Kategori arşivi: Ada

Bu aralar Neler Yapıyoruz…

Kışa öyle yoğun girdim ki maelesef 2 aydır yaptığımız etkinliklerden hiç bahsedemedim. Ada nın özellikle bu dönemindeki  yaptıklarını daha çok paylaşmak istiyorum ama bu ara maelesef zamanla yarışıyorum. Son 2 aydır Çeşme den gelip, kış düzenine geçince bir düzenimiz tabiki oluştu. Ben bu dönem her gün işe gitmeye başladım. Bu sebeple Ada ile gündüz etkinliklerim artık yok. Ama Ferah Ablamız sağolsun açığı çok güzel kapatıyor.  Zaten Eylül ortası Ada yarım gün okula gitmeye başladı. (Bunu ayrı bir yazı da mutlaka notlara almalıyım. Artık okulluyuz) Bunun dışında hala uyku uyuyoruz ve Ferah Ablası ile uyku sonrası etkinlikler yapıyorlar. Bu arada geçen haftalarda Ada öksürük sebebiyle üst üste hastalanınca bir süre okula da ara verdik. Tabi bu yüzden Ferah Abla ile  yeniden ev etkinlikleri gündeme geldi.

Biz  ise akşam yemek sonrası ya da baba gelinceye kadar yemek öncesi  küçük büyük etkinlikler yapıyoruz. Bu ara en çok  yaptığımız etkinlikleri kısa da olsa özetlemek istedim. Tüm ailecek yaptığımız ve neredeyse her akşam tekrarlanan bir dans saatimiz var. Ada bu kısmı çok seviyor. Sonunda genelde ablası ile Kardeş dansı diye isimlendirdikleri, kareografisini Eda nın yaptığı dans ile sonuçlanıyor bu etkinliğimiz.  Bazen bu etkinliği farklı şekilllerde süslüyoruz. Mesela bir gün Eda kuaför oldu ve Ada ile biz 2 arkadaş olarak Eda ya saçlarımızı yaptırmaya gittik. Çünkü akşama bir kostüm partisine davetliydik. Kuaför olayından sonra Eda kostüm satıcısı oldu ve bize uygun kostümler sattı bize. Ve sonunda hep beraber kostüm partisine gidip dans ettik. Evcilik ile karışık bu etkinliklerimiz kızların son zamanlarda en çok sevdikleri etkinlikler.IMG_6288IMG_6284IMG_6286IMG_6296IMG_6283

Ada nın geçen yıl oynadığımız oyunlardan olan her nekadar artık yaşının  altında kalan bir etkinlik olsada Ada nın keseden bir uğur böceği çekip ne renk gelecek acaba diye keyif aldığı eşleştirme oyunumuz da zaman zaman oynadığımız oyunlardan.

IMG_6214

Ve tabi ki ilk yap boz çalışmalarımız. En sevdiğimiz ise bu winnie the pooh yap bozumuz….

IMG_6219IMG_6237

Sadece Ada nın değil Eda nın da oynamasını sevdiği yeni oyunlarımızdan biri ise şeker toplamaca. Eda ile ilk bu oyunumuzu oynadığımızda dumur olmuştuk. Oyun Eda ya da bana da zor gelmişti. Tamamen konsantrasyon ve dikkat oyunu Ada bizim kadar konsantre olamasa da oyunu kavradı. Bu aralar bu oyunu sık sık oynuyoruz. Ada ile yalnız oynadığımızda ben oyunun kurallarını biraz değiştirip yarışma formatından çıkarıyorum ve sıra ile oynamacaya çeviriyorum. Zarları atmak Ada nın çok hoşuna gidiyor. 4-5 el oynadıktan sonra dikkati dağılıyor.

IMG_6226 IMG_6229

Geçen sene aldlığım fakat Ada nın mantarları yakalayamayınca sıkılıp sinirlendiği ve oynamak istemediği mıktatıslı bu oyunumuzu bu yıl ortaya yeniden çıkardık. Şİmdi Ada büyük bir gayretle mantarları yakalamaya çalışıyor. El-göz koordinasyonuna hizmet eden bu oyun aslında hiç de göründüğü kadar kolay değil.Ama şimdiler de sabırla mantarların yerini değiştirmeyi başarıyoruz:)

IMG_6230 IMG_6231

Ve çok uzun zamandır hep listemizde olan kesme çalışmalarımız. Ada kesme çalışmalarını çok seviyor. Montessori ile paralel ben Ada ya çok erken makas verdim. Bu sebeple şerit kesme çalışmasını zaten çok uzun zamandır yapıyoruz. Fakat  2 aydır ona çapraz çizgi bütünden çıkarma gibi çizginin üzerinden kesme çalışmaları veriyorum ve Ada keyifle kesiyor. Tek problem ben rafında dursun ne zaman istersen alıp kessin diye bir sürü kesme kağıdı hazırlıyorum ama Ada onları bir kerede kesmesi gerekiyor sanıyor ve bitinceye kadar kesiyor:)

IMG_6254

 

IMG_6259 IMG_6265 IMG_6271

Eda nın en sevdiği sinema etkinliklerimizden bir kare:)

IMG_6368

Vee yine evcilik yine Eda nın en sevdiği komşuculuk oyunu. Salonun tümünü işgal ediyorlar. Bir koltuk Eda nın diğeri Ada nın evi oluyor. Bütün minderler aşağıya iniyor. üzeri örtü ile kapanıp ev yapılıyor. Ve komşular birbirine misafirliğe gidiyorlar:) Ada ablası ile oynamaktan mest oluyor…

IMG_6371 IMG_6372 IMG_6373 IMG_6376

İki kardeş haftasonu yemek saatinden bir kare. Sohbetlerine doyum olmuyor…Ada nın son zamanlarda bazı öğünlerini tamamen kendi yemesini de burada belirteyim. Ada aslında havasında olduğunda, tıpkı bu resimdeki gibi kendi yemeğini hiç desteksiz kendi yiyiyor. Hatta ben bebek değilim bana yemek yedirme diye de söyleniyor.

IMG_6464    IMG_6470 IMG_6471

Bunların dışında, sayma çalışmaları bu aralar en çok yaptığımız çalışmalar, ayrıca Ferah ablası ile sayı ve şekil avını çok oynuyorlar. 7 ye kadar rakamları çok iyi tanıyor ve çoklu grup içinden seçebiliyor. 7 den sonrası henüz karışık.

Bu ara en sevdiği kitap  İş Bankası nın 501 farkı bul kitabı. Bu arada her akşam uyku öncesi en az 1 kitap okuyoruz. Pazarlığa tabi yattığımız saate göre de kimi zaman 2 kimi zaman Ada nın israrı üzerine 3 kitap bile okuyoruz. Fakat hala kitap konusunda tutucu. Dönem dönem bir seriye takılıp, hep aynı kitapları bana okutuyor. Yeni aldığım kitapları kabullenmesi zaman alıyor. Mesela en son aldığım kitaplarden “Tombik Ayı Hastalanınca” yı alalı epey zaman olmasına rağmen uzun süre okumak istemedi ve daha geçen haftalarda ancak okuduk . O da bir kez, şimdilik onu ikinci kez bile istemedi.

Yazmaya uzun bir ara verdikten sonra son 2 ayın özeti ve Ada nın etkinliklleri şimdilik özetle böyle….

Ada Hayvanat Bahçesinde…16 KASIM 2014

Bu sabah kahvaltıda ailecek günümüzü planlamaya başladık. Babamız Çiçekliköy de doğa yürüyüşünü teklif etti. Ve de doğada öğle yemeği pikniği (menüde ton balıklı sandwich  vardı)  Eda nın aklına Hayvanat Bahçesi geldi. Anne Ada daha hiç hayvanat bahçesine gitmedi ne olur onu hayvanat bahçesine götürelim dedi. Biz çok uzak olduğu için fikre sıcak bakmadık. Eda ile Ada örgütlenip, birden yok oldular.

Biraz sonr ellerinde ıpad ile geri döndüler. İkisininde baş yan tarafa doğru eğik, ıpad den arka planda klasik bir müzik çalıyor. Eda başladı konuşmaya, “Bu iki kardeş hayvanat bahçesine gitmek istemekteydiler. Ada daha hiç hayvanat bahçesi görmemişti” bu duygu sömürüsü üzerine  önce gülüp sonra da onlara hayır diyemedik tabi ki.  Ada nın ve Eda nın beraber zaman geçirmeyi çok sevdikleri Ali-Emir,Serbülent-Çiler i de bu programa dahil edip  Hayvanat Bahçesine gittik. Hava da beklentimizin üzerinde güzel olunca doğal ortamda  keyifli bir gün geçirdik. Ada ilk önce biraz korkup,  çitlerden çıkamazlar değil mi anne diye teyit aldı. Sonra tüm gezi boyunca Aslan sayıkladı. Aslan da neredeyse en son duraklarımızdan biriydi.

Hayvanat Bahçesinin hoparlörlerinden kapanıyoruz sesini duyana kadar dolaşıp, sonra dışarıya doğru yürüdüğümüzde Ada’ya burayı sevip sevmediğini sordum. Ada önce çok sevdim dedi. Sonra da ama ben buraya bir daha gelmem diye ekledi. Neden diye sorduğumda , “Çünkü bir kurbağa yok. Kurbağa görmedim” dedi:))

Ve bugünden işte birkaç kare;

IMG_6379 IMG_6385 IMG_6388 IMG_6396 IMG_6404 IMG_6407 IMG_6408 IMG_6411 IMG_6419 IMG_6424 IMG_6425 IMG_6426 IMG_6429 IMG_6434 IMG_6435 IMG_6439 IMG_6447

Minik Başak’ım Ada 3 Oldu…

 Kalbimin ikinci yarısı, canım kızım… işte 3 yaşını doldurdun ve hatta 1 ay geçti bile… Tam da doğduğun gün aşağıdaki maili hazırlıyordum ki Çeşme deki evimizden çam ağaçlarımızın kesimi ile ilgili bir haber aldık.  Bu habere çok üzüldüğümüz için,

senin doğum günün olmasına rağmen o saatten sonra kafamı toplayıp aşağıdaki yazıya devam edemedim. Fakat tılsımı gitmesin diye değiştirmek de istemedim.  Kaldığım yerden devam edeceğim yazmaya….
“Anne, bak sana bir şey söylicem ama kızmayacaksın, bak kızmayacaksın ama ve soru gelir ” yemekten sonra bana abur cubur verebilirmisin?”

“Anne yemeyeceğim söz bak söz veriyorum anne, sadece elimde tutcam”

“Anneee şu Eda ya bir şey söyle”

“Annee telefonum nerde yaaa”

“Bak rica ediyorum Eda “ütfen” diyorum . (henüz lütfen demiyoruz “ÜTFEN”)

“Annee Eda beni cimdiriyo”

“Abla ben seni çok seviyorum çünkü biz seninle kaadeşiz”

“Baba bana sakız getirdiğin için sana tedettür ederim” (henüz teşekkür değil “tedettür” diyoruz)

“Abla bak bana bunu yapmanı istemiyorum. Bak rica ediyorum”

“Baba bak nolur” tamam” de bak nolur “tamam” de.

“Anne şu Eda ya bir şey söyle bana “bebek” diyor. ben “bebek” değilim.”

Kalbimin ikinci yarısı küçük kızım, bundan  3 yıl önce yaklaşık 8 saat sonraydı seni kucağıma alışım. İkinci mucizemsin benim. Şimdi 3 yaşını doldurdun bile.

3 yaşında sana seni  anlatmayı hediye etmek istiyorum aslında,  ama nereden başlayacağımı bilemiyorum. Bu akşam seni yatırırken yine elinde telefon oluşundan bahsetmeliyim belki:)

Bir I- phone kılıfından çıkan mika telefon şeklindeki aparatı telefon yaptın kendine 1-2 aydır. Sürekli onunla birilerini arayıp tel konuşması yapıyorsun. 2 parça olan bu mika malzemeyi sürekli yere düşürüp ikiye ayırıp sonrada düzelttin diye mızıklamaya başlıyordun. Yere düşürmelerine  dayanamayınca ben Alaçatı pazarından sana bir ıphone kılıfı aldım. Çok mutlu oldun. Herkese telini gösteriyorusun. Vee onsuz asla hiç bir yere gitmiyorsun. Sürekli birilerini arayıp konuşuyorsun. Akşamları haydı uyku saati yatağa dediğimde. Telefonum nerede diye aranıyorsun ve onu bulup dur telefonumu kapatayım deyip kapatıyorsun.  Agustos da benim işte olduğum bir gün denize gitmek için hazırlanmışsınız. Sonra telefonunu almak istemişsin her gün olduğu gibi. Telefonu bulamamışsınız.  Ferah Ablanın sırtından ter akmış . Evin her yerinde telefon aramış ve maelesef bulamamış. En sonunda sen onun gerçekten çok çabaladığı halde bulamadığını görüp ikna olunca, tamam ama gelince yine arayalım diyerek denize gitmeyi kabul etmişsin.

Son zamanlarda bir de Eda nın sana “bebeksin” deyişine ciddi takıldın. Sen takıldıkça da Eda seni daha çok kızdırıyor. 3 gün önce yine sana bebek demiş. Sen de ben bebek değilim bebekler konuşamaz ben konuşabilirim deyince, Eda da sana iyi o zaman kanıtla dedi. Hadi  “transportation” de o zaman dedi.  Sen Eda nın İngilizce bir şey söylediğini anlamış olacaksın ki “one, two, three…” diye saymaya başladın. Eda çok güldü, sonra da iyi o zaman hadi bunu bil şunu bil diye sana farklı İngilizce kelimeler söyledi. Sen hepsinde sayı sayınca. Bu sefer “taka tuka” dedi. Sen de “tata tuta” deyip işte söyledim. Gördün mi ben bebek değilim dedin:)  Eda senin henüz “k” harfini tam söyleyemediğini biliyor ve hep sana içinde k olan kelimeler söyletiyor.

En sevdiğin oyunları düşünüyorum; saklambaç hala ilk sıralarda. Fakat 3. yaş doğum günü partinden beri en çok oynadığın oyun ise anneannenin aldığı bebek ve Ayla Teyze nin aldığı bebek arabası. Her zaman ki gibi bu oyuncakları da onlar ısmarladı ben aldım. Fakat ben bile alırken bu kadar seveceğini düşünmemiştim.  6 Eylül deki doğum günü partisinden beri evin içinde bu araba ve bebekle dolaşıyorsun. Bebeğin ismini anneannenle beraber Irmak koydunuz. Onunla sohbetlerini izlemek ayrı bir keyif:)

Bu aralar bir de neredeyse her akşam hafıza kartı oynuyoruz ailecek.   Bizim için hala evin en küçüüğü olduğundan, hafıza kartlarını bu kadar güzel oynaman çok hoşumuza gidiyor:) 2 aydır hafıza kartlarında gayet iyisin. Hatta bazen tam hatırlayamadıysan kartlara çaktırmadan iyice eğilip bakmaya kalkıyorsun. Eda da” anne Ada hile bile yapmaya başladı diye seni bana şikayet ediyor”

Sana doğum günü hediyesi olarak bir set de hayvan resimli hafıza kartı almıştık. Hem bunları oynuyoruz hem de ablandan kalan çok fazla miktarda Merakli Minik dergisinden çıkan hafıza kartları var hem de bunları oynuyoruz. Sen her seferinde kartları değiştirmeyi seviyorsun.

Stickerlar… Sevdiğin şeyleri yazarken sticker lardan bahsetmemek haksızlık olur. Benden sürekli ablanın ki gibi bir sticker dosyası istiyorsun. Baban sana Ramazan bayramında sticker kitabı hediye almış. Aslında bunun aynısından epey kullanılmış olanı ablanın da vardı. Şimdi iki sitcker kitabından da zaman zaman seninle yapıştırmalar yapıyoruz.

Kitaplar…

Bebekliğinden itibaren sen de kitapları çok önemsedeim aslında hatta öyle önemsedim ki, Türkiye de bebeklere yönelik çok fazla içerikli kitaplar bulamayınca, Amazon dan 7-8 tane kitap getirtmiştim senin için. Bu kitapları sen gerçekten çok sevdim.”Where is My MOm” isimli olanı hala okuyoruz arada bir. Çünkü anne ve beben saklambaç oynuyorlar. Ve sen bu kitabu bu sebeple çok seviyorsun.

İlk yılki bu kapakçıklı ve hareketli özellikli kitaplar dışında, hikaye şeklindeki kitapları genelde red ettin aslında. Hikayeyi pek dinlemek istemedin. Hatta bunu bir süre öncesine kadar ben bile kanıksamıştım. Bir ara sana her gece yatarken kitap okumaya çabalarken senin hiç ilgilenmediğini görünce bırakmıştım. Ama yaklaşık 3 aydır durum biraz daha farklı. Hatta son 1 aydır artık ciddi takip ediyorsun. Tabi genelde yeni kitaplara hemen şans tanımıyorsun. Hep var olanları tekrar tekrar okumak istiyorsun. “Tombik Ayı Acıkınca”,  “Üç Pisicik”, “Pepe Sayıları Öğreniyor”  en çok sevdiğin kitaplar.

Resim-Sanat…

Adacım senin eline boyaları verişim ilk aylarına dayanıyor aslında. Genel olarak su bazlı boyalar ile, fırçalı süngerli etkinlikleri çok seviyorsun. Bunun dışında çizebildiğin şekilller henzü sınırlı. Düz çizgi çizebiliyorsun, daire çizebiliyorsun, üçgen i çok düzgün olmasa da çizebiliyorsun. Bu arada A harfini de çizebiliyorsun ve “A” harfi çizince anne bak “Ada” yazdım diyorsun. İsmin de 2 tane A harfi olunca, A harfini isminle bütünleştirdin. Hatta yolda büyük harfler ile yazılmış bir dükkan ismi gördüysen ve için de A varsa anne bak Ada yazıyor diyorsun. 1 yazmayı biliyorsun bir de . Henüz  insan figürü çizmek çok ilgilini çkemiyor. Fakat 1 ay önce ablan sana kafa insan çizmeyi öğretmiş onun kine bakarak sen de çizmişsin. Onun fotoğrafını çekmeliydim ama atladım. Hiç de fena değil di:)

Bu ara elinde küçük bir defter ve bir kalem, sürekli ödev yapıyorum diye evde dolaşıyorsun.

Bir de kağıtları küçük küçük kesip, para yaptım diyorsun ve çantana dolduruyorsun.

Ablan ile “kafe” oyunu oynamayı, para ile allışveriş oyunlarını çok seviyorsun.

5 e kadar rakamları iyi tanıyorsun ve 5 e kadar çokluk sayabiliyorsun. (Ezbere değil , bunu özellikle yazıyorum çünkü bir kaç ay önce ezbere sayıyordun)

Bu ara seninle bol bol çokluk sayma etkinlikleri yapıyoruz.

IMG_2750

IMG_2751

 

 

Kukla Tiyatrosu Perdesi Yaptık…

Eda ile sömestre tatilimiz boyunca beraber yapmayı planladığımız etkinliklerden biride kukla tiyatro perdesi idi. Ada nın hastalığı girince  diğer planlarımız gibi bu da sekteye uğrasada bir gece Eda ya söz verdim. Tamam anneciğim bugün saat kaç olursa olsun yapacağız. “Söz!”

Uykusuzluktan ölüyor olsam da Eda ile azmedip, kukla tiyatro perdimizi yaptık. Eda nın bu yaşında hala tiyatro yu ve özellikle kukla tiyatrosunu çok sevmesi hoşuma gidiyor ve Kidstop günleri geliyor aklıma hep.  Drama öğretmenimiz Nilüfer Akcan’ın Eda nın mezuniyet andacında yaptığı yorum  ve Eda nın her bir hikayeyi nasılda içinde yaşadığını söylemesi…

Neyse büyük bir heyecanla Eda ile perdeyi yaptık. Bence fikir harika bir fikir.  Hatta biraz daha zaman ayrılsa çok daha özenli ve güzel yapılabilir. Ama biz çok kısıtlı bir zamanda aşağıdaki gibi birşey yaptık. Bizim sadece 1 saatimizi aldı. Sonra Eda nın doğum gününe kadar bunu revize edip geliştireceğiz.

Perdeyi yapalı bir kaç gün olmasına rağmen yine gribal hastalıklar sebebiyle oynatamamıştık.

Bugün Foça dönüşü çocuklar yıkandıktan sonra uyku saatimizi hala zaman vardı ve hemen  kukla tiyatrosu yapmaya karar verdik. Perdemizi salon kapımıza astık.  Zaten perde açık bir kapıya asılmak üzere tasarlanmıştı.

Eda kukla yerine miniş köpekleri ile kukla tiyatrosu yapmak istedi. İlk önce Ada da bizim gibi seyirci oldu. Çünkü Eda o tiyatrosunu bozduğu için onu istemiyordu.

Tiyatronun konusu  “Kemiğini Kaybedeb Köpek” idi. Ada bu hikaye ye bayıldı. Hızını alamayıp bir ara kafasını pencereden içeriye bile soktu. Tabii Eda herseferinde delirdi. Ada en sonunda köpekleri de alıp oynatmaya kalkınca Eda sinirlenip tiyatroyu kesti. Ada da fırsat bu fırsat arkaya geçip kendi oynatmaya başladı.

Öyle ya da böyle bizimkiler tiyatronun  her türü her daim seviyorlar. Bu güzel tiyatro perdesinden yapmayı herkese tavsiye ediyoruz

Kolajlar32 Kolajlar33 şubat20142 şubat20143

Yeşil Renk Avımız…

Post gecikmeli eklendi. Etkinlik 24.Ocak 2014 e ait:)

Bu sabah evdeydim. Eda nın karne günü. Öğle saatlerinde karne töreni için okula gideceğimden Ada ile yarım günümüz vardı.  Önce biraz oyuncakları ile oynadıktan sonra,  ” yeşil” renk etkinlikleri yapmaya karar verdik. Önce 2 sepet aldık. Sepeti tutmak ile Ada nın hoşuna gitti. Biri benim için biri Ada için. Sepetleri kolumuza takıp,  evin içerisinde “Yeşil Renk avına çıktık”. Daha önce benzer etkinliği kırmızı içinde yapmıştık. Ada o zamanda çok eğlenmişti. Bir önceki yazımda Ada nın yeşil ve sarı dışındaki renklere aşina olduğunu yazmıştım. Yeşil i daha önceleri mavi ile karıştırdığından çok üzerinde durmamıştım. Yeşile mavi dediğinde ise evet benziyor ama değil demiştim. Çocuk da nasıl olduysa yeşil mavi diye kaldı. Ben yeşil dediğimde de şimdi bana “evet ama benziyor :))” diyor. İşte bu sebeple bugün biraz “yeşil” konuştuk. Daha önce kırmızı renk avımızda olduğu gibi gibi “Biz renk avcılarıyız” şarkımızı söyleyip yeşil materyalleri evin değişik odalarından toplayıp sepetimizi doldurduk.

Sonra da Ada son zamanlarda çok sevdiği için kolaj ve resim karışık “yeşil temalı” bir sanat çalışması yaptık. Bu çalışma için evde yeşil olan ve kağıda yağıştırmaya uygun olabilecek materyalleri bir araya getirdim. Biz yeşil daire stciker, yeşil pul, yeşil karton parçaları, yeşil pipet , yeşil akrilik boya ve kolaj malzemelerini yapıştırması için beyaz tutkal kullandık. Ada ençok yeşil sticker lar ile ilgilendi. Bu sıralar sticker yapıştırmayı çok seviyor. Epeyce bir sticker yapıştırdı. Hatta sticker lara bir de  sünger ile tutkal sürdü. Ve işte “Yeşil temalı resimdeki sanat çalışmamız ” çıktı ortaya.

Kolajlar42

Kolajlar41

Renkli Tırtıl Etkinliğimiz…

Son zamanlarda Ada giysilerinde ki “çıt çıt, düğme ve fermuarı kendim kapatacağım ve kendim açacağım gibi sıklaşan istekler ile gelmeye başlayınca ben de önce düğmeden kumaş parçalarını geçirme etkiniliği hazırladım Ada’ya . İri bir düğmeyi bir kurdelenin ucuna diktim. Sonra da keçeden rengarenk kare parçalar kesip, ortalarına bir kesik attım. Bu keçeleri düğmeden geçirerek kurdelenin üzerine nasıl dizeceğini  Ada ya bir sunum ile gösterdim.

Her Montessori etkinliğini sunarken yaptığım gibi mümkün olduğunca Ada’yı hep soluma oturtuyorum. Böylelikle Ada benim nasıl yaptığımı tam olarak izleyebiliyor.

Etkinliği Ada ya ilk sunduğumda keçeleri düğmeden geçirmede zorlandı ve benden yardım istedi. Ben düğmeyi tuttum o keçelerin kesik kısmını kocaman iki eliyle genişleterek açtı. Ve Etkinliği ikimizin bu şekilde yapması konusunda israr etti. Sonraki zamanlarda yine etkinliği beraber yapmak konusunda israr etti. Onun isteğini yerine getirdim ama aynı zamanda etkinliği ona  bir kez daha sundum. Ve sonunda keçeleri kendi kendine kurdeleye dizmeyi başardı. Ada bu etkinlikle çok ama çok ilgilendi diyemeceğim ama zaman zaman eline alıp bir iki keçe geçiriyor. Biz de böylece ilikleme becerisi ile ilgili bir giriş yapmış olduk aynı zamanda da ince motor gelişimini ve aynı zamanda el-göz koordinasyonunu ve dizerken renklerin tekrarını da sağlayarak tam da ADa nın yaşına uygun yeni bir oyuncağa daha sahip olmuş olduk.IMG_1925 IMG_1928 IMG_9205 IMG_9206 IMG_9207

Ada ve Renkler…

Ada bir süredir  renklere merak sardı . Ama epey bir zaman renkleri hep yanlış söyledi. Son 1 aydır ise özellikle bazı renkleri çok iyi biliyor. Bunlar;

mavi, kırmızı, portakal rengi(turuncu), siyah, pembe, mor (mor u bazen şaşırıyor), çikolaya rengi dediği kahverengi

hala karıştırdığı renkler ise yeşil ve sarı.

Şimdi okuduğumuz kitaplarda, ya da bazı  etkinlikler de  ve özellikle de hamur oyunlarımızda bol bol renkleri tekrarlıyoruz.

Genelde de renk  eşleştirme ve gruplama  oyunları oynuyoruz. İşte son zamanlarda oynadığımız renklerine göre gruplama oyunlarından bir tanesi..

Ben bu etkinliği çok çok zaman öncede sunmuştum. Ama ADa renklerine bakmadan tabağa sıralamıştı düğmeleri şimdi ise. Gruplayalım dediğimde çalışmayı renklerine göre gruplayarak yapabiliyor.IMG_1950 IMG_1953  IMG_1946

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."