Bugün Hıdırellez…

Biz bu sene yine keyifle kutladık Hıdırellezi.. Her ne kadar gerçek Hıdırellez bugün olsa da geleneksel Hıdırellez kahvaltımızı Pazar olmasından dolayı  dün yaptık.  Hıdırellez ritüellerinden bildiklerimiz uyguladık. Bir gece önceden hazırladığım gül yaprakları ile bekletilen buz gibi suyla yıkadık yüzümüzü. Yüzümüz hep gülsün diye , gül gibi güzel olsun diye. Saçlarımıza güller taktık.  Yumurtalarımız sabah erkenden boyandı. Hıdırrellez bolluğun bereketin, baharın, doğanın doğusunıun simgesi olduğu için kahvaltı masamızı, bir sürü renklerle, çiçeklerle yiyeceklerle donattık. Bu sene geçen sene ki Hıdırellez Kutlamamızdan dan farklı olarak bütün aileyi kahvaltıya çağırdık. Klasik bir Hıdırellez ritüeli olan renkli yumurtaları tokuşturarak keyifle başladık kahvaltımıza…

Kahvaltıdan sonra Eda keyifle saçına taktığı bir gülle bir arkadaşının  doğum gününe gitti kahvaltı sonrasında. Geri döndüğünde biraz şaşkın ve kafası karışmıştı. Çünkü biz de hep küçük çapta bir kutlama havasında geçen Hıdırellezi hiç bir arkadaşının bilmemesi çok garip gelmişti. Oysa annesi ona hep çocukluğundaki Hıdırrellezleri anlatırdı. Hristiyanların Paskalyası na benzediğini söylerdi. Kimsenin bilmediği bir şeyi annesi nasıl hep kutluyordu. İşte maelesef bunu kızıma anlatmakta zorlandım.

Çevremden bir kaç kişi ile konuştuğumda da Hıdırellez ile ilgili bir şey kutlamadıklarını hatta bunun belli bir etkin köken tarafından kutlandığını söyleyenler oldu. Ben en azından bizim için böyle olmadığını söyleyebilirim. Benim büyüdüğüm şehirde bu tam da türklerin baharın gelişini kutladıkları keyifli bir bayramdır.

Ben Manisa Turgutluluyum.  Çocukluğumun her Hıdırellezini bugün gibi tatlı bir tebessümle hatırlarım her Hıdırrellez de. Annemin her Hıdırellezde o güne özgü yaptığı nohut mayalı ekmekler, soğan kabuğu ve şerbet boyasından boyanan yumurtalar, sıcak içilen taze süt, gül yaprakları ile yıkanan yüz, annemin gül dalına bir gece önceden bağladığı dilekler.. Ve bütün mahallede tekrarlanan aynı ritüeller. Mahallece gidilen Hıdırellez piknikleri sepetler hazırlanır, sarmalar sarılır, herkes birbirinin nohut ekmeğinden tadıp, kimin daha güzel yaptığının sohbeti sürdürülür .. Çocuklara gelince tam bir cümbüş.. kimi ipini alır , kimi topunu alır. Turgutlu nun  o zamanlar neredeyse tek mesire yeri olan ‘Fidanlık’ta piknik yapılır. Hala büyük bir heyecanla hatırlıyorum ve kızıma anlatıyorum Hıdırellez anılarımı ama şimdi kızım çevresinde hiç bir arkadaşının Hıdırellezi bilmemesine şaşırıyor.  Hristiyanların kutlaması  Paskalya bile neredeyse son yıllarda bazı Türk okullarında bile kutlanırken niye kendi kültürümüzü sahip çıkamıyoruz çok garip geliyor bana. Halbuki Paskalya nın son günü 40 günlük Hristiyan orucu sonrasında son pazar yapılan yumurta boyama ve tavşan sembolleri ile olan kutlamanın  çıkış kökenini araştırıldığında Paskalya nın bu kısmının yüzyıllar önce Mısır ve İran geleneği olan Yumurta boyama geleneğinden geldiği  ve yumurtanın doğanın uyanışı, doğurganlığı temsil ettiği için benimsendiği. Hatta bazı kaynaklara göre Easter isminin de Yunan Tanrıçası “Iştar” dan geldiği gibi söyleniyor. Yani aslında Yumurta boyama kısmı da Paskalya  Kutlamalarına sonradan eklenen her ne  kadar ana fikirde İsa nın Dirilişi varsa da  baharın gelişini kutlamaya vesile olan özdeşleşmiş bir kutlama olmuş aslında Paskalya.

Aslında  müslüman olsun, hiristiyan olsun, farklı etnik gruplar olsun herkes farklı gelenek ve görenekler ile kutluyor baharın gelişini. Önemli olan büyüdüğümüz toplumun içindekini  sahiplenmek ve yeni nesillere taşımak diye düşünüyorum ben. Oysa neden olduğunu bir türlü anlamadığım bir şekilde biz kendi toplumumuzdan doğanı, içinde büyüdüğümüz kültürden geleni “Ötekileştirmeye” ve başkasının olana “sahip Çıkmaya” o kadar alışmışız ki bu bize doğal geliyor artık.  Ben çevremde çok az kişi tarafından sürdürülüyor olsa da büyük bir zevkle aktarmaya çalışıyorum bu kültür mirasını çocuklarıma Hıdırellez sabahları babaannemin bile o yaşlı hali ile saçına taktığı  “Partal “çiçeğini hatırlıyorum çünkü ben çünkü Hıdırellezi sahiplenecek çok anım var benim. Şimdilik nohut ekmeğini anneanemizden yesek de bir de nohut ekmeği yapmayı öğrenirsem Hıdırellez kutlamalarımızı çocuklarıma zevkle aktarmak için tüm birikim tamam olacak.

Yurt dışında yaşayan birinin blogunu fark etmiştim bir ara Paskalya hakkında bilgi toplarken Yumurta mı Paskalyadan Paskalya mı Yumurta dan diye bir yazısı var. O da yazısında belirttiği gibi aslında yaşadığı Avrupa ülkesinde büyük bir hazırlıkla kutlanan Paskalya daki Yumurta ve tavşan ın neyi temsil ettiğini kutlayanların bile bilmediğini söylüyor.

İnanıldığı gibi bu Hıdırellez de de Hızır’ın tüm sevdiklerime bolluk, bereket, sağlık,kısmet, ve uğur getirmesini diliyorum. Herkese keyifli Hıdırellezler…

Gül suyu ile yüzümüzü yıkıyoruz. Yüzümüz hep gülsün diye...

Gül suyu ile yüzümüzü yıkıyoruz. Yüzümüz hep gülsün diye…

 

Boyalı yumurtalarımız..

Boyalı yumurtalarımız..

Yumurta tokuşturma merasimi:)

Yumurta tokuşturma merasimi:)

Boyalı yumurtalarımız yeniyor...

Boyalı yumurtalarımız yeniyor…

Hıdırellez Soframız

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."

%d blogcu bunu beğendi: