Aylık arşivler: Nisan 2013

Pinyata…

Eda nın 23 Nisan dolayısıyla proje ödevi “”Meksika” hakkında araştırma yapmaktı. Meksika ödevimizi bir önceki yazımda paylaşmıştım.Eda  ödevi bittikten sonra son dakikada Meksika nın kültürel bir oyunu olan Pinyata yapıp okula gitmek istedi. Çok geç olmasından dolayı bana biraz zor gelince anne sen ne dersen de ben bugün bir pinyata yapıncam dedi. Ben de bu gayreti üzerine tabiki ona ortam hazırlamak durumunda kaldım. Ama benim inatçı kızım bununla da yetinmeyip, basitçe bir kutuyu kaplayıp pinyata yapmak yerine israrla “paper mache” (yani kağıt hamuru) tekniği ile balondan bir pinyata yapmakta diretti. 1 gün sonraya kurumayacağını bilsemde tamam dedim. Ferah ablası da yardım etti ve hemen bir balon şişirip üzerini gazete kağıtları ile kapladılar. Tabiki ertesi güne kurumadı. Ama o öğretmenine sorup bugüne götürebilmesi için onay almış. Dün akşam ben eğitiminde olduğum için pek yardım edemedim Ferah ablası ile balonu renkli kedi merdiveni yaptığımız kağıtlar ile kaplamışlar. İçine bir gün önceden aldığımız çikolataları da koymuşlar. Bugün okulda yolda giderken benim telefonumdan wikipedi den pinyata ile ilgili tarihçeyi de okudu. Pinyata oynanırken söylenen geleneksel şarkıyı öğrendi. ve tesadüfen İngilizce Müzik öğretmenlerinin bu şarkının orjinal hali olan İspnyolcasını onlara zaten öğretmiş olması çok hoşuna gitti. Şİmdi yeni birşey öğrendi Eda zaten bildiği o ispanyolca şarkı aslında Pinyata oynarken söylenen şarkıymış:) Bu bilgilerle okula gitti bugün. Bunun üzerine ben de Pinyata ile ilgili bir yazı yazmaya karar verdim. Ve benim ilk pinyata ile tanışmam aklıma geldi. Sanırım 2007 yılı idi. Daha pinyata Türkiye de çok da yaygın oynanan bir oyun değildi. En azından şuan benim çevremdeki tüm doğum günlerinin vazgeçilmezi iken , o zamanlar çevremden kimse Pinyata nın ne olduğunu bilmiyordu. Ben o zamanlar ilk önce Oyun evimizdeki doğum günü partilerinde hazır pinyatalar oynatarak tanıştım pimyatalarla. Sonra kendim yapmaya başladım. Çocuğum küçük olduğu için ilk yaptığım bütün pinyatalar “çekmeli diye adlandırdığımız pinyatalardı. Pinyata sopası kullanmadan her çocuğun bir ip çekerek  sıra ile oynadığı pinyatalar. Eda büyüdükçe, bir iki yıldır vurmalı pinyatalar yapmaya başladım. Bu sabah Eda hayatında gördüğü en güzel pinyata nın Şirinler doğum günündeki Pinyata olduğunu söyledi. Bu gerçekten şimdiye kadar yaptığım bence de en güzel ve en büyük pinyata idi. pinyata

Reklamlar

Neredeyse Meksika’ya gitmiş kadar olmak

Eda nın bu haftaki proje ödevi 23 Nisan Haftası olması sebebiyle bir ülkeyi tanımaktı. Eda nın ülkesi Meksika idi. Eda bu proje ile geldiğinde yemekleri ve Maya primamitleri, şapkası, pinyatası dışından pek de birşey bilmediğimi farkettiğimi söylemeden geçemeyeceğim.

Önce araştırma ödevimizde evimizdeki kitap kaynaklarını kullanarak başladık. www.kitapyurdu.com'dan satın al Dünya Çocukları Atlasımızdan Meksika kısmını okuduk.
Sonra İstanbullu Babaannemizin geçen doğum günümüzde hediye ettiği Dünya Yapboz Atlasından Mekksikayı bulduk ve harita üzerinde gösterdik. Elimizdeki kitap kaynakları bu kadar olunca İnternetten araştırmaya karar verdik. Fakat ya biz iyi arayamadık ya da gerçekten yoktu. 2. sınıf çocuğuna rehber olacak , görseller ve özet bilgi niteliğinde türkçe bir referans çalışmaya rastlayamadık. Bunun üzerine ben Eda uyuduğunda yabancı sitelerden biraz araştırdım ve tabiki sınıf sınıf çeşitli seviyelerde birçok referans çalışma buldum.

Ve yine dedim ki maelesef Türkiye de araştırma ödevlerine hala gereken özen gösterilmiyor. En azından ben böyle düşünüyorum. Bu sebepten Eda nın bu proje çalışmasını detaylı yazmaya karar verdim. Her ne kadar blog çocuklarıma tutulmuş bir günce niteliğinde olsa da es kaza birileri de aynı ödevi yapmak isterse bulup referans da alabilsin diye:)

Öncelikle Meksika nın Bayrağı, para birimi, önemli yerleri, yemekleri, önemli günleri, kıyafetleri, şapkaları vb … hakkında kısa bir araştırma yaptık. Üzerinde Eda ile biraz konuştuk. Sonra beraber kullanmak istediğimiz görselleri seçtik. Henüz evimizde yazıcı olmadığı için babamızdan bu konuda lojistik destek istedik. Bu çalışma ayrı bir günümüzü aldı. Çıktılar elimize geçtikten sonra hem okuyup hem de ilgili resimleri kestik. Eda nın görsellerle sunum ödevlerinde 3 yıldır sıkça kullandığımız ve Eda nın farklı olmasından dolayı hoşuna giden “lapbook” formatında bir sunum hazırlamaya karar verdik. Daha öncede birkaç lapbook çalışmamızı bloguma eklemiştim.

Diğer lapbooklarımızdan farklı olarak Eda biraz daha büyüdüğü için bu sefer daha detaylı sunuş teknikleri kullandık. Mesela fıkra,bilmece, şarkı şiir, hikaye gibi şimdiye kadar her lapbook umuza eklediğimiz kısımları bu kez daha fazla bilgi barındırabilmek adına kullanmadık.
Ben önce Eda için çalışması ve okuması kolay olsun diye ilk günkü genel araştırmamızın ardından özet bir bilgi hazırladım. Bunları beraberce okuduktan sonra her bir bilgiyi sunuş teknikleri üzerinde konuştuk. Ben Eda ya fikirler verdim. Kimini kabul etti kimin de ise  bildiği gibi gitti:)Lapbook umuzun genel görünüşünden maelesef fazla foto çekmemişim okuldan sağlam gelirse belki yeniden çekebilirim ama genel görünüşümüz şöyle idi; İLk foto açmadan önceki görünüşü.Bu arada tam çalışmamızın sonuna geldiğinde Eda anne lütfen pinyata yapalım okula götüreyim diye yalvardı. Bir de son dakikaya  balondan yapılmış bir pinyata sıkıştırdık. Onun fotosunu çekmedin henüz.

IMG_9537 IMG_9542  IMG_9568

Meksika Dünya üzerinde Nerededir?

Önce mutfak duvarımızdaki dünya haritalı duvar kağıdımıza bakarak kıtalar hakkında konuştuk. Eda henüz kıtalara tam hakim değil ama ben çok basit bir dille isimlerini söyledim. Meksika nın Amerika kıtasında olduğunu dünya haritası üzerinde gördük. Sonra okulda harita okumayı ve yönleri öğrendiklerini bildiğim için, Eda ya Meksika nın kuzeyinde, güneyinde, batısında, doğusunda neler var diye sorarak genel harita bilgisini de tekrarlamış olduk. Bu Eda nın çok hoşuna gitti. Hatta Avrupa ülkelerinin Türkiye den küçük olması daha önce fark etmediği birşeymiş. Anlaşılan Eda Fransa yı , İspanya yı çok bir gözünde büyütmüş:) Türkiye den küçük olmaları çok ilginç geldi. Sonra çok kısa Türkiye ve Meksika nufusu üzerine tahminlerde bulunduk. Bu bilgiyi en son sunumumuzda kullanmamaya karar versek de Eda nın genel olarak Meksika da daha çok insan yaşadığını bilmesini istedim. Sonrada özetle Meksika nın Kuzey Amerika nın güneyinde bir ülke olduğunu tesbit edip bu bilgiyi boş bir dünya haritası üzerinde Meksika yı boyayarak göstermeye karar verdik.
dünyaüzerindemeksika (1)

IMG_9580

Meksika Bayrağı;

Meksika bayrağını inceledik. Renklerin ne anlama geldiğini, üzerindeki kartalın neyin sembolü olduğunu konuştuk. Aklında kalması açısından sunumu için boş bir Meksika bayrağını Eda boyadı. Ve Azteklerin inanışına göre Kaktüsün üzerindeki kartalın yılanı yediği yere yerleşimlerini kurmalarını ve bu yüzden bayrakta “kaktüs üzerinde, yılan yiyen bir kartal” olduğunu EDa iyice öğrendi:)IMG_9548 IMG_9549

Meksika Hakkında Öğrendiklerim;

Eda nın kafasında kalmasını istediğim hap şeklindeki bilgiler için klasik bir lapbook sunum şekli olan çiçek yapraklarını kullandık. Bu Eda nın çok hoşuna gitti. Babası akşam eve geldiğinde tek tek çiçek yaprakları kaldırılıp, bilgiler babasına okundu. Burada yazılaak bilgileri Eda ile karar verdik.Çiçek 6 yapraklı olduğu için 6 özet bilgi belirledik.Çiçeğin kapalı ve açık hallerinin görselleri aşağıda.
Meksika   Kuzey Amerika kıtasınının güneyindedir.
Meksika nın para birimi Meksika pesosudur.
Meksika da yıllar önce Maya lar ve Aztekler yaşamıştır.
Meksika nın resmi dili İspanyolcadır.
Meksika nın başkenti, Meksiko dur. (ingilizce isminin Mexico City olmasını da konuştuk)
IMG_9572

IMG_9573

İspanyolca Sayılar
ben 4 e kadar sayıları aldım diye Eda çok bozuldu o 10 a kadar öğrenmek istedi. Bense bunları çok iyi öğren sonra devamını öğreniriz dedim:)IMG_9550

İspanyolca Selamlaşma
Merhaba, Hoşçakal, İyi Günler, Dostum gibi basit kelimelerin İspanyolca nasıl söylendiğini araştırdık.
IMG_9552

IMG_9555

Meksika Özel Kıyafetleri ile ilgili şapka resimleri koyduk. Kapak açılınca Eda da içine kendi tasarladığı Meksika şaokasını çizdi. Meksika şapkasına Sombrero dendiğini öğrendik.

IMG_9582 IMG_9583

Meksikaya özgü yemekler

Bu bölüme Eda bayıldı. Fihrist sistemi de Eda içi yeni bir çalışma idi. Anne bunu nasıl düşündün dedi durdu. Akşam babasına baba bak mesela diyelimki Fajita ile ilgili bilgi alacaksın. fajita yazan yeri hemen açıyorsun diyerek büyük bir zevkle ve gururla babasına anlattı.

Meksika Mutfağı tabiki çok geniş olduğundan bir kaç yiyecek seçmek durumunda kaldık. Ben Eda nın şu aşamada  bilmesi gerekenlere yoğunlaştım.

Mısır ın anavatanının Meksika olduğunu

Çili biberinin dünya da en çok burada yetiştiğini ve onların hemen hemen her yemeğe koyduklarını

Tortilanın Meksikaya özgü bir pide olduğunu

Fajita yemeğinin et ile yapılan tipik bir Meksika yemeği olduğunu

Kırmızı Meksika Fasülyesini bu bölümde konuştuk.

IMG_9584 IMG_9585 IMG_9586 IMG_9588

Meksika da saat kaç?

Meksika ile aramızda 8 saat farkı olduğunu öğrendik ve bunu da sunumumuza ekledik.IMG_9558

dünyaüzerindemeksika (3)

IMG_9562

Doldurma-Boşaltma Çalışmalarımız

Bir kaç hafta önce küçük paşabahçe soslukları ile farklı zamanlarda içine, mercimek, pirinç vs koyarak Ada nın bir kaptan diğerine boşaltmasını istemiştim. Ama Ada pek ilgilenmemiş minik cam soslukları birbirine vurmaya kalkmıştı.  Bu yüzden  hemen kaldırmıştım. Dün  kahvaltıdan sonra mutfağı toplarken Ada “gel gel” diye beni sürekli taciz edince, su ile doldurma boşaltma etkinliği yapmaya karar verdik. Bu çok da planlı değil,  o an gelişen bir etkinlik olmasına rağmen Ada o kadar çok eğlendi ve o kadar uzun süre etkinliği yaptı ki, ben bile şaşırdım. Etkinliğin ideali evyede yapmak olacaktı ama evimizde Ada ya özel yükseltici olmadığından, bu etkinliği masada yaptık. İlk önce eline normal kepçe verdim. Bununla da etkinliği çok güzel yaptı,  fakat metal olduğu için ve biraz büyük geldiği için arada sıra küçük kabın içine bırakmaya kalktığında küçük kaptaki sular döküldü.Daha sonra evde sos kepçesi omadığndan dondurma kaşığını verdim. Bu kaşık eline biraz daha uydu. Sanırım yakında küçük bir sos kepçesi almamız gerekecek. Fotograflarda da görüldüğü gibi tabiki ufak tefek kazalar sonucu sular biraz yanlara döküldü. Bu seferlik dökülenleri ben sildim. Bundan sonrakilerde Ada nın yanına bir bez koyarak dökülenleri kendi silmesini de öğretmeyi deneyeceğim.Etkiniği Ada bitirmedi. Ada uzun bir süre etkinliğe devam etti. Daha sonra ablasının ödevi bitince beraber birşeyler yapalım diyerek etkiniliği  sonlandırdık.

nisan20133

WALDORF Salıncağımız

“Waldorf Yöntemi ile Harika Çocuk nasıl yetiştirilir” kitabını okuyorum bu aralar.

Henüz Waldorf sistemi ile ilgili çok bilgiye sahip olmamakla beraber bu sistemin oyun ve oyuncak konusundaki yaklaşımını çok beğendim.

Waldorf Sisteminde erken çocukluk dönemi merkezleri var. Bu merkezler çocukların kişiliklerini yaşlarına uygun olarak geliştirebilecekleri bir ortam sunuyor. Çocuklar bu merkezlerde serbest ve yaratıcı oyunlar aracılığı  ile yaşam deneyimleri kazanıyorlar. Kitabın içinde  eğitmenlerden  bazı alıntılar var. Bir tanesi çok hoşuma gitti; “Arada ne kadar büyük bir fark var. Bir tarafta mümkün olduğunca hayal gücünü harekete geçiren basit oyun malzemeleri, diğer tarafta çocuğunuzun zihinsel faaliyetine hiç bir katkısı olmayan hazır oyuncaklar” Rudolf Steiner Eğitimin Kökenleri adlı kitabında böyle söylemiş.

Biz şimdilik 2 Waldorf oyuncağı yaptık bile. Güzel olan bu iki kızım içinde bir etkinlik oluyor. Eda bu oyuncakları yapmaya bayıldı. Hatta bu yazımda değineceğim “Salıncak” bana kalsa birkaç gün daha beklerdi. Eda bu hafta sonu kitap okuma saatinda Waldorf kitabını okuyarak geçirdi. Salıncak yapımının bütün detaylarını okudu. Şanslıyız ki teyzesi de bize gelmişti. Pazar günü teyzesi ile beraber çok güzel bir salıncak  yaptılar. Ada uyandığında salıncağı balkona asmaya çalışıyorlardı. Ada o kadar heyecanlandı ki, onlar ayarlamaya çalışırken “bitti, bitti” dedi durdu. Çünkü biran önce bitmesini ve bebeklerini sallamayı istiyordu. Teyzemize kocaman bir teşekkür. Bu etkinlik hem Eda hem de Ada için çok güzel oldu.  Eda salıncak için gerekli olan bambuları cm cm ayarlayıp minik bir el testeresi ile kendi kesti. Bu ona çok büyük bir gurur verdi. Anne ilk kez testere kullandım hem de gerçek bir testere diye böbürlendi.  Waldorf salıncağımızın yapılışına gelirsek, 3 tane 20 cm boylarında bambu kullandık.  18 cm eninde  uzunluğu oturtacağımız bebeğe göre değişecek bir kumaş kullandık. Kitapda 28 cm diyordu ama bu bize kısa geldi. Biz 40 cm civarında yaptık. Salıncağı asmak için gerekli olan ipi ise Eda ile Teyzesi yün ipten hazırladılar. Bir kaç kat ipi döndürerek basit şekilde urgan elde ettiler. Bunun yapılışını öğrenmek de Eda nın hoşuna gitti.  Bambular kumaşın kenarlarına ve oturma yerine dikildi. Ada sırayla ayısını, arap bebeğini, ve sarı bebeğini tek tek salıncakta “bi, iki, uc, döt” diyerek salladı. Çünkü biz o salıncak binerken aşinalık olsun diye hep beşe kadar sayıyoruz. Çocuk bir salıncak görünce saymaya başlıyor şimdi:)

Biz waldorf salıncağımızı çok sevdik ve şimdi balkonda. Mevsim itibariylede bu bahar Ada daha çok bebek sallayacak gibi görünüyor bu salıncakta. Ama umarım dünkü gibi yine kendi binmek istemez. Çünkü dün bir ara “bin bin” diye kendi binmeye çalışıyordu minik salıncağa:)

nisan2013Kolajlar  nisan20131 nisan20132

 

Eda’nın Çarpım Tablosu…

Eda lar bir süredir okulda çarpım tablosunu öğreniyorlar. Aslında Eda çarpım tablosunu oldukça hızllı kavradı gibi geliyor.Fakat sayılar büyüyünce takılıyoruz tabiki. Bir süre önce Eda nın gözü önünde olması için büyük bir kumaşın üzerine çarpım tablosu hazırlamaya karar verdik Eda ile. Sonra da bunu mutfağımızın duvarına asacaktık. Böylece Eda sık sık tekrar yapabilecekti. Eda nın 1 haftalık Paskalya tatilinde, çarpım tablosu tekrarı diye bir ödevi olunca Eda ile bu planladığımız ve başlamış olduğumuz çalışmayı bitirmeye karar verdik. Bu çalışma için 110X110 cm amerikan bezi (krem ya da beyaz) , istenilen renkte “permanent” keçeli kalemler, cetvel , makas gerekli oldu. Önce amerikan bezimizi EDa ile beraber istediğimiz boyutta kestik,  sonra  Eda kendi karar verdiği renk ile çerçeveleri oluşturdu. Sonra da en üstte ve en sola “0 dan 10 a kadar” sayıları yine istediği renkte yazdı. Sonra da tek tek çarparak sonuçları bulduk ve Eda da bulduğu sonuçları bezin üzerine yazdı. Bunları yaparken 2 satırında aslında 2’li sayma yapıyor olduğunu, 3’lü de üçlü sayma vs  olduğunu kendisinin yazarak görmesi ona iyi bir çalışma şekli oldu diye düşünüyorum. Bir süre sonra çarpım sonuçlarını tablo üzerinde farklı şekillerde bulabildiğini keşfetti. Mesela 3 er 3 er sayarak ya da üzerine 3 daha ekleyerek gibi farklı şekillerde 3 ler satırının çarpım tablosunu gerçekleştirdi. Yazarken biraz yoruldu ama ertesi gün okula götürüp arkadaşları ve öğretmenleri ile biran önce paylaşmak istediği için sonuna kadar tamamladı Tablo okuldan ancak dün gelebildiği için henüz mutfağımıza asamadık. Okulda kirlenmiş olabileceği düşüncesi ile EDa bugün onu balkonda köpük köpüke yıkadı. İnşallah yarın  yerine asabileceğiz.

nisan2013

Matematik Çubukları ile Oynuyoruz…

Bu sabah Ada kahvaltı sonrası 1.5 saat parka gitti. Geldiğinde Ferah Ablası ona öğle yemeğini hazırlarken, 1-2 oyun oynadık. Önce renkli düğmelerimizle eşleştirme yapmasını istedim. Fakat Ada ne istediğimi pek anlamadı ve düğmeleri rengine bakmaksızın kaptan alıp, diğer kaba doldurdu. Bu aktivitemiz bu durumda Ada nın pek ilgilenmemesi üzerine bir süreliğine ertelendi.

Sonra, geri dönüşüm kutumuzdan bir parça strafor buldum. Bir kaba da sayı çubuklarını doldurdum. Ada ya sadece bir tane örnek göstererek sayı çubuklarını straforun üzerine  takmasını söyledim. Ada bu etkinlikle beklediğimden çok fazla ilgillendi ve bütün sayı çubukları bitinceye kadar hepsini straforun üzerine taktı. Hatta yere düşen çubukları bile aldı. Çubukların hepsi bitince de beraberce tek tek çıkarıp yeniden kaba doldurduk. Gerçi bu kısımda Ada biraz sıkıllıp bir süre sonra tek değil hepsini tutup çekmeye başladı. Bu da aktivitenin bittiğine işaretti.

Bu etkinlik Ada nın parmak kaslarını kullanmasınave el-göz koordinasyonunu sağlamasına olanak tanıyan çok basit ama Ada için de bir o kadar eğlenceli bir çalışma oldu.

Daha sonra Ada ile biraz kitap okuduk. Ama o bana sürekli kitap daki hayvanları gösterince, çiftlik hayvanları ile oynamaya karar verdim. Yere bir  örtü serip çiftlik hayvanlarına ot yedirdik. Fakat Ada bu oyuna çok ama çok kısa katıldı ve kuzuları besledikten sonra diğer hayvanlara geçmeden sıkıldı. Tam da bu sırada kapı çaldı. Ve ablamızla babamız eve gelince bugün kü etkinlik saatimizi de tamamlamış olduk:)

PARKIMIZA BAHAR GELDİ (1) IMG_9108 IMG_9109 IMG_9146 IMG_9145

Parkımıza Bahar Geldi!

Bu  başlığı aslında geçtiğimiz hafta cumartesi günü  parkta geçirdiğimiz güneşli bir günden sonra yazmıştım. Fakat yazıyı tamamlamak bir türlü nasip olmayınca bugünkü park saatimizle beraber yazmaya karar verdim..

2 haftadır Ada  zamanının çoğunu parkta geçirmeye başladı. Benim işte olduğum günler kahvalltıdan sonra  Ferah Ablası ile parka çıkıyorlar. Aslında yağmur yağmadığı ve çok çok rüzgarlı olmadığı sürece Ada kış aylarında da çoğu zaman parka çıktı. Ama süresi tabiki şimdiki kadar uzun değildi. Şİmdi En az 1-2 saat parkta kalır olduk.

Geçen haftadan beri parkımıza  bahar geldi. Heryer yemyeşil ve cıvıl cıvıl, kuşlar, kediler, köpekler, bir sürü çocuklar… Eda ve Ada nın keyifli zaman geçirmesi için herşey tamam . Hatta  park cafe mizin karşısına Eda nın geçen seneden müdavimi olduğu zıp zıplarda kuruldu.

& Nisan Cumartesi günü Eda nın paskalya tatili sonrası OSP programı olmadığı için iki kardeş evdelerdi. Kahvaltıdan sonra parka çıktık. Önce biraz salıncak , kaykay … diyerek oyuncakların orada zaman geçirdik. Sonra Eda ile ADa beraber kum oynadılar. Park keyiflerine ağaçlara tırmanmaca ile devam ettiler. Ve sonra da iki kardeş zıp zıp larda keyifle zıpladılar. Mis gibi bahar kokan parkımızın tadını çıkardılar.

Bugünse, sabahtan  Eda OSP de olduğu için ADa parka Ferah ablası ile yalnız çıktı. Öğleden sonra babamızı Adana ya yolcu ettik. Sonra Ada öğle uykusundan uyandı. Baktım Ada ara öğününü yemekte nazlanıyor. Haydi o zaman parkta piknik yapalım dedim. Eda  her zamanki gibi çok sevindi. Eda ya bir örtü, bir iki yiyecek yeterli. Hemen piknik havasına girer ve defalarca yapmış olmamıza rağmen piknik yapmaya bayılır:)

Tabi Ada ile piknik öyle pek de uzun olamadı. Biraz oturup iki kardeş meyvelerini yedikten sonra biz yanımıza aldığımız topla oynamak istesek de Ada rotayı oyuncaklara çevirdiği için mecbur piknik eşyalarımızı toplayıp salıncak ve kaykay merasimi için Ada’ya uyduk.  Sonra Eda ve Ada yine kum oynadılar. Fakat biz bugün parka giderken kum oynamayı düşünmediğimiz için kova ve küreklerimizi almamıştık. Ada kumda oynayan çocukların küreklerini alıp, kum arabalarına kum doldurmalarına yardım etti:)  Çocuklardan en  küçük olanı baştan  oyunumuzu bozuyor diye rahatsız olsa da diğer büyük abi ve abla durumu idare edip Ada nın oynamasına izin verdiler. Hatta Eda nın yaşıtları olunca Eda da onlarla kum oynamaya başladı. Bugün kumdan ve oyuncak parkından değil de sadece piknik kısmından foto çekebildim. Makinamın lensi kilitlendiği için fazla fotograf çekemedim. Güzel bir haftasonunu yine parkımızda geçirmiş olduk.

Kolajlar8 Kolajlar9 Kolajlar10 Kolajlar11park

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."