Ankara Yolcusu Kalmasın…

Aralık başından beri kafamızda Ankara ya gitmek vardı. Aslında asıl çıkış noktamız Melis in Ankara da olması ve kızlarla onu görmeye gidecek olmanın  keyifli olmasıydı. Bir de Murat ın kuzeninin de  ikiz bebişlerini ziyaret edecektik tabiki.

Fakat maelesef biletleri erken aldığımızdan ve Murat Melis in ara tatilini atlamış olduğundan Ankara da Melis i göremesek de 2 gün hoş vaklit geçirdik. Tatilin her türlüsü kesinlikle güzel. Evden uzaklaşmak  her zamanki gibi hepimize iyi geldi.

Ben fotolar çekmek üzere makinamı yanıma almış olsam da havanın biraz yağışlı olması ve  Ada ile foto çekme olayının zor olması sebeiyle maelesef asıl çekmem gereken yerlerde foto çekemeyip çok az foto ile döndüm geriye . İŞte bu sebepten anıları bu kez fotolarla  hatırlayamayacağımızdan kısa kısa yazmak güzel olacak;

Ankara gezimizin ardından;

-Ada nın uçağa binerken ki keyifi ve bağıra bağıra Uçağa biniyoruz şarkısı söylemesi üzerine herkesin Ada ya bakıp gülmesi . Aslında bu Ada nın ikinci uçağa binişi idi. Geçen yı Nisan da ilk kez istanbul a gitmişti. Fakat sanırım bu onun için daha bilinçli bir biniş oldu.

-Uçak da Ada ve Eda nın keyifli geçirdikleri zamanlar, biraz bebekler le oynama, biraz kitap okumaca

-Ada nın babasının yanındaki birinin sakız teklifi üzerine gözünün parlaması ve teşekkür edersen verecek seremonisi. Sonunda Ada nın sakızı kapması

-Başkent Öğretmen evi fiyaskomuz ama Ada nın otelden bir şey anlamayıp çok beğenmesi ve “beni getirdiğiniz için teşekkür ederim anne” demesi.

-Anıtkabir ziyaretimiz dışarıda bastıran soğuk ve yağmur

-Murat ın lise arkadaşları ile buluşmamız. Hayal Kahvesi nde yemek ve bolca içilen milkshake ler.

-Akşam kuzenin bebişlerini ziyaret ve Ada nın bebekleri çok sevmesi. Oradan ayrılırken bebeğin ona hediye ettiği kırmızı elbiseyi bana hatırlatıp” Anne bebeğin verdiği kırmızı elbise nerde” demesi

-Kahvaltı maceramız ve karı-koca yine Eda yı deli etmemiz. Tost yapan çocuğun ellerini yıkamadan işleme geçmesi üzerine hafif bir gerilir gibi olmamız.Ama herşeye rağmen Eda nın ayvalık tostunu silip süpürmesi

-Kuzenlerle Tunalı da gezinti ve Elizin de yemek ve mola.

-Tunalı parkında Ada nın uyuyakalması kuşları ve ördekleri görememesi ve yağmurdan dolayı da burada hiç resmimiz olmaması. Bu kısmı kötü oldu. Güzel bir yerdi.

-Tunalı daki 4 katlı D&R da 2 saat Ada nın uyku keyifi ve bizim de kitap&Kahve&çikolata keyifimiz. Gerçekten çok keyifli idi. Dışarıda yağmurun sesi. İçeride harika müzik eşliğinde bir çok kitabı inceleme biraz sohbet vs. Eda 4 katı inip çıkıp kitap getirmekten yorgun düştü ama çok  keyif aldı.

-Dönüş yolculuğu ve Murat ın arabanın anahtarını unutması üzerine havaalınındaki 30 dakika beklememiz ve Hidayet’in bizi alması ve beklerken de uff bir gezi den de olaysız dönelim diyerek hep beraber gülmemiz. (En son İstanbul gezimiz de bavul kaybetme maceramız Eda yı çok etkilediğinden bu kez bavulumu o taşıdı ve çok kez bir şey kaybetmeyin olay istemityorum diye tekrarladı…

Kolajlar38

Kolajlar39  Kolajlar37 Kolajlar36 Kolajlar35 Kolajlar33 100CANON3

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."

%d blogcu bunu beğendi: