Aylık arşivler: Ocak 2014

Ankara Yolcusu Kalmasın…

Aralık başından beri kafamızda Ankara ya gitmek vardı. Aslında asıl çıkış noktamız Melis in Ankara da olması ve kızlarla onu görmeye gidecek olmanın  keyifli olmasıydı. Bir de Murat ın kuzeninin de  ikiz bebişlerini ziyaret edecektik tabiki.

Fakat maelesef biletleri erken aldığımızdan ve Murat Melis in ara tatilini atlamış olduğundan Ankara da Melis i göremesek de 2 gün hoş vaklit geçirdik. Tatilin her türlüsü kesinlikle güzel. Evden uzaklaşmak  her zamanki gibi hepimize iyi geldi.

Ben fotolar çekmek üzere makinamı yanıma almış olsam da havanın biraz yağışlı olması ve  Ada ile foto çekme olayının zor olması sebeiyle maelesef asıl çekmem gereken yerlerde foto çekemeyip çok az foto ile döndüm geriye . İŞte bu sebepten anıları bu kez fotolarla  hatırlayamayacağımızdan kısa kısa yazmak güzel olacak;

Ankara gezimizin ardından;

-Ada nın uçağa binerken ki keyifi ve bağıra bağıra Uçağa biniyoruz şarkısı söylemesi üzerine herkesin Ada ya bakıp gülmesi . Aslında bu Ada nın ikinci uçağa binişi idi. Geçen yı Nisan da ilk kez istanbul a gitmişti. Fakat sanırım bu onun için daha bilinçli bir biniş oldu.

-Uçak da Ada ve Eda nın keyifli geçirdikleri zamanlar, biraz bebekler le oynama, biraz kitap okumaca

-Ada nın babasının yanındaki birinin sakız teklifi üzerine gözünün parlaması ve teşekkür edersen verecek seremonisi. Sonunda Ada nın sakızı kapması

-Başkent Öğretmen evi fiyaskomuz ama Ada nın otelden bir şey anlamayıp çok beğenmesi ve “beni getirdiğiniz için teşekkür ederim anne” demesi.

-Anıtkabir ziyaretimiz dışarıda bastıran soğuk ve yağmur

-Murat ın lise arkadaşları ile buluşmamız. Hayal Kahvesi nde yemek ve bolca içilen milkshake ler.

-Akşam kuzenin bebişlerini ziyaret ve Ada nın bebekleri çok sevmesi. Oradan ayrılırken bebeğin ona hediye ettiği kırmızı elbiseyi bana hatırlatıp” Anne bebeğin verdiği kırmızı elbise nerde” demesi

-Kahvaltı maceramız ve karı-koca yine Eda yı deli etmemiz. Tost yapan çocuğun ellerini yıkamadan işleme geçmesi üzerine hafif bir gerilir gibi olmamız.Ama herşeye rağmen Eda nın ayvalık tostunu silip süpürmesi

-Kuzenlerle Tunalı da gezinti ve Elizin de yemek ve mola.

-Tunalı parkında Ada nın uyuyakalması kuşları ve ördekleri görememesi ve yağmurdan dolayı da burada hiç resmimiz olmaması. Bu kısmı kötü oldu. Güzel bir yerdi.

-Tunalı daki 4 katlı D&R da 2 saat Ada nın uyku keyifi ve bizim de kitap&Kahve&çikolata keyifimiz. Gerçekten çok keyifli idi. Dışarıda yağmurun sesi. İçeride harika müzik eşliğinde bir çok kitabı inceleme biraz sohbet vs. Eda 4 katı inip çıkıp kitap getirmekten yorgun düştü ama çok  keyif aldı.

-Dönüş yolculuğu ve Murat ın arabanın anahtarını unutması üzerine havaalınındaki 30 dakika beklememiz ve Hidayet’in bizi alması ve beklerken de uff bir gezi den de olaysız dönelim diyerek hep beraber gülmemiz. (En son İstanbul gezimiz de bavul kaybetme maceramız Eda yı çok etkilediğinden bu kez bavulumu o taşıdı ve çok kez bir şey kaybetmeyin olay istemityorum diye tekrarladı…

Kolajlar38

Kolajlar39  Kolajlar37 Kolajlar36 Kolajlar35 Kolajlar33 100CANON3

Reklamlar

Yeşil Renk Avımız…

Post gecikmeli eklendi. Etkinlik 24.Ocak 2014 e ait:)

Bu sabah evdeydim. Eda nın karne günü. Öğle saatlerinde karne töreni için okula gideceğimden Ada ile yarım günümüz vardı.  Önce biraz oyuncakları ile oynadıktan sonra,  ” yeşil” renk etkinlikleri yapmaya karar verdik. Önce 2 sepet aldık. Sepeti tutmak ile Ada nın hoşuna gitti. Biri benim için biri Ada için. Sepetleri kolumuza takıp,  evin içerisinde “Yeşil Renk avına çıktık”. Daha önce benzer etkinliği kırmızı içinde yapmıştık. Ada o zamanda çok eğlenmişti. Bir önceki yazımda Ada nın yeşil ve sarı dışındaki renklere aşina olduğunu yazmıştım. Yeşil i daha önceleri mavi ile karıştırdığından çok üzerinde durmamıştım. Yeşile mavi dediğinde ise evet benziyor ama değil demiştim. Çocuk da nasıl olduysa yeşil mavi diye kaldı. Ben yeşil dediğimde de şimdi bana “evet ama benziyor :))” diyor. İşte bu sebeple bugün biraz “yeşil” konuştuk. Daha önce kırmızı renk avımızda olduğu gibi gibi “Biz renk avcılarıyız” şarkımızı söyleyip yeşil materyalleri evin değişik odalarından toplayıp sepetimizi doldurduk.

Sonra da Ada son zamanlarda çok sevdiği için kolaj ve resim karışık “yeşil temalı” bir sanat çalışması yaptık. Bu çalışma için evde yeşil olan ve kağıda yağıştırmaya uygun olabilecek materyalleri bir araya getirdim. Biz yeşil daire stciker, yeşil pul, yeşil karton parçaları, yeşil pipet , yeşil akrilik boya ve kolaj malzemelerini yapıştırması için beyaz tutkal kullandık. Ada ençok yeşil sticker lar ile ilgilendi. Bu sıralar sticker yapıştırmayı çok seviyor. Epeyce bir sticker yapıştırdı. Hatta sticker lara bir de  sünger ile tutkal sürdü. Ve işte “Yeşil temalı resimdeki sanat çalışmamız ” çıktı ortaya.

Kolajlar42

Kolajlar41

3. Sınıf Yarı Yıl Karnemiz…

Bugün biz de yarıyıl karnemizi aldık. Karne öncesi ilköğretim öğrencilerine, liseli öğrenciler tarafından çok kısa bir konser verildi. Konserde tüm çocukların coşkusu ve tatile giriyor olmanın sevinci görülmeye değerdi. Oturdukları koltukların önünde tüm çocuklar ayakta dans ettiler. Okulumuzun bu özelliklerini çok beğeniyorum. Çocukların nabzını çok iyi tuttuğu kesin. Sınıftaki karne seremonisinden dolayı veliler öğrencilerin karneleriyle fotolarını çektiler. Ben de kızımla öğretmenlerinin ve arkadaşlarının fotograflarını çektim.

Bu arada daha önceki yazılarımda bahsedip bahsetmediğimden emin olamadığım için burada yazmak istedim. Eda nın bu seneki öğretmenleri İnci ve James. Eda İnci öğretmenine zaten tapıyor. Bu kısmı harika!

Sene başında James ile ilgili küçük adaptasyon konularımız vardı. Eda geçen seneki öğretmeni Mr Coat’ta takılmış, James e pek şans vermemişti. Ben de bu konuyu okul psikoloğumuz Hülya HN; müdürümüz Nurten Hn ve sınıf öğretmenleri James ve İnci Hn la görüşmüştüm.Okulun  zamanında ve yerinde aksiyonlar ile durumu çözmeleri beni memnun  etti. Eda geçen hafta ilk kez James i sevdiğini ve James in  de Eda yı sevdiğini düşündüğünü  söyledi. Bu beni çok mutlu etti ve bu duygumu ugün James ile paylaşıp teşekkür edince James de çok mutlu oldu.

Keyifli bir şekilde karnelerimizi aldıktan sonra Ata, Selin, Eda, Yarkın,  okuldan arkadaşları Demir ve Kidstop dan arkadaşları Eda Aydın ile beraber  Forum Bornova’ya sinemaya gittik. Sinema uzun zamandır bekledikleri “Karlar Ülkesi” idi.

Eda sinemadan çok mutlu ve çok beğenmiş olarak çıktı. Sonra ikimizde hemen eve gitmek istemedik. Zaten Ada da babası ile beraber Turgutlu ya gitmişti. Evde bizi bekleyen de yoktu. Önce Eda ile biraz “windows Shopping” yaptık:)

Daha sonra Eda bir yerde oturup benimle sohbet etmek istediğiini söyledi. Özsüt te oturduk. biraz arkadaşlıktan , biraz bizden, ve biraz da okuldaki ufak tefek sürtüşmelerden konuştuk.

Kızım da  ben de son zamanlarda yaptığımız bu ikili kaçamakların bize nasıl iyi geldiğini bir kez daha hissettik. Harika bir günün sonunda tatlı bir yorgunlukla evimize döndük.

Kolajlar44

Kolajlar45 Kolajlar46 Kolajlar47 Kolajlar48 Kolajlar49 Kolajlar50  100CANON5Kolajlar54

Renkli Tırtıl Etkinliğimiz…

Son zamanlarda Ada giysilerinde ki “çıt çıt, düğme ve fermuarı kendim kapatacağım ve kendim açacağım gibi sıklaşan istekler ile gelmeye başlayınca ben de önce düğmeden kumaş parçalarını geçirme etkiniliği hazırladım Ada’ya . İri bir düğmeyi bir kurdelenin ucuna diktim. Sonra da keçeden rengarenk kare parçalar kesip, ortalarına bir kesik attım. Bu keçeleri düğmeden geçirerek kurdelenin üzerine nasıl dizeceğini  Ada ya bir sunum ile gösterdim.

Her Montessori etkinliğini sunarken yaptığım gibi mümkün olduğunca Ada’yı hep soluma oturtuyorum. Böylelikle Ada benim nasıl yaptığımı tam olarak izleyebiliyor.

Etkinliği Ada ya ilk sunduğumda keçeleri düğmeden geçirmede zorlandı ve benden yardım istedi. Ben düğmeyi tuttum o keçelerin kesik kısmını kocaman iki eliyle genişleterek açtı. Ve Etkinliği ikimizin bu şekilde yapması konusunda israr etti. Sonraki zamanlarda yine etkinliği beraber yapmak konusunda israr etti. Onun isteğini yerine getirdim ama aynı zamanda etkinliği ona  bir kez daha sundum. Ve sonunda keçeleri kendi kendine kurdeleye dizmeyi başardı. Ada bu etkinlikle çok ama çok ilgilendi diyemeceğim ama zaman zaman eline alıp bir iki keçe geçiriyor. Biz de böylece ilikleme becerisi ile ilgili bir giriş yapmış olduk aynı zamanda da ince motor gelişimini ve aynı zamanda el-göz koordinasyonunu ve dizerken renklerin tekrarını da sağlayarak tam da ADa nın yaşına uygun yeni bir oyuncağa daha sahip olmuş olduk.IMG_1925 IMG_1928 IMG_9205 IMG_9206 IMG_9207

Ada ve Renkler…

Ada bir süredir  renklere merak sardı . Ama epey bir zaman renkleri hep yanlış söyledi. Son 1 aydır ise özellikle bazı renkleri çok iyi biliyor. Bunlar;

mavi, kırmızı, portakal rengi(turuncu), siyah, pembe, mor (mor u bazen şaşırıyor), çikolaya rengi dediği kahverengi

hala karıştırdığı renkler ise yeşil ve sarı.

Şimdi okuduğumuz kitaplarda, ya da bazı  etkinlikler de  ve özellikle de hamur oyunlarımızda bol bol renkleri tekrarlıyoruz.

Genelde de renk  eşleştirme ve gruplama  oyunları oynuyoruz. İşte son zamanlarda oynadığımız renklerine göre gruplama oyunlarından bir tanesi..

Ben bu etkinliği çok çok zaman öncede sunmuştum. Ama ADa renklerine bakmadan tabağa sıralamıştı düğmeleri şimdi ise. Gruplayalım dediğimde çalışmayı renklerine göre gruplayarak yapabiliyor.IMG_1950 IMG_1953  IMG_1946

Ada ve Sticker Çalışmalarımız..

Önceki etkinlik yazılarımından birinde kısa da olsa değinmiştim. Ada ya yeni yıl hediyesi olarak aldığımız  “Alex’in Tots Sticker Pictures” etkinlik kutusunu Ada çok sevdi. Kutunun içinde farklı temalı kartonlar var ve bu temaya ait 1 adet  sticker sayfası var. Ada henüz temalara çok  sadık kalmasa da sadece sticker yapıştırmaya odaklanıyor ve sayfanın üzerindeki bütün sticker ları çıkarıp yapıştırıyor. Tırnağı ile çıkardığı için bir süre sonra kuzumun tırnağı acıyıp, ucunu  biraz kaldırmam için benden yardım istiyor. Biz kutudaki tüm etkinlikleri bitirdik. Ada bu etkinliği rafına koyduğumuzdan beri kendi gidip rafından alıp, bir karton ve bir sticker seçip,  yapıştırmalarını yapıyor. Çıkaramadığı sticker lar olunca da benim yanıma gelip yardım istiyor:)

Aslında bizim evde çok sticker ve hatta sticker lı kitap aktiviteleri var. Sanırım bu etkinlik kutusunu  Ada nın özellikle  çok sevmesinin sebebi  renklerin  canlılığı ve şekillerin sevimliliği . Biz bu etkinlik kutumuzu çok ama çok sevdik. Bu etkinliği yaparken bol bol renk tekrarı da yaptık:)

IMG_9176 IMG_9178IMG_9174

Armut Tabiki Dibine Düşüyor…

Geçtiğimiz Cuma   Eda nın öğretmeni ile kısa bir görüşme yaptık. Eda nın grup çalışmalarında hep kendi fikrini uygulamak istemesi üzerine eğer grupta onun gibi istediğinde direten arkadaşı da olursa tartışma çıkabildiğini ve şuan bunun üzerine çalıştıklarını söyledi bana. Eda’ya ve  o arkadaşına da söyleyerek onları özellikle ve israrla aynı gruba aldığını ve birbirleriyle çalışmayı öğrenmelerini istediğini ekledi.

Bu konuşmadan sonra EDa yı okuldan aldım ve  beraber Forum a gittik. Eda elimize Milkshake alıp hem dolaşıp hem içmek istediğini söyledi. Anne*kız öyle de yaptık. Forum da elimizde mikshake lerimizle dolaşarak  sohbet ettik. Arkadaşlıklarından ve öğretmeninin söylediklerinden sohbet açılınca Eda öğretmeninin bahsettiği arkadaşı ile olan tartışma örneklerini anlatmaya başladı.

Volkanik dağlar ile ilgili yaptıkları grup çalışmasında Eda yanardağı kırmızı-turuncu ve kahverengi yapmak istiyordu. Gruptaki başka bir arkadaşı da kırmızı olsun diye diretiyordu. Ve sonunda tartışma çıkmıştı. Eda bu ve buna benzer örnekler anlattı.

Ben arkadaşlarımın benim isteklerimden rahatsız olabileceğini anladım artık daha dikkatli oluyorum hatta bazen onların istekleri oluyor dedi. Ama bunu söylerken neredeyse gözleri doldu. Tamam o zaman onlarla problem olmuyor, onların istediği gibi oluyor ama, ama “utanarak o zaman ben  o çalışmanın altında benim ismimin yazmasını istemiyorum, Çünkü çalışmayı beğenmiyorum ve yeterince güzel bulmuyorum” dedi.

Aslında kızım son zamanlarda düşüncelerini o kadar güzel bana anlatıyor ki bu kadar kısa ifadeler ile kendi düşüncelerini verebilmesi benim çok hoşuma gitti. Ben de böyle hissetmen kötü bir şey değil Eda cım. Sen elinden gelenin en iyisini yapmak istiyorsun. İnan bana seni çok iyi anlıyorum. Çünkü ben de sana çok benziyorum.

Ben sana grup çalışması önemli , arkadaşlarının da fikirlerine önem vermelisin diyorum ama maelesef bunun doğru olduğunu bilsem de bu bazen ben de iyi beceremiyebiliyorum.  Ama sen de ben de unutmamalıyız ki herkesin en iyisi de farklıdır canım dedim.

Ben sana şimdi fikir veriyor olsam da inan bana bu benim de zayıf olduğum bir yön ama eminim ikimiz de kendimizi bu konuda geliştirebiliriz dedim. Bu Eda yı çok rahatlattı.

Hatta ona şöyle bir fikir verdim. Mesela volkanik dağ örneğinden gidersek  bence sen metod değiştirip, önce kendi fikrini söylemek yerine herkesin fikrini tek tek sorabilirsin dedim. Böylece hem arkadaşların kendi fikirlerinin alınmasından dolayı mutlu olacaklar hem de belki tüm bu fikirlerin içinden senin bile düşünmediğim bir fikir çıkacak ve projeniz çok daha güzel olabilecek dedim. Önemli olan kimin dediğinin olduğu değil en güzel fikre beraber karar vermek olabilir. İşte ancak o zaman ortak bir çalışma olur ve sen de altına adının yazmasından rahatsızlık duymazsın dedim. Eda ya bu örnek çok iyi geldi. Kızımla bu kadar yapıcı bir konuşma yapmak  Eda dan çok bana da iyi geldi.

Eda bu metodu deneyeceğini söz verdi bana.

Ve anne olarak günün sonunda bana kalan ise evet  sevabıyla günahıyla armut dibine düşüyor. Bir taraftan kızımın herşeyi mükemmel yapma isteğinin benim yapım ile aynı olduğunu görüyorum ve bunun ona başarı getireceğini ve hatta getirdiğini biliyorum ama bir taraftan da ilişkilerinde onu yoracağını ve hatta yorduğunu da görüyorum. Umuyorum böyle yapıcı geridönüşümlü düşünme sohbetlerimizle Eda ‘nın bu olumlu yönünün sadece olumlu da kalıp, grup çallışmalarında ona negatif olarak dönmesini engelleyeceğiz.

 

Küçük kızım ben seninle sohbetden bugün çok keyif aldım… İleride bu notu seninle beraber okuyup gülümseyebilmek dileğiyle.  Seni çok seviyorum benim küçük fikir makinam))

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."