Brezilya-Arjantin Gezi Notları-9. Gün Rio de Janeiro

Rio de Janeiro’da 2. Gün

Hissetiklerim

Kocamla ve kızlarla konuşamadım bugün. Dışarıya gezmeye çıkmışlar. Murat mailime “kimsiniz tanıyamadım?” diye cevap verdi. Güya espri yaptı. Esprisi hoşuma gitmediL Kızlarla bugün de konuşamayınca biraz üzüldüm.  Neyse  mail ile de olsa iyi haberlerini aldım. Onlarda dışarıya çıkmışlar geziyorlarmış…

Rio’da planlanmış bir tur programı olmadığından kendi gezi programımızı kendimiz yaptık.

Nilgün Hn, Rabia Hn, ablam, Sezgin Bey ve eşi ile beraber geçirdiğimiz bir Rio gününden kısa kısa…

Sabah erkenden kahvaltıya indik. Yine 1 haftadır doyamadığım tropikal meyvelerden yedim bol bol. Ve meyve sularından içtim. Burada ananasların tadı bile daha bir güzel. Kaju ya  bayıldım. Aroması ve tadı çok güzel. Tabak tabak tropical meyve yiyorum her sabah. Kahvaltı sonrası Rio sokaklarına attık yine kendimizi…İlk durağımız  Japan Bahçesi…

Jardim Botonico

Japon Botanik Bahçesi Rio da kesinlikle görülmeye değer yerlerden birisi. Bizim şansımıza havanın bulutlu olması bence burayı daha da güzel yaptı. Hava sıcaktı fakat güneş yoktu. Böyle oluncada saat öğle saati olmasına rağmen hiç de gölge problemi olmayan fotolar çekebildimJ

Yeşilin her tonu, devasal tropical meyve ağaçları,  Palmiye türevi ağaçlardan sarkan kavun büyüklüğünde  tropical meyveler. Patlıcana benzeyen meyveler,  ağaçların gövdelerinden fışkıran saçak saçak bitkiler. Ağaçlar arasında akan minik nehircikler. Bahçenin tam ortasındaki göl,  Kaplumbağa Gölü ve gölün içinde heykel gibi hareket etmeden  durdukları için bir an gerçek olmadıklarını düşündüğüm  kaplumbağalar, serçeye benzer minik beyaz kuşlar, tavuğa benzer kırmızı gagalı siyah kuşlar,  ağaçlardan sarkan maymuna benzer minik hayvanlar, doğanın bizim gruba iyi gelmesi ve hoplaya zıplaya çekilen fotolar.

Ve hiç çıkmak istemesek de bir sonraki durağımız olan  “Feira Hippie”  pazarına gitmek için görevliden yardım isteyişimiz. İngilizcemden dolayı grubun rehberliğine aday olmamJ

Parktaki görevlilerin bizi ingilizce bilen bayan bir  görevliye yönlendirmesi, bayan görevlinin 3 mt öremizden yanımıza gelişinin neredeyse 5 dak.  sürmesi. Brezilya lıların bu yavaşlığına inanamayışım.  Sadece hangi otobise bineceğimizi sormamın cevabının en az 10 dakika sürmesi. Benim gibi tez canlı birinde yarattığı hoşlukllar!! Görevlinin sakin sakin haritaya bakışı. Sonra bekleyin gözlerim görmüyor gözlüğümü alacağım diye gidişi. Sonra bir kağıda gitmek istediğimiz fuarın adını usul usul yazışı… Off ki ne off . Sanırıkm buradaki herşeyin bu kadar yavaş ilerlemesine ancak bu kadar katlanabilirim.

Ve sonunda  İpenema da sadece Pazar günleri kurulan pazardayız.

Feira Hippie

Gerçekten çok güzel bir pazardı.  Pazar da en çok Rio ya özgü Pareo lar,  deri çantalar, “Golden Grass” dedikleri  Amazon yakınlarında bir yerleden çıkan altın renkli çalıdan yapılmkış kolyeler göze çarpıyordu. Bu günkü programımız çok dolu olduğu için buraya sadece 1 saat ayırabildik. Maelesef çok istesemde çantalara hiç bakamadım. Sadece pareo ve Golden Grasses dan yapılmış kolyelerden alırken zamanımız doldu bile. Çünkü birşeyi alıp parasını ödemekte olay. Dil olayı ayrı insanların yavaşlığı apayrı! Sehre özgü otantik şeyler bir arada görmek güzeldi. 1 saat sonra grupla pazarın girişinde buluştuk. Sırada Rio’nun ünlü yerlerinden biri Santa Teressa vardı..

Santa Teressa’ya yolculuk

Durakta çat pat İniglizce bilen birisinin yardımıyla Lapa ya gitmek için önce 360 nolu otobüse bindik. Sonra Lapa da inip,  007 nolu otobüse bindik.  Yukarıya doğru tırmanmaya başladık.  Yalnız olunsa epey tırsılacak sokaklardan geçtik.  Hatta ben bir ara bu kadar köhne yerlerin arasından nasıl güzel bir yer çıkacak diye kuşkuya düştüm. Bilet satan kadına tekrar sordum.  Yanlış yerde inmek istemiyordum.  Tabii ki kadın hiçbir şey anlamadı. Neyseki her zaman olduğu gibi yine bir kurtarıcı çıktı. Arka taraflardan bir kız gelip kolumu tuttu.  “Do you speak English” dedi.  Kızın boynuna sarılacaktımJ “Yes I speak English” diyeJ Sarışın Brezilyalı demeye şahit isteyecek kadar  beyaz  Avrupalı görünümde ama Brezilya lı bir kızdı.

Kız bize telaş etmememizi onun da bizimle aynı yerde ineceğini söyledi.  Her seferinde ingilizce bilenlerin hep sarışın ya da açık tenli olmalarına şaşırdığımdan nereli olduklarını her seferinde özellikle sordum ve hep Brezilyalılardı.  Fakat nasıl oluyorda sadece birbiren benzer insanlar inglizce biliyordu bu da enteresan bir tesadüftü.  Kızla ve yanındaki erkek arkadaşı ile beraber bir durakta indik.

Oldukça enteresan bir yere geldik. Yollar tranway rayları ile döşeliydi.  Sağlı sollu küçük cafeler, barlar, hediyelik satan dükkanlar vardı.  Burada epey tepedeydik. Yol kademe kademe daha da yükseliyordu.  Kız bize çok yardımcu oldu.  Bu arada kız otobüsten indiğimizde ağlıyordu.  Ne olduğunu sorduğumda erkek arkadaşı ile arasında özel bir şey olduğunu söyledi. Kızın göz yaşlarını sile sile bize biryerler tarif etmeye çalışması bizi çok etkiledi.  Rabia Hn dayanamayıp kıza sarıldı ve öptüJ Türkçe “Ağlama” dediJ

Santa Teresa’daki ana figür eski evler, Tranway ve raylar. Büyük duvarlarda Santa Teresa’nın duvarlarını yansıtan yağlı boya resimler var. Resimler sokağın ambiyansı ile bütünleşiyordu. Bol bol fotoğraf çekip , çevrede biraz yürüdük.

Sonra bir çok kişinin önerdiği Aprazivel isimli restoranı bulmayı kafaya koyduk.  Epey bir yukarıya doğru tırmandık.  Sorduğumuz kimse bu restoranı bilmiyordu. Bu ülkede en garibime giden bu. Ya biz sormayı bilmiyoruz ya da insanlar diplerindeki bu kadar ünlü yerlerden nasıl haberdar değiller anlamak mümkün değil. Aynı şey komik bir şekilde Sao Paula’da da başımıza gelmişti.  Hatta herkes o kadar bir haberdi ki. Bir ara böyle bir restoranın varlığından kuşku duyduk.  Aşağıda manzara gittikçe güzelleşiyordu. İsanın heykelinin olduğu Corcovada ‘ya çıkamasak da şehrin kuş bakışı görünüşünü en zından buradan görmüş oldukJ  yağmur yağıyordu. Hafiften acıktık ve yorulduk. Sonra bir duvarda Aprezivel yazan bir ok gördük. Ümitlerimiz tekrar yeşerdi. Ama bu bir restoran mı yoksa sokak adımı yine kuşkuya düştük . Çıkarken yollarda  yakın bir zaman da yakılmış mum kalıntıları gördük. Rabia Hn  burada mum yakıp, manzara izleyip  romatik yapmışlar diye yorumladıJ  Yani sanırım diye eklediJ  Biraz ileride iki plastik kabın içinde bir plastik kafanın üzerine bir sürü iğne batırılmış olduğunu ve çevresinde bir sürü siyah mum gördük. Diğer plastik kapta ise kemik  görünümlü iğrenç birşeyler vardı. Nilgün Hn la ben bunların büyü olabileceğini düşünüp bir tuhaf olduk. Ben fotosunu çektim. Nilgün Hn tyam çekecekken kötü etkisi bana gelir diye vazgeçti. Ben de bunun üzerine komik bir şekilde çektiğim fotoyu sildim. Hafiften tırstık anlayacağınız.  Veee ve sonunda karşıda hoş bir kafe gördük. Muhteşem manzaralı bir kafe . Bu olsa olsa Aprazivel di.

Aprazivel

Saat 15:30 du ve tüm masalar doluydu. Oturabilecek 6 kişilik bir yer bulabilmemiz için bir süre beklememiz gerekti.  Bu sırada biz de fotolar çektik. Burası çok güzeldi. O kadar çok foto çekildik ki çevremizdeki herkes bize baktı. Saat Ben 10 gündür steak yemekten sıkıldığım için Lazanya söyledim. Ablamsa yine steak söyledi.  Yemekler çok güzeldi. 18:00 gelirken buradan ayrıldık.   Karnımız tok ve keyfimiz yerindeydi. Hatta aşağıya şarkı söyleyerek indik.

Tturumuz henüz bitmemişti. Sırada Copacabana ve oradaki akşam pazarı vardı.  Geri dönüş yolunda yine aynı otobüse bindik.  Fakat Lapa’ya geldiğimizde nerede ineceğimizi hatırlayamadık. Yine her zamanki gibi bir otobüste bir kurtarıcı çıktı. Avrupa lıya benzeyen ama Brezilyalı bir kız daha. Otobüsten onunla beraber indik.  Sonra metroya bineceğimizi söyledi.  Metroya bindik indik ve yeniden bindik.  Allahtan kızla güzergahımız aynıydı. Yoksa metroya binecek kadar cesaretli olamazdık.  Metroda bir hattan diğer hatta yürürken kız arkadaşları ile tren gelince koşmaya başladı ve bana “Hurry up” dedi. Ben de arkama dönüp henüz merdivenlerden inen bizim gruba  çabuk olun tren geldi dedim.  Bizim grubun hali üzerine kız ve arkadaşları kahkahayı  bastı.  Ve ben de dayanamayıp koptum.  Trenin içinde halimize hep beraber katıla katıla güldük. Kıza yapışmış durumda ördek yavruları gibi onu izliyorduk.

Ve sonunda Copacabana’ya geldik.

Copacabana

Rio da ki 3 ünlü plajdan birisi ve en uzunu. Manzara gün batımında süperdi. Biraz burada yürüdükten sonra  yine neredeyse  her köşe başında olan yerlerden birinde oturup yine meyve suyu içtik.  Herkes birbirininkinden tattı.  Ablam en sonunda Sezgin Bey’in meyve suyunundan da tadabildi ve rahatladı.  Gün batımında sahilde fotolar çekildik.

Sonra Copacabana’da her akşam saat 18:00 ve 23:00 arası açık  olan pazara gittik. Buradan magnet ve Eda’ya ve kendime  t-shirt aldım. Sonra  otele döndük.  Yorucu ama dolu dolu bir Rio günü otel odamızda son buldu.

IMG_6648 IMG_6654 IMG_6655 IMG_6662IMG_4999IMG_5002IMG_5013IMG_4956IMG_5019 IMG_6673 IMG_6674 IMG_6679 IMG_6682 IMG_6687 IMG_6698 IMG_6711 IMG_6714 IMG_6724 IMG_6730 IMG_6733 IMG_6740 IMG_6744 IMG_6749 IMG_6766 IMG_6770 IMG_6772 IMG_6777 IMG_6779

IMG_5023IMG_5026IMG_5031IMG_5033IMG_5051IMG_5058IMG_5077IMG_5088IMG_5093IMG_5094IMG_5107IMG_5108 IMG_6791 IMG_6795 IMG_6798 IMG_6832 IMG_6833 IMG_6836 IMG_6838 IMG_6840 IMG_6843 IMG_6849 IMG_6857 IMG_6864 IMG_6874 IMG_6879 IMG_6884 IMG_6885 IMG_6887 IMG_6890 IMG_6895 IMG_6898 IMG_6901 IMG_6913 IMG_6918 IMG_6926 IMG_6936 IMG_6938 IMG_6941 IMG_6954 IMG_6955 IMG_6961 IMG_6966 IMG_6971 IMG_6991

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."

%d blogcu bunu beğendi: