Kategori arşivi: İkikızkardeşbüyürken

  1. Doğum Günün Anısına Annenden Kısa Notlar…01/03/2016

Seni Çok Seviyorum Canım Kızım

SÜRPRİZLER SENİN İŞİN…

Bugün 11 yaşını dolduruyorsun. Senin doğum günlerini ne kadar çok sevdiğini ve her doğum gününde günler önceden ne kadar heyecanlandığını biliyorum.

Annesinden kızına kalan bir miras mıdır yoksa senin zaten içinde olduğundan mıdır bilmiyorum ama kırk yaşında iken bile benim her kutlamadaki heyecanımın benzerini senin de yaşamanı çok seviyorum. Sen kardeşinin arkadaşları hafta sonu gelecekler diye neredeyse kardeşinden daha heyecanlısın.

Onun tüm davetiyelerini, yazı yazmayı hiç sevmesen de tek tek sevgi ve sabır ile yazdın. Onlara el işi etkinlikleri tasarladın.

Öğretmenlerinin ve arkadaşlarının doğum günlerinde hazırladığın özel hediyeler, pastalar ve tüm bunları yaparken ki heyecanın… Öyle çok bana benziyorsun ki güzel kızım ve bunları öyle karşılıksız yapıyorsun ki umarım karşına çıkan insanlar bunların kıymetini hep bilirler ve sen de içindeki bu pırıltıyı hep yaşatabilirsin.

Ve işte bugün de senin doğum günün, yine bir şey sürpriz olmayacak diye düşünüyorsunJ Çok istediğin okul çantasını rengine karar veremediği için annen sana göstermek zorunda kaldı. Çok beğendin ve mutlu oldun ama doğum gününe bir sürpriz kalmadı. Anneannenin sürprizi olacaktı aslında. Babaannen de, annene hediye alması için bir gün önce sorunca annenin de zamanı olmayınca, offf gerçekten de sürpriz yok diye düşünmeye başladınJ Anne bari sürpriz yap da şu matarayı ne olur bana al diye köşe bucak beni sıkıştırır oldun bir iki gündür.

BAZEN HİÇ BÜYÜMEYECEĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜM KÜÇÜK KIZIMSIN

2 gün önce Çeşme ye gitmeye karar verdik. Kahvaltı sonrası evde hazırlanıyoruz. Baban Ayşen bugün hava çok sıcak çocukları kalın giydirme diyor. Ben arkada giyinme odasındayım. Babana soruyorsun. “Baba hava güzel olursa denize girebilir miyiz? Mayomu alayım mı?” Evet bu soruda her zamanki gibi ciddisin! Aylardan Şubat’ mış, mevsimlerden kış, ne önemi var! Her Çeşme yolculuğunda sorulan soru aynı. Ve ben Eda hiç büyümeyecek mi acaba diyorum. Ve işte sen hala Şubat da denize girebilir miyim diyen benim küçük tatlı kızımsın.

ANNESİNİN KÜÇÜK SIRDAŞI

“Eda sana bir sır vereyim mi. “İnsanlar kendilerine beğenmedikleri bir şey olunca başkalarının hep o özellikleri gözüne çarpar biliyor musun. Ben de şu kollarımdaki lekelenmelere öyle takılıyorum ki kolları pürüzsüz olanlara gıcık oluyorum” dediğimde benim için gerçekten üzülen ve çözümler arayan küçük sırdaşımsın.

DÜNYADA EN SEVDİĞİN KİM DİYE SORULDUĞUNDA HEP AYNI CEVABI VEREN KOCAMAN YÜREKLİ BİR ABLASIN..

Anneannen anlattı. Sömestr tatilinde sana sormuş “eskiden en çok Melis ablanı sevdiğini söylerdin şimdi de öyle mi Eda?” dediğin de “Anneanne yanlış anlama tabi ki Melis ablamı çok seviyorum ama Ada benim kardeşim ve Dünya da herşeyden çok Ada yı seviyorum” diyecek kadar kocaman yürekli bir ablasın.

KARDEŞİNE KARŞI ZAMAN ZAMAN SİNİRLENSEN DE YUMUŞACIK YÜREĞİNİ ASLA GİZLEYEMEZSİN

Pazar günü , sen ödev yaparken her zamanki gibi Ada onunla ilgilenmen için seni rahatsız etmeye başladı. En sonunda kalem uçlarını kutusundan çıkarıp, alıp kaçmış Ada önce sen arkada evde bağırış çağırış içinde bir koşturmaca. Tam Ada yı köşeye sıkıştırdığın bir anda Ada senin gözünün içine baka baka uçların hepsini kırıyor. Sen tabi ki feryat figan bağırıyorsun. Ada utanç içinde odasına gidiyor. Biz de Ada ya kızıyoruz. Ama senin öfken geçmiyor. 5-10 dakika sonra Ada yine senin odanda ve sen çığlık çığlığa “çık odamdan”. Sonra Ada sana çok sevdiği desenli bantları getiriyor. Kedi gibi tek tek masana bırakıp kaçıyor . Sen niye bunları getiriyorsun al şunları diye bağırıyorsun. Ben de sana anneciğim çok üzgün ve mahcup, sana kendini affettirmek için en sevdiği bantlarını veriyor diyorum. Ben odadan çıkıyorum. Salona Ada ya seslenişin duyuluyor. “Adaaa buraya gelirmisin, özür dileyeceksen seni affediyorum. Ama gel önce bir kez sarılayım sana”.

11.DOĞUM GÜNÜNDE BİSKÜVİ DEN BAHSETMEMEK OLMAZ

1 aydır Bisküvi ile yatıyor Bisküvi ile kalkıyorsun. Sömestr tatilinde Almanya dünyaya geldi bu tatlı ayıcık:) Bunun hazırlanışındaki bu tılsımlı seremoni mi ne bu kadar özel yaptı bilmiyorum ama itiraf edeyim senin Bisküvi yi ben de çok seviyorum:)

Bu küçük ayı hatta geçen hafta hastalandı. Evcilik 11 yaşında ancak bu kadar keyif alınarak oynanabilir. O zaman benim doğum günü sürprizlerime bayılayacaksın diyorum,  başka da bir şey demiyorum!

O SES EDA

Bu aralar “O Ses Çocuk” yarışmasına taktın kafayı. Önce benimle sonra babanla ciddi bir konuşma yapıp yarışmaya katılman için izin istedin. Bunu eğlenceli ve hoş bir anı olacağını düşündüğünden yapmak istediğini söyledin. Baban Acun’u bazı sebeplerden pek onaylamasa da sen o  kadar olgunca ve ciddice bu isteğini belirtin ki, baban da ben de kişisel olarak çok tercih etmesek de sana tamam dedik. Haftasonu seçmelere katıldın.

Bu müzik midir, tiyatro mudur yoksa dans mıdır bilmiyorum ama bildiğim tek şey ileride hangi mesleği seçersen seç bunlardan birisi de hayatının bir parçası olursa bu sana büyük enerji verecek canım kızım.

İSTEYİNCE HERŞEYİ BAŞARABİLECEK AZİMLİ VE HIRSLI KIZIM

Azim deyince 2009 yılında Ilgaz a gittiğimiz ilk Kar tatilimiz geldi aklıma. “Baby Lift” teki görevliler yemek molasına gitmişti. Fakat bunu 4,5 yaşındaki sana anlatamıyorduk. Hala kaymak istiyordun. En sonunda kayakları sırtına yükledin ve” bana ne bana ne ben kendim çıkıp kayarım o zaman” deyip tepeyi tırmanmaya başladın.

Senin için olmazlar hiç yok Eda cım. Bunu görüyorum. Senin için Şubat da denize de girilir ! Ve şimdi de her alanda kendine ciddi ve büyük hedefler koymaya başladın bile. Buraya kadar herşey çok iyi ama sana her zaman söylediğim ve hep söyleyeceğim tek şey.

Senin en büyük rakibin sensin KIZIM ! Bunu sakın unutma. Geçmeye çalışacağın ve yarışacağın tek kişi kendin ol! Ve sana söz veriyorum o zaman hep sen kazanacaksın.

SANA AYNEN DİĞER SENELERDE OLDUĞU GİBİ SAĞLIK VE YİNE SAĞLIK DİLİYORUM EDA’CIM DİĞER HERŞEY ZATEN SENİN AZMİN VE İSTEĞİN İLE SENİ BULACAK.

Sevgilerimle

Annen, İzmir, 1 Mart 2016

 

 

Bu aralar Neler Yapıyoruz…

Kışa öyle yoğun girdim ki maelesef 2 aydır yaptığımız etkinliklerden hiç bahsedemedim. Ada nın özellikle bu dönemindeki  yaptıklarını daha çok paylaşmak istiyorum ama bu ara maelesef zamanla yarışıyorum. Son 2 aydır Çeşme den gelip, kış düzenine geçince bir düzenimiz tabiki oluştu. Ben bu dönem her gün işe gitmeye başladım. Bu sebeple Ada ile gündüz etkinliklerim artık yok. Ama Ferah Ablamız sağolsun açığı çok güzel kapatıyor.  Zaten Eylül ortası Ada yarım gün okula gitmeye başladı. (Bunu ayrı bir yazı da mutlaka notlara almalıyım. Artık okulluyuz) Bunun dışında hala uyku uyuyoruz ve Ferah Ablası ile uyku sonrası etkinlikler yapıyorlar. Bu arada geçen haftalarda Ada öksürük sebebiyle üst üste hastalanınca bir süre okula da ara verdik. Tabi bu yüzden Ferah Abla ile  yeniden ev etkinlikleri gündeme geldi.

Biz  ise akşam yemek sonrası ya da baba gelinceye kadar yemek öncesi  küçük büyük etkinlikler yapıyoruz. Bu ara en çok  yaptığımız etkinlikleri kısa da olsa özetlemek istedim. Tüm ailecek yaptığımız ve neredeyse her akşam tekrarlanan bir dans saatimiz var. Ada bu kısmı çok seviyor. Sonunda genelde ablası ile Kardeş dansı diye isimlendirdikleri, kareografisini Eda nın yaptığı dans ile sonuçlanıyor bu etkinliğimiz.  Bazen bu etkinliği farklı şekilllerde süslüyoruz. Mesela bir gün Eda kuaför oldu ve Ada ile biz 2 arkadaş olarak Eda ya saçlarımızı yaptırmaya gittik. Çünkü akşama bir kostüm partisine davetliydik. Kuaför olayından sonra Eda kostüm satıcısı oldu ve bize uygun kostümler sattı bize. Ve sonunda hep beraber kostüm partisine gidip dans ettik. Evcilik ile karışık bu etkinliklerimiz kızların son zamanlarda en çok sevdikleri etkinlikler.IMG_6288IMG_6284IMG_6286IMG_6296IMG_6283

Ada nın geçen yıl oynadığımız oyunlardan olan her nekadar artık yaşının  altında kalan bir etkinlik olsada Ada nın keseden bir uğur böceği çekip ne renk gelecek acaba diye keyif aldığı eşleştirme oyunumuz da zaman zaman oynadığımız oyunlardan.

IMG_6214

Ve tabi ki ilk yap boz çalışmalarımız. En sevdiğimiz ise bu winnie the pooh yap bozumuz….

IMG_6219IMG_6237

Sadece Ada nın değil Eda nın da oynamasını sevdiği yeni oyunlarımızdan biri ise şeker toplamaca. Eda ile ilk bu oyunumuzu oynadığımızda dumur olmuştuk. Oyun Eda ya da bana da zor gelmişti. Tamamen konsantrasyon ve dikkat oyunu Ada bizim kadar konsantre olamasa da oyunu kavradı. Bu aralar bu oyunu sık sık oynuyoruz. Ada ile yalnız oynadığımızda ben oyunun kurallarını biraz değiştirip yarışma formatından çıkarıyorum ve sıra ile oynamacaya çeviriyorum. Zarları atmak Ada nın çok hoşuna gidiyor. 4-5 el oynadıktan sonra dikkati dağılıyor.

IMG_6226 IMG_6229

Geçen sene aldlığım fakat Ada nın mantarları yakalayamayınca sıkılıp sinirlendiği ve oynamak istemediği mıktatıslı bu oyunumuzu bu yıl ortaya yeniden çıkardık. Şİmdi Ada büyük bir gayretle mantarları yakalamaya çalışıyor. El-göz koordinasyonuna hizmet eden bu oyun aslında hiç de göründüğü kadar kolay değil.Ama şimdiler de sabırla mantarların yerini değiştirmeyi başarıyoruz:)

IMG_6230 IMG_6231

Ve çok uzun zamandır hep listemizde olan kesme çalışmalarımız. Ada kesme çalışmalarını çok seviyor. Montessori ile paralel ben Ada ya çok erken makas verdim. Bu sebeple şerit kesme çalışmasını zaten çok uzun zamandır yapıyoruz. Fakat  2 aydır ona çapraz çizgi bütünden çıkarma gibi çizginin üzerinden kesme çalışmaları veriyorum ve Ada keyifle kesiyor. Tek problem ben rafında dursun ne zaman istersen alıp kessin diye bir sürü kesme kağıdı hazırlıyorum ama Ada onları bir kerede kesmesi gerekiyor sanıyor ve bitinceye kadar kesiyor:)

IMG_6254

 

IMG_6259 IMG_6265 IMG_6271

Eda nın en sevdiği sinema etkinliklerimizden bir kare:)

IMG_6368

Vee yine evcilik yine Eda nın en sevdiği komşuculuk oyunu. Salonun tümünü işgal ediyorlar. Bir koltuk Eda nın diğeri Ada nın evi oluyor. Bütün minderler aşağıya iniyor. üzeri örtü ile kapanıp ev yapılıyor. Ve komşular birbirine misafirliğe gidiyorlar:) Ada ablası ile oynamaktan mest oluyor…

IMG_6371 IMG_6372 IMG_6373 IMG_6376

İki kardeş haftasonu yemek saatinden bir kare. Sohbetlerine doyum olmuyor…Ada nın son zamanlarda bazı öğünlerini tamamen kendi yemesini de burada belirteyim. Ada aslında havasında olduğunda, tıpkı bu resimdeki gibi kendi yemeğini hiç desteksiz kendi yiyiyor. Hatta ben bebek değilim bana yemek yedirme diye de söyleniyor.

IMG_6464    IMG_6470 IMG_6471

Bunların dışında, sayma çalışmaları bu aralar en çok yaptığımız çalışmalar, ayrıca Ferah ablası ile sayı ve şekil avını çok oynuyorlar. 7 ye kadar rakamları çok iyi tanıyor ve çoklu grup içinden seçebiliyor. 7 den sonrası henüz karışık.

Bu ara en sevdiği kitap  İş Bankası nın 501 farkı bul kitabı. Bu arada her akşam uyku öncesi en az 1 kitap okuyoruz. Pazarlığa tabi yattığımız saate göre de kimi zaman 2 kimi zaman Ada nın israrı üzerine 3 kitap bile okuyoruz. Fakat hala kitap konusunda tutucu. Dönem dönem bir seriye takılıp, hep aynı kitapları bana okutuyor. Yeni aldığım kitapları kabullenmesi zaman alıyor. Mesela en son aldığım kitaplarden “Tombik Ayı Hastalanınca” yı alalı epey zaman olmasına rağmen uzun süre okumak istemedi ve daha geçen haftalarda ancak okuduk . O da bir kez, şimdilik onu ikinci kez bile istemedi.

Yazmaya uzun bir ara verdikten sonra son 2 ayın özeti ve Ada nın etkinliklleri şimdilik özetle böyle….

Yeni Yıl Heyecanı… Sağlıkla Gel 2015

Bugün bir bloğumu takip eden bir anneden daha önceki zamanlarda yazdığım bir yeni yıl yazım ile ilgili yorum aldım. Bugün ki postumu da bu annenin vesilesi ile yazıyorum. “Eskiyen Yeni Yıllar” adlı postumu inanın ben bile unutmuşum ve okumak bana da çok iyi geldi. Ve bir süredir yazamayıp biriktirdiğim bir sürü anı için yine içim gitti. Çünkü buraya yazdıklarımın ne kadar da değer kazandığını gün geçtikçe görüyorum. Ve bu yazının tüm yoğumluğuma rağmen bir milat olmasını diliyorum…

Biz de yeni yıl heyecanı geçen yıl olduğu gibi 1 Aralık itibariyle başladı bile… Hatta 30 Kasım akşamı yeni yıl temalı keyifli bir çocuk filmi ile  başladı bile diyebilirim. Eda nın talebi üzerine babamız “Hediye Operasyonu ” isimli bir DVD almış. Noel baba ve Yeni Yıl konusunu işleyen ketifli bir filmdi. Kızlar ortamı sinema ambiyansına çevirerek filmi izlediler. Tabi ki Ada hem yaşı hem de TV ye olan sıfıt ilgisinden dolayı filmi takip etmedi. Ama o ortamın sinema keyfi için hazırlanmasını yenilen meyve ve patlamış mısır seremonisini çok sevdiği için ablası kadar heyecan duydu bu etkinlikten.

 

1 Aralık ta ise Ferah ablamız yeni yıl ağacımızı ve  geri sayım takvimimiz gündüzden benim hatırlatmam üzerine çıkardı. Eda okuldan gelince sürpriz olarak ilk etkinlik onu bekliyordu. Yeni yıl ağacı süsleme. Eda nın tüm bunların sevincini hala bu kadar derin hissetmesini çok seviyorum. Biliyorum ki bu küçük şeylerden duyduğu mutluluk her zaman onu enerjisi yüksek birisi yapacak. Geri Sayım Takvimimiz geçen seneki postumda yer vermiştim. Fakat bu etkinlikten Eda nın aldığı keyifin tüm yıl süreceğini tahmin etmemiştim. Eda bu bir ay boyunca o kadar eğlenmişti ki yıl boyunca hep yine yapacağız değil mi anne diye sordu. Ben de bu sebeple tüm yoğumluğuma rağmen bu yıl da bu rutini sürdürebildiğim için çok mutluyum. Umarım ayı da keyifle tamamlarız. Bugün ki ” sürpriz kartımızda ise Eda nın  bir süredir istediği renki yazan bir tükenmez kalem hediyesi vardı. Kart da şifreli bir şekilde  hediyenin yeri yazıyordu. Eda ve Ada büyük bir heyecanla kartı çekip sonra hediyeyi aramaya koyuldular. Eda için yerini bulmak hiç de zor olmadı.   Bizim bu yıl her güne bir yeni yıl etkinliklerimiz de  yine kokulu hamur yapma, yeni yıl banyosu,  yakın arkadaşlar ile yeni yıl yemeği, sevdiklerine yeni yıl kartı hazırlama, El Yapımı Yeni Yıl Süsleri Yapma, Ada nın kız arkadaşları yeni yıl kahvaltısı , Yeni yıl Gingerbread house süsleme, Noel Babaya mektup yazma , ailecek kutu oyunu gecesi, Yeni yıl temalı oyunlar vs şeklinde etkinlikler var.  Kimi etkinlikler bir kaç yıldır yaptığımız etkinlikler olsa da cazibesini hiç kaybetmiyor. Tıpkı Ginger Bread House  süslemesi gibi. Bu yıl Ada ilk kez süsleyeceği için bu etkinliiği Eda nın arkadaşları ile değil de iki kardeş yapacakları bir etkinlik olarak planladım. Ada nın neler yapacağını göreceğiz.

 

Bu arada bu akşam ki diğer etkinliğimizi de ileride Eda ya anı olması için paylaşayım. Eda nın 1 haftadır üzerinde çalıştığı  Lala Lupsy evi.Bu kez hiç yardımsız tamamen kendi yaptı. Bu gece son rutuşlarını tamamlarken ve oynarken ona sadece eşlik etmemi istedi. Dolabındaki bir çok oyuncak eve rağmen kendisinin yaptığı bir evi kullanma gayreti bana yine işte benim kızım dedirtiyor. Yıllar önce onunla çok fazla etkinlik yapmış olmamın sonuçları bunlar….IMG_6477 IMG_6478 IMG_6480 IMG_6481 IMG_6486 IMG_6488

Ada Hayvanat Bahçesinde…16 KASIM 2014

Bu sabah kahvaltıda ailecek günümüzü planlamaya başladık. Babamız Çiçekliköy de doğa yürüyüşünü teklif etti. Ve de doğada öğle yemeği pikniği (menüde ton balıklı sandwich  vardı)  Eda nın aklına Hayvanat Bahçesi geldi. Anne Ada daha hiç hayvanat bahçesine gitmedi ne olur onu hayvanat bahçesine götürelim dedi. Biz çok uzak olduğu için fikre sıcak bakmadık. Eda ile Ada örgütlenip, birden yok oldular.

Biraz sonr ellerinde ıpad ile geri döndüler. İkisininde baş yan tarafa doğru eğik, ıpad den arka planda klasik bir müzik çalıyor. Eda başladı konuşmaya, “Bu iki kardeş hayvanat bahçesine gitmek istemekteydiler. Ada daha hiç hayvanat bahçesi görmemişti” bu duygu sömürüsü üzerine  önce gülüp sonra da onlara hayır diyemedik tabi ki.  Ada nın ve Eda nın beraber zaman geçirmeyi çok sevdikleri Ali-Emir,Serbülent-Çiler i de bu programa dahil edip  Hayvanat Bahçesine gittik. Hava da beklentimizin üzerinde güzel olunca doğal ortamda  keyifli bir gün geçirdik. Ada ilk önce biraz korkup,  çitlerden çıkamazlar değil mi anne diye teyit aldı. Sonra tüm gezi boyunca Aslan sayıkladı. Aslan da neredeyse en son duraklarımızdan biriydi.

Hayvanat Bahçesinin hoparlörlerinden kapanıyoruz sesini duyana kadar dolaşıp, sonra dışarıya doğru yürüdüğümüzde Ada’ya burayı sevip sevmediğini sordum. Ada önce çok sevdim dedi. Sonra da ama ben buraya bir daha gelmem diye ekledi. Neden diye sorduğumda , “Çünkü bir kurbağa yok. Kurbağa görmedim” dedi:))

Ve bugünden işte birkaç kare;

IMG_6379 IMG_6385 IMG_6388 IMG_6396 IMG_6404 IMG_6407 IMG_6408 IMG_6411 IMG_6419 IMG_6424 IMG_6425 IMG_6426 IMG_6429 IMG_6434 IMG_6435 IMG_6439 IMG_6447

Eda’nin İngilizce Yazı Denemeleri..

Eda geçen hafta bana İngilizce dersinde yazdığı hikayeden bahsetti. Bu hikayeyi yazarken çok eğlenmiş olacak ki ertesi gün okulda bana bu hikayeyi gösterdi hatta ben o an tamamını okuyamayınca bu hafta sonu defteri eve getirdik.  Hikayeyi ben de çok beğendim. Hatta herhangi bir öyküden ya da olaydan mı etkilendi merak bile ettim. Hikaye şöyle;IMG_2743

Eda nın bu hikayesini görünce, bu yaz Çeşme de yazdığı yazılar geldi aklıma. Melis ablası ile beraber bir konu kararlaştırıp o konu hakkında “essay” yazmaya çalıştılar. Eda nın bu essay çalışmalarından bazıları da aşağıda. Kimisi ne resim de çizmiş:)

IMG_2759

 

bu IMG_2760  IMG_2758 IMG_2757

 

Minik Başak’ım Ada 3 Oldu…

 Kalbimin ikinci yarısı, canım kızım… işte 3 yaşını doldurdun ve hatta 1 ay geçti bile… Tam da doğduğun gün aşağıdaki maili hazırlıyordum ki Çeşme deki evimizden çam ağaçlarımızın kesimi ile ilgili bir haber aldık.  Bu habere çok üzüldüğümüz için,

senin doğum günün olmasına rağmen o saatten sonra kafamı toplayıp aşağıdaki yazıya devam edemedim. Fakat tılsımı gitmesin diye değiştirmek de istemedim.  Kaldığım yerden devam edeceğim yazmaya….
“Anne, bak sana bir şey söylicem ama kızmayacaksın, bak kızmayacaksın ama ve soru gelir ” yemekten sonra bana abur cubur verebilirmisin?”

“Anne yemeyeceğim söz bak söz veriyorum anne, sadece elimde tutcam”

“Anneee şu Eda ya bir şey söyle”

“Annee telefonum nerde yaaa”

“Bak rica ediyorum Eda “ütfen” diyorum . (henüz lütfen demiyoruz “ÜTFEN”)

“Annee Eda beni cimdiriyo”

“Abla ben seni çok seviyorum çünkü biz seninle kaadeşiz”

“Baba bana sakız getirdiğin için sana tedettür ederim” (henüz teşekkür değil “tedettür” diyoruz)

“Abla bak bana bunu yapmanı istemiyorum. Bak rica ediyorum”

“Baba bak nolur” tamam” de bak nolur “tamam” de.

“Anne şu Eda ya bir şey söyle bana “bebek” diyor. ben “bebek” değilim.”

Kalbimin ikinci yarısı küçük kızım, bundan  3 yıl önce yaklaşık 8 saat sonraydı seni kucağıma alışım. İkinci mucizemsin benim. Şimdi 3 yaşını doldurdun bile.

3 yaşında sana seni  anlatmayı hediye etmek istiyorum aslında,  ama nereden başlayacağımı bilemiyorum. Bu akşam seni yatırırken yine elinde telefon oluşundan bahsetmeliyim belki:)

Bir I- phone kılıfından çıkan mika telefon şeklindeki aparatı telefon yaptın kendine 1-2 aydır. Sürekli onunla birilerini arayıp tel konuşması yapıyorsun. 2 parça olan bu mika malzemeyi sürekli yere düşürüp ikiye ayırıp sonrada düzelttin diye mızıklamaya başlıyordun. Yere düşürmelerine  dayanamayınca ben Alaçatı pazarından sana bir ıphone kılıfı aldım. Çok mutlu oldun. Herkese telini gösteriyorusun. Vee onsuz asla hiç bir yere gitmiyorsun. Sürekli birilerini arayıp konuşuyorsun. Akşamları haydı uyku saati yatağa dediğimde. Telefonum nerede diye aranıyorsun ve onu bulup dur telefonumu kapatayım deyip kapatıyorsun.  Agustos da benim işte olduğum bir gün denize gitmek için hazırlanmışsınız. Sonra telefonunu almak istemişsin her gün olduğu gibi. Telefonu bulamamışsınız.  Ferah Ablanın sırtından ter akmış . Evin her yerinde telefon aramış ve maelesef bulamamış. En sonunda sen onun gerçekten çok çabaladığı halde bulamadığını görüp ikna olunca, tamam ama gelince yine arayalım diyerek denize gitmeyi kabul etmişsin.

Son zamanlarda bir de Eda nın sana “bebeksin” deyişine ciddi takıldın. Sen takıldıkça da Eda seni daha çok kızdırıyor. 3 gün önce yine sana bebek demiş. Sen de ben bebek değilim bebekler konuşamaz ben konuşabilirim deyince, Eda da sana iyi o zaman kanıtla dedi. Hadi  “transportation” de o zaman dedi.  Sen Eda nın İngilizce bir şey söylediğini anlamış olacaksın ki “one, two, three…” diye saymaya başladın. Eda çok güldü, sonra da iyi o zaman hadi bunu bil şunu bil diye sana farklı İngilizce kelimeler söyledi. Sen hepsinde sayı sayınca. Bu sefer “taka tuka” dedi. Sen de “tata tuta” deyip işte söyledim. Gördün mi ben bebek değilim dedin:)  Eda senin henüz “k” harfini tam söyleyemediğini biliyor ve hep sana içinde k olan kelimeler söyletiyor.

En sevdiğin oyunları düşünüyorum; saklambaç hala ilk sıralarda. Fakat 3. yaş doğum günü partinden beri en çok oynadığın oyun ise anneannenin aldığı bebek ve Ayla Teyze nin aldığı bebek arabası. Her zaman ki gibi bu oyuncakları da onlar ısmarladı ben aldım. Fakat ben bile alırken bu kadar seveceğini düşünmemiştim.  6 Eylül deki doğum günü partisinden beri evin içinde bu araba ve bebekle dolaşıyorsun. Bebeğin ismini anneannenle beraber Irmak koydunuz. Onunla sohbetlerini izlemek ayrı bir keyif:)

Bu aralar bir de neredeyse her akşam hafıza kartı oynuyoruz ailecek.   Bizim için hala evin en küçüüğü olduğundan, hafıza kartlarını bu kadar güzel oynaman çok hoşumuza gidiyor:) 2 aydır hafıza kartlarında gayet iyisin. Hatta bazen tam hatırlayamadıysan kartlara çaktırmadan iyice eğilip bakmaya kalkıyorsun. Eda da” anne Ada hile bile yapmaya başladı diye seni bana şikayet ediyor”

Sana doğum günü hediyesi olarak bir set de hayvan resimli hafıza kartı almıştık. Hem bunları oynuyoruz hem de ablandan kalan çok fazla miktarda Merakli Minik dergisinden çıkan hafıza kartları var hem de bunları oynuyoruz. Sen her seferinde kartları değiştirmeyi seviyorsun.

Stickerlar… Sevdiğin şeyleri yazarken sticker lardan bahsetmemek haksızlık olur. Benden sürekli ablanın ki gibi bir sticker dosyası istiyorsun. Baban sana Ramazan bayramında sticker kitabı hediye almış. Aslında bunun aynısından epey kullanılmış olanı ablanın da vardı. Şimdi iki sitcker kitabından da zaman zaman seninle yapıştırmalar yapıyoruz.

Kitaplar…

Bebekliğinden itibaren sen de kitapları çok önemsedeim aslında hatta öyle önemsedim ki, Türkiye de bebeklere yönelik çok fazla içerikli kitaplar bulamayınca, Amazon dan 7-8 tane kitap getirtmiştim senin için. Bu kitapları sen gerçekten çok sevdim.”Where is My MOm” isimli olanı hala okuyoruz arada bir. Çünkü anne ve beben saklambaç oynuyorlar. Ve sen bu kitabu bu sebeple çok seviyorsun.

İlk yılki bu kapakçıklı ve hareketli özellikli kitaplar dışında, hikaye şeklindeki kitapları genelde red ettin aslında. Hikayeyi pek dinlemek istemedin. Hatta bunu bir süre öncesine kadar ben bile kanıksamıştım. Bir ara sana her gece yatarken kitap okumaya çabalarken senin hiç ilgilenmediğini görünce bırakmıştım. Ama yaklaşık 3 aydır durum biraz daha farklı. Hatta son 1 aydır artık ciddi takip ediyorsun. Tabi genelde yeni kitaplara hemen şans tanımıyorsun. Hep var olanları tekrar tekrar okumak istiyorsun. “Tombik Ayı Acıkınca”,  “Üç Pisicik”, “Pepe Sayıları Öğreniyor”  en çok sevdiğin kitaplar.

Resim-Sanat…

Adacım senin eline boyaları verişim ilk aylarına dayanıyor aslında. Genel olarak su bazlı boyalar ile, fırçalı süngerli etkinlikleri çok seviyorsun. Bunun dışında çizebildiğin şekilller henzü sınırlı. Düz çizgi çizebiliyorsun, daire çizebiliyorsun, üçgen i çok düzgün olmasa da çizebiliyorsun. Bu arada A harfini de çizebiliyorsun ve “A” harfi çizince anne bak “Ada” yazdım diyorsun. İsmin de 2 tane A harfi olunca, A harfini isminle bütünleştirdin. Hatta yolda büyük harfler ile yazılmış bir dükkan ismi gördüysen ve için de A varsa anne bak Ada yazıyor diyorsun. 1 yazmayı biliyorsun bir de . Henüz  insan figürü çizmek çok ilgilini çkemiyor. Fakat 1 ay önce ablan sana kafa insan çizmeyi öğretmiş onun kine bakarak sen de çizmişsin. Onun fotoğrafını çekmeliydim ama atladım. Hiç de fena değil di:)

Bu ara elinde küçük bir defter ve bir kalem, sürekli ödev yapıyorum diye evde dolaşıyorsun.

Bir de kağıtları küçük küçük kesip, para yaptım diyorsun ve çantana dolduruyorsun.

Ablan ile “kafe” oyunu oynamayı, para ile allışveriş oyunlarını çok seviyorsun.

5 e kadar rakamları iyi tanıyorsun ve 5 e kadar çokluk sayabiliyorsun. (Ezbere değil , bunu özellikle yazıyorum çünkü bir kaç ay önce ezbere sayıyordun)

Bu ara seninle bol bol çokluk sayma etkinlikleri yapıyoruz.

IMG_2750

IMG_2751

 

 

Çikolatalı Çilek Partimiz…

Bir aydır her gün devam etmek zorunda olduğum girişimcilik eğitiminden dolayı bu ara eve pestil şeklinde geliyorum ve kızlara çok zaman ayıramıyorum. Bugün de eve girdiğimde saat 19:30 du.

Eve Ayla Teyzemizle beraber geldim. Kızlar yemeklerini yemişti. Eda ya “Edacım sen bu akşam Ayla Teyzen ile birşeyler yap. Ben de biraz Ada ile oynuyayım” dedim. Eda Ayla Teyzesi ile son zamanlarda en sevdikleri arasında olan milkshake yapmak istedi. Fakat evde muz kalmadığını farkedince, önce üzüldü sonra da çilekli yapmaya karar verdi. Fakat çilekleri görünce milkshake yerine Çilek-çikolata Fondü ikilemesi ona daha cazip geldi. Ben de ok çilekleri Ada yıkasın ve saplarını temizlesin sen de çikolata fondüyü hazırla dedim.

Kızlar “Oleyyy” çektiler.

Hemen Senem Teyzemizin Eda nın doğum gününde hepimize aldığı önlükleri giydik.
Ada çileklerin saplarını tek tek koparıp çilekleri suya attı. Sonra da sudaki çilekleri tek tek kahve ölçü kaşığı ile süzgüye aldı. Aslında bu Ada ya çok küçükken yaptırdığım suyun içindeki pinpon toplarını toplama etkinliği gibi oldu. “Ada çok eğlenceli” dedi durdu
Bu işlemi 3 kez yaptı. Çilekler öyle temiz oldu ki artık kırmızıdan beyaza renk değiştirmişken Ada ikna olup bıraktı.

Eda ise Ayla Teyzesinin de desteği ile benmari usulü çikolatayı bir cezve üzerinde eritti.

Bu arada Eda bir ara salona geçip, kafesinn önünde bir masa kurmuş herkesin yerini belirlemiş. Sonra da bizim oturmamızı istedi. Tipik kızların en sevdiği “kafecilik” hem de en sevdikleri şekilde gerçek yiyeceklerle başlıyordu. Eda hepimize ne istersiniz diye sordu. (Önceden de “çilek keyifi” istememiz şeklinde bizi uyarmıştı” İşte kafeci Eda da mis gibi Çilek keyifi ile sonlanan etkinliğimiz bu akşam kızlar için hoş bir zaman olarak anılarımıza böyle geçti.. Bugün kü etkinliğimize babamız sadece kafe müşterisi olarak katıldı . Bir taraftan haber izlerken bir taraftan da çikolatalı çilekleri mideye götürdü

Kızlarıma verebileceğim en güzel şeylerden birinin ailecek geçirilmiş keyifli anılar biriktirmek olduğunu düşünüyorum ve anı biriktirmeyi ÇOK SEVİYORUM

İşte bizim keyifli akşamımızdan kareler…

Kolajlar27

Ekran Yakalamaları

blogyedek

Kolajlar29 Kolajlar28

 

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 43 takipçiye katılın