi olmayacağını,  tutturan istediği  birşey için gerekirse yere yatacak kadar inat eden bir çocuk olacağını. Eda yı yetiştirirken istediği bir şeyi ona anlatıp hayır dediğimizde diretmez tutturmazdı. O zamanlar, anaokulu işlettiğimden o kadar çok küçük çocuk görüyordum ki annesi ile inatlaşan ve direten çocujkları gördüğümde, bazen onları kınar yetiştirme kaynaklı olduğunu düşünürdüm. Meğer ne yanlışmışım. Şİmdi iki çocuğu da ben yetiştiriyor olmama rağmen ikisininde bu yönden kara ve beyaz gibi zıt olduğunu söyleyebilirim. Ada bu ara herşeyi kendi yapmak istiyor yapamayınca da sinirleniyor. Dün akşam mama sandalyesinin kemerini takmaya çalışıyordu, bir-iki denedi olmadı sonra yapamıyor diye çok sinirlendi yardımda kabul etmiyor. “Ada, Ada” diye bağırıyor Ada yapacakmış. bu herşey böyle. yemek mi yedireceğim.. işaret parmağı ile masayı pat pat vuruyor. Buraya koy diyor bana arkasından da “Ada Ada” ….Ada kendi yiyecek.

Bu tatli cadı bütün bu inatlaşmalarının yanında epey de yol adı aslında. Artık minik sürahisinden kendi bardağına suyunu dökebiliyor. (Fotosunu en kısa zamanda çekip ekleyeceğim). 15-16 aylık gibi sürahiden su dökme etkiniğini bir kaç kez denemiştik ama  çok fazla başarılı olamamıştık. Fakat şimdi 10-15 gündür bu aktiviteyi çok güzel yapıyor Ada. Bu aralar en sevdiği oyun “Hamur oynamak ” diyebilirim. Ada ne yapalım dediğimde “amu” amu” diyor. Daha önceleri ne demek istediğini anlamıyorduk. Hatta bir keresinde yavrum anlamıyoruz diye beni ablasının odasına götürüp, ablasının hamurlarının olduğu dolabı açıp hamur rafını işaret etti. Hamur ile farklı şekillerde oynuyor olmakla beraber Ada nın ev sevdiği şekli, ona minik minik toplar yapmam ve onun da kıkır kıkır gülerek bu toplarla oynaması ve bozulunca da bana vermesi. “bi da”” diyerek yeniden top yapmamı istemesi. Son zamanlarda ise ben topları minik minik yuvarlıyorum o da matematik çubuklarına bu topları diziyor. Bu oyun çok hoşuna gidiyor.

Şarkı söylemeyi de çok seviyor Ada , ne dediği tam anlaşılamasa da şarkı söyle dediğimde “Bi daaa ” diyerek başlıyor. Tahminim büyük ihtimalle “Bir gün bir gün bir çocuk…” şarkısını söylemeye açlışıyor. Bu şarkıyı çok seviyor çünkü.

Dans hala en sevdiğimiz etkinliğimiz arasında günlük rutinimizde mutlaka dans var. Artık şarkı konusunda da çok seçici. Bu aralar yeni şarkılara pek açık değil. Mutlaka onun istediği çalacak yoksa çığlık çığlığa  bağırıyor.

Dün ilk kez ELC den aldığımız duygu kartları ile oynaya başladık. Ada çok ilgilendi. Yüzünü aynı resimdekiler gibi yapmaya çalıştı.

Dün ayrıca bir de kapakları ve kapları eşleştirme çalışması da yaptık ama. Kaplar sanırım bu çalışma içn pek uygun değildi. Yuvarlak boy boy kaplarla bu çalışmayı tekrar deneyeceğiz.

Ada artık bir çok kelimeyi  söyleyebiliyor aslında, gelişimini kayıt altına alayım diye kelimeleri yazayım dediğimde hangi kelimeyi yazacağımı bilemedim. Anne, abla, Eda, baba, dede, anneanne, Aylai abi, egmeh(ekmek), data (çatal), du(su), amu(hamur), dit (git), düşşü, (düştü), kalktı, gel, top, miyav, kuş, bi,… daha bir sürü kelime şuan ki kelime dağarcığımızı oluşturuyor. Bu ara nedense ağaç a takmış bir iki gündür hep bu kelimeyi söylüyor. Bu sabah üzerini değiştirirken rahat durmuyır diye, Ada sen akşam rüya gördün mü diye sordum. “gödüm” dedi. ne gördüm dedim “Abi” dedi. ne yaptın abi ile dedim. “Agac” dedi. Bir gün önce parkta ağaç üstüne bindirmiştim. Onu mu söylemeye çalıştı anlamadım. Ben agaçca mı bindin dediğimde her zaman olduğu gibi vurgulu bir şekilde “hııııı hıııı” diye onayladı. Bu onaylamayı öyle tatlı yapıyor ki. Parka gittin mi “hııı hııı”, salıncağa bindin mi “hıııı hıııı” …

Bir de bir kahkalarımız var bu aralar. Bütün sohbeti anlarmış gibi elini ağzına kapatarak kahkaha ile gülüyor.

Saklambaç hala en favori oyunumuz. Gözlerini eliyle kapatıp “Ada” diyor. Bu saklambaç oynamak istiyor demek. Ciddi ciddi de sobelemeyi de öğrendi. Bir de saklambaç sayesinde çocuk neredeyse saymayı öğrenecek minik desteklerle 5 e kadar epey bir gayret var. Genelde direk “bi, döt” diyor.

Takla atmayı öğrendiği günden beri  vay halimize sürekli takla atmak istiyor. Geçenlerde koltuğun tepesinde takla atmaya çalışırken havada yakaladım veleti, ben kızıp parmağımı sallayınca da geçmiş karşıma o da parmağını sallıyor. Ve sonrada gözümün içine baka baka aynı hareketi tekrarlamak  için koltuğa atlıyor.

Kemalpaşa Kemalpaşa1

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."

%d blogcu bunu beğendi: