Brezilya-Arjantin 10. Gün “Hoşçakal Rio de Janeiro”

Hoşçakal “Rio de Janeiro”…

Rio da Son Gün,

Bu sabah saat 07:00 de kalktık. Kahvaltının ardından Corcovado ve Sugar Plum’a gidebilmek için oteldeki tur temsilcisi ile görüştüm. Maelesef havadan dolayı önermiyorlar.

Hava

Rio da şimdi bahar. Hava bir açıyor bir kapıyor. Fakat kesinlikle soğuk değil. Hava bir bakıyorsunuz puslu, sisli ve okyonustaki dalgalar insan boyunu geçmiş. Bir bakıyorsunuz sessiz. Okyanusun sesi rahatsız etmesin diye otelde odalara her akşam kulak tıkacı bırakıyorlar.

İsa heykeline ve Sugar Plum a gidemeyeceğimiz belli olunca, Pazartesi dans okulları kapalı olduğu için fazladan samba da izleyemeceğimizden şehir merkezine gitmeye karar verdik.

Rio’lu Olmak…

Bugün kü programımız pek de turist programı değildi. Halkın arasına dalacaktık. Otel info deskten şehir merkezine giden belediye otobüsünün numarasını aldık. Ekip aynıydı. Meslektaşım Sezgin Bey ve eşi İlknur Hn, ablam, Rabia Hn ve Nilgün Hn.Otelin  önünden 360 numaralı otobüse bindik. 1 saat 10 dakika süren yolculuğumuz son durakta sonlandı.

Otobüs şöförleri bizim minibüs şöferlerinden beter. Ablamı otobüs tuttu. Yol boyunca İpanema ve Copacabana plajlarından geçtik.  Sonra “Lagun” dedikleri gölün etrafında ilerledik.  Göl sisli , puslu ve durgundu.  Otobüsten binen , inen Brezilyalı insanları seyrettik.

Genellikle zenci, melez ya da esmer olan Brezilyalıların yanında, tamamen beyaz ya da sarışın olan Brezilya’lılar da az da olsa gördük. Bu da genelde  kökenleri İtalya’ya, İspanya ya dayanan Brezilyalılardı. Genel olarak halk bakımsız geldi bana. Arjantin sokaklarında 7’den 70’e  tüm insanlar bir o kadar bakımlıyken burada da bir o kadar bakımsızdı.

Otel de “info desk” in önerisi üzerine şehrin en ünlü ve en eski kafesine gitmeye karar verdik. 10 günlük gezi boyunca Sao Paulo’da Buenos Aires’de de yine şehrin en ünlü ve en köklü kafelerini bulup gitmiştim. Şimdi bunu bundan sonraki gezilerim için bir gelenek haline getirmek istiyordum ve bu yüzden Rio da da böyle bir kafe olup olmadığını öğrendim. “Confeitaria Colombo”  isimli bu cafe  şehrin en eski ve en populer kafesi idi. Çok ama çok büyüktü. Büyüklüğünün yanında bir de 4 tarafı ayna  ile çevrili olunca olduğundan da büyük görünüyordu. Oldukça şık ve görkemliydi. Belli ki bizim gibi duyup gelen turiste fazlaydı. Herkes bizim fotograf çekilmeye çalışıyordu. Kafede biraz zaman geçirdikten sonra önce şehir merkezinde dolaşıp, sonra burada yemek yemeye karar verdik. Ben bizim grubun aksine yakınlardaki protestan kilisesini gezmek yerine, şehir merkezini  dolaşmayı tercih ettim.  Yine her zamanki gibi neredeyse her köşe başında olan ve genelde “Bi bi “ve benzeri bir ismi olan taze meyve suyu satan kiosk gibi  bir yerden tropical bir meyve suyu  aldım. Bu kez aldığım  meyve suyunun adı Marakuja idi. Turuncu renkli içinde siyah  susam büyüklüğünde çekirdekleri olan bir meyve suyu. Çok lezzetli. Buradaki tüm meyve suları harika. Bugün son günümüz olduğundan bunun üzerine bir de “Açai” diye yazılan “Asai” diye okudukları  daha önce Sao Paulo’daki ki yazımda uzunca yer verdiğim  krem şanti kıvamındaki kalın pipetle ya da kaşıkla yenilen geleneksel yiyeceklerinden yedim. Burada sürekli meyve suyu içmek istiyorum. Çünkü meyveler gerçekten bir harika. Tatları müthiş. Meyve suları  ise çeşit çeşit. Bir de siyah fasülyeyi çok yaygın kullanıyorlar.  Siyah fasülyeye “feijao” diyorlar. Bir de siyah fasülye ve biftek den yapılan soslu komplex bir yemekleri var. Aslında bu yemek kökeninde bir Afrika yemeğiymiş. Ama artık Brezilya’nın geleneksel yemeği olmuş. İsmi “Feijoada”.

Birkaç saatlik şehir turundan sonra yine otobüsle otele geldik. Ve Brezilya saati ile 17:00 de havaalanına gitmek üzere yola çıktık.

Hoşça kal Rio de Janeiro…

Özlem

Eve dönüş başlıyor. 10 günde kızlarımı çok özledim. İkisi de gözümde tütüyorlar.

Özelllikle Ada’nın nasıl tepki vereceğini merak ediyorum. 3 gündür onlarla konuşamıyorum .Annemle ve Murat’la konuştum. Kızları bir türlü denk getiremedim.

Eda çok büyük beklentilerde . Baston şeker bile istediJ Maelesef ben onun istediklerini alabilecek yerlerde hiç bulunamadım. Umarım çok büyük hayal kırıklığına uğramaz.

Yoldayız. Rio’dan Sao Paulo’ya uçuyoruz. . İç hat GOL havayolları ile . Aklımdan hala kızlarım geçiyor.

Eda’m

Acaba öğretmenler gününde öğretmenlerine ne yaptı? Dersler ne alemde acaba 10 gündür. Anneanne ve babaanne ile tatil havasına girmemiştir inşallah.

Yola çıkacağım gün Eda çok duygusaldı. Ben de duygusala bağlasam ağlayacak.  Ben ona “Eda’cım, bu gezi bana da sana da iyi gelecek. Sen bazen benim müdahalelerimden rahatsız oluyorsun. Ben de senin sorumluluklarını yerine getirmemenden yakınıyorum. Hadi göreyim seni. Sen şimdi ne kadar büyüdüğünü

bana ispatla. Kimse söylemeden diş telini takmayı, dişleri fırçalamayı, ödevleri vs  kendin yap” tadında bir konuşma yaptım. Bu konuşma Eda’nın çok hoşuna gitti. Umarım etkisi 10 gün sürmüştür.

Ada’m

Ada’cım ilk skype konuşmamızda hiç konuşmadı. Sadece sessiz sessiz kafasını uzatıp ekrana baktı durdu. Bir de çiğnediği sakızı  ağzından çıkarıp bana gösterdi. Sonrakiler de ise ilk cümlesi “Ne zaman geleceksin?” oldu. Annesinin küçük kuzusu annen sen çok özledi.

İnişe geçiyoruz. Ve yine yeniden gezimizin ilk başladığı şehir Sao Paula’dayız.

Not: Bugüne ait fotoların çoğu ablamda sonra eklemek gerek!

IMG_7003 IMG_7010 IMG_7013 IMG_7023 IMG_7029 IMG_7046 IMG_7049 IMG_7050 IMG_7071 IMG_7078 IMG_7084

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."

%d blogcu bunu beğendi: