Foça’da bir Cumartesi…

Bugün sabah kahvaltı yaparken, camımıza vuran mis gibi güneş, dışarılarda birşey yapmamış için bize göz kırptı. Biz de hemen orada Foça’ya gitmeye karar verdik.

Saat 14:00 gibi Foça’daydık. Karnımız o kadar açtı ki akşamı beklemeden Foça’nın içinde kısa bir tur atıp. Balıkçı Celep de keyifli durağımızı yaptık.

Her mevsim ayrı güzel olan bu küçük sahil  kasabasını  çok seviyorum ben.

Kasaba da dolaşırken önümüzden yürüyen iki kişinin muhabbetini duyuyorum istemeden; “Ya abicim ne yapayım küçük yer yüz yüze bakıyor,  bir şey denmiyor:)” …

Yaşayan insanının da dediği gibi burada herkes birbirine bakabilecek kadar küçük bir kasaba  geliyor bana. Karşıdaki Tansaş ın yerini Ada bile ezberledi sanki. “Anne bak market diye gösteriyor” balıklarımızı yerken .

Ada’nın yemek gelmeden önce ekmeğine büyük bir özenle sürdüğü haydariyi seyrediyorum. Olur da haydari biter diye ekmeğe sürdüğünden yemiyor da bir taraftan tabaktan yalıyor Ada. Bu çocuk ablasının aksine sarımsaklı yoğurdu çok seviyor. Hatta artık Ada sayesinde Eda da sarımsaklı yoğurdu epeyce yemeye başladı. Ama Ada tam bir küçük gurme. Herşeyden deniyor. Kimini beğenmeyip ağzından çıkarıyor. Tıpki salatanın içindeki soğana yaptığı gibi.Önce attı ağzına. Çiğnedi çiğnedi sonra birden “aah ahhh ahhh” diye tükürdü .Acı geldi küçük gurmeye soğan. Uymadı damak zevkimize…. Biz de babasıyla gülüyoruz. Eskiden olsa “beğenmedim” derdi unuttu böyle yorum yapmayı artık diyoruz.

Eda ise son zamanlarda tadına vardığı “eroin” dedikleri acı biberli sarımsaklı yoğurttan yiyiyor ve  bir taraftan da su içiyor. Yana yana yemeği de bırakmıyor. Ada çok isteyince bir ara minik bir ekmeğe acılı yoğurtdan veriyor  ona. Kuzucuk da attı ağzına! Tabi yüzü kaydı biraz sonra. !

Sonra kalamar geliyor Ada nın en sevdiği. 2-3 tane yedikten sonra Ada babasına soruyor; “Baba bu bitince bir daha getirecekler mi?” Gözü doymadı,  kuzumun gözüne az geldi.

Tabi balıklar gelinceye kadar doyuruyor bizim  kızlar karınlarını. Hadi Eda zorlamayla da olsa bitiriyor balığını. Ama Ada belli ki yemeyecek:( Ben bir lokma daha fazla vermiş olayım derken , kendi yediğim balığa dikkat etmeyip bir parça atıyorum çiğnemeden ağzıma. Off aman Allahım o da ne! Boğazıma kocamn bir kılçık takıldı. Bittim ben. Çok canım yanıyor ve kılçık hala orada. Hissediyorum. Lavaboya koşuyorum. Kusacak gibiyim. “Iıııı” olmayacak böyle bittim gerçekten ben. Öksürüyorum sanki boğazım yırtılacak. Bir daha , bir daha ve bir daha…. Ve kılçık elimde off dünya varmış. Ne şaşkınım ben bu yaşıma kadar böyle birşey başıma gelmemişti. Boğazım çok acıyor ama neyseki kılçık çıktı.

Yemekten sonra, yolda gelirken hayalini kurduğumuz  “Sufle” geliyor. Eda tabi ki tatmıyor bile. Ada ise tam bir komedi ağzına alıp alıp tükürüyor. Çünkü çok sıcak! Off Ada yaa suflenin yarısını yazık ettin diye söyleniyorum ona. Anne hızlı yeme diye bağırıyor bana. Kuzucum sıcak diye yiyemiyor. Ama maelef sufle hiç de hayal ettiğim gibi değil. Bugün Celep çok hayal kırıklığına uğratıyor bizi. Bir daha buraya gelmemeye karara veriyoruz.

Yemekten sonra gün batımı saati, bu keyifli kasabayı bir kez daha solumak için yürümeye başlıyoruz. Sürekli  fotoğraf çekesim var. Murat niye aynı pozdan 30 tane çekiyorsun diyor. Oysa ben sürekli ayarları ile oynuyorum makinanın. Çok seviyorum fotograf çekm eyi. Kızların bol bol fotosunu çekiyorum.

Hatta Ada bir ara nasıl oluyorsa  epey  poz veriyor. Klasik “eline çenesine koyma” pozu.şubat2014 Bol bol foto çekiyorum bu sırada. Tabii aynı zamanda yoldan geçen herkes Ada nın hallarine gülüyor.

Dolaştıktan sonra geri dönme yoluna geçecekken Ada ben gelmiyorum diyor. İyi o zaman biz gidiyoruz diyoruz. O da inadından yere yatıyor. Bayağı bildiğin yere. Ellerini de çenesinin altına koyuyor. Sonra biz gülmeye başlayınca o da gülüyor.

 

Ada’nın öğle uykusu uyumadığı için arabaya binince yorgunluktan uyku patlaması yaşayıp sudan sebeplere çığlık çığlığa ağlayıp , yorgun düşünce uyuyakalması dışında keyifli bir Cumartesi miz böyle geçiyor.Kolajlar27 Kolajlar28 Kolajlar29 Kolajlar30 Kolajlar31 şubat20141 YARKIN1

Reklamlar

One thought on “Foça’da bir Cumartesi…

  1. […] Foça dönüşü çocuklar yıkandıktan sonra uyku saatimizi hala zaman vardı ve hemen  kukla tiyatrosu […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."

%d blogcu bunu beğendi: