Kategori arşivi: 2 Yaş

Yeşil Renk Avımız…

Post gecikmeli eklendi. Etkinlik 24.Ocak 2014 e ait:)

Bu sabah evdeydim. Eda nın karne günü. Öğle saatlerinde karne töreni için okula gideceğimden Ada ile yarım günümüz vardı.  Önce biraz oyuncakları ile oynadıktan sonra,  ” yeşil” renk etkinlikleri yapmaya karar verdik. Önce 2 sepet aldık. Sepeti tutmak ile Ada nın hoşuna gitti. Biri benim için biri Ada için. Sepetleri kolumuza takıp,  evin içerisinde “Yeşil Renk avına çıktık”. Daha önce benzer etkinliği kırmızı içinde yapmıştık. Ada o zamanda çok eğlenmişti. Bir önceki yazımda Ada nın yeşil ve sarı dışındaki renklere aşina olduğunu yazmıştım. Yeşil i daha önceleri mavi ile karıştırdığından çok üzerinde durmamıştım. Yeşile mavi dediğinde ise evet benziyor ama değil demiştim. Çocuk da nasıl olduysa yeşil mavi diye kaldı. Ben yeşil dediğimde de şimdi bana “evet ama benziyor :))” diyor. İşte bu sebeple bugün biraz “yeşil” konuştuk. Daha önce kırmızı renk avımızda olduğu gibi gibi “Biz renk avcılarıyız” şarkımızı söyleyip yeşil materyalleri evin değişik odalarından toplayıp sepetimizi doldurduk.

Sonra da Ada son zamanlarda çok sevdiği için kolaj ve resim karışık “yeşil temalı” bir sanat çalışması yaptık. Bu çalışma için evde yeşil olan ve kağıda yağıştırmaya uygun olabilecek materyalleri bir araya getirdim. Biz yeşil daire stciker, yeşil pul, yeşil karton parçaları, yeşil pipet , yeşil akrilik boya ve kolaj malzemelerini yapıştırması için beyaz tutkal kullandık. Ada ençok yeşil sticker lar ile ilgilendi. Bu sıralar sticker yapıştırmayı çok seviyor. Epeyce bir sticker yapıştırdı. Hatta sticker lara bir de  sünger ile tutkal sürdü. Ve işte “Yeşil temalı resimdeki sanat çalışmamız ” çıktı ortaya.

Kolajlar42

Kolajlar41

Reklamlar

Ada Meyve Hazırlıyor…

Bu sıralar Ada mutfak işlerine çok sardı. Mutfağa gelip “Anne ne yapıyorsun” diye soruyor. Ve ikinci soru” Sana yardım edebilir?” Dün akşam da buzdolabından meyve çıkarırken aynı soruları sordu bana.Tabii daha cevabı bile beklemeden sandalyeyi tezgaha doğru çekmeye başladı. Ben de kendi masasında hem kendine hem ablasına meyve hazırlayabileceğini söyledim.

Önce bir mandalini kendi başına soydu. Ben de o sırada ona kesmesi için elmaları soyup dilip hazırladım.

O sonra elmaları daha küçük parçalara ayırdı. Bu ara ciddi bir şekilde bıçak kullanmaya takmış durumda. Ada ya sadece bambu bıçak ve meyve bıçağını kontrollü olarak veriyorum. Ama bu ara sürekli  çekmececi açıp açıp kendi meyve bıçağı alıyor. bu sebeple sürekli onunla konuşuyorum. Her bıçağı çocukların kullanamayacağı tehlikeli olduğu vs.

Ada resimdeki elmaları kendi dildi. Mandalini soyduktan sonrada elinde parçalamak yerine bıçakla ayırmayı seviyor. Ve akşam meyvemiz hazır:)

IMG_4083IMG_4081

IMG_4076

IMG_4077

Baba ve Kızları Mutfakta…

Bu yazıyı 11 Ekim’de eklemem gerekiyordu . Fakat fotografları yanlışlıkla Agustos ayı dizinime atınca yazıyı eklemeyi de unutmuşum. 11 Ekim okul dönüşü Eda okuldaki puding e doyamadığını ve eve gidince puding yapmamı rica etti. Ben de babasının da çok sevdiği Bisküvili pasta yapmayı önerdim. Eda çok sevindi. Fakat hazır puding kullanmayacaktık. Yemekten sonra  kakao, un, siyah şeker ve yumurta ile puding pişirdim. Karıştırmasını Eda yaptı. Sonra mutfak tezgahını boşlatıp alanı babamıza ve kızlara bıraktım.

Eda ve Ada bisküvileri sıraladı, babamız ve Eda pudingi döktü. Ev Yapımı pudingden bisküvi pastamız hem kızları mutlu etti hem de hazır olan tek malzeme bisküvi olduğu için ben çocukların bunu yemesinden mutlu oldum.AUGUST131031  AUGUST131033 AUGUST131036 AUGUST131051  AUGUST131064 AUGUST131065 AUGUST131066

Sök Tak Oyuncağımızla Oynuyoruz…

Çek Tak Oyuncaklar: Ada nın rafında uzun zamandır duran oyuncaklardan biride bu halkalar. Ada bu oyuncağı genelde hep yarım bırakırdı. Ve hepsini geçirip tamamladığı hiç olmamıştı. Fakat geçen hafta 2 gün üst üste defalarca bu oyuncağı ile oynadı ve her seferinde tamamladı. Aslında şimdiki akllım olsa böyle bir oyuncağı ilk aşama olarak aynı boyuttaki halkalar şekline olanını alırdım. Halkaların büyüklüğü şuan onun için çok önemli değil. Bende hazır bulunuşluğunu artırmak içi her seferinde oyuncağı Ada nın oyun halısı üzerine küçükten büyüğe doğru sıralayarak bırakıyorum. Ve elime her bir parçayı alıp, elimle dokunup, kavrayıp, hımm bu büyük, hımm bu küçük diyerek kendi kendime yorumlarda bulunuyorum. Hatta Eda evde olduğu zamanlar bana çok gülüyor. Anne ne yapıyorsun diyor:)

Aslında çok daha küçük yaş grubunda önerilen bu oyuncağı biz neredeyse 1 yıldır evimizde tutuyorduk fakat Ada 2 haftadır bu oyuncakla etkin oynuyor:)

eos400_0316 eos400_0317 eos400_0326 eos400_0328 eos400_0329

Meyve Baskısı…

Bu aralar baskılardan gidiyoruz. Ama bu gerçekten zevkli bir çalışma oldu. Yaz başından beri Ada ile  yavaş yavaş renkleri çalışmaya başlamıştık. Ada  şimdilik kırmızı, mavi ve sarı yı tanıyor. Ama bazen hala  yanlış cevap da verebiliyor:) Maviyi pek çuvallama ihtimali yok çünkü ilk öğrendi isim rengi mavi. Bu yüzden ne renk sorusunu genel cevabı “mavi” oluyor:)

Bugün 17:00 işten sonra Eda yı alıp eve geldim. Eda haftasonu olduğı  için en büyük lüksü olarak hemen TV başına geçti. Ben allahtan yemeğim dünden hazır olduğu için Ada ile oyuna koyuldum. Önce biraz saklambaç oynadık (hala Ada yı en mutlu eden oyunlardan). Sonra  holde top kovalamaca gibi çok da bir anlamı olmayan aksiyonlu ” ay ben tuttum” hadi ADA topu sen yakala ”  vs şekline koşmacalı oyunlar oynadık. Ada kıkır kıkır gülmekten neredeyse katıldı oynarken. Sonra gecen hafta kurduğumuz Eda nın evinin içinde biraz bebekleri ile “miş” li oyunlardan oynadık. Şakadan bebeğini yedirdik. Şakadan onu uyuttuk vs.

Eda Tv saati bitince odasında Şirinler oyuncaklarının başına geçip oyun  oynamaya başladı. Ama tabii ADa onu rahat bırakmadı. Başladılar didişmeye! Ben de bu sırada yemekleri ısıtıp, masayı akşam yemeğine hazırlama çabasındayım. En sonunda Eda Ada yı kucakladığı gibi odasından  kapı dışarı etti. Ada ağlıyor. Oyy tam kriz halleri. Ada hadi gel  seninle boya yapalım dedim ve hoop aklıma bir süre önce  bir siteden gördüğüm meyve baskıları geldi. Hemen evde olanlarla yetinip, bir kabak, bir limon ve elma aldım. Ve bu meyvelerin renginde akrilik boyaları çıkardım. Önce sanat aktivitemizi küçük bir eşleştirme oyunu ile başlattım. Elmayı elime alıp Ada cım sence bu boyalardan hangisinin rengine benziyor? Kırmızıya mı, sarıya mı, yeşile mi? Ada bütün meyveleri ve renkleri doğru bir şekilde eşleştirdi. Her eşleştirdiği renkle meyveyi boyayıp (fırça ya da sünger ile. ben ikisini de koydum Ada da ikisini de kullandı) kağıda baskı yapmayı ona gösterdim. Sonra Ada da aynısını yaptı. Bence oldukça keyifli bir çalışma oldu. Biz bunu zaman zaman tekrarlayacağız renkleri çalışırken. Tabii meyve sayımızı arttırarak. eos400_0344  eos400_0346 eos400_0347 eos400_0348   eos400_0355 eos400_0356 eos400_0358 eos400_0359 eos400_0363 eos400_0365

Ah o parmaklar…

Ada dogduğundan beri parmaklarını emiyor. Sol el işaret parmağı ve orta parmak. İLk zamanlar doktorumuzun 7 ay civarı bırakır demesiyle hiçde üzerinde durmadık. Fakat 7 ay oldu, 12 ay oldu hiç birşey değişmedi. Hatta tamda tersine Ada elini artan bir ivme ile emmeye devam etti. Ada 14 aylık iken fikrine çok güvendiğim bir çocuk psikoloğuna gittik. O da parmak emmesini hiç önemsemedi ve kaç yaşına kadar emebilirki ilkokulda bırakır diyerek bizi o an için rahatlattı. Taa bu yaza kadar ben de kim nederse desin üstünde durmadım. Zaten okuduğum tüm kaynaklar ve araştırmalarda bizim dr lerle paralel düşünüyorlardı. Fakat son zamanlarda çevrenin “Kız çıkar elini” , “sen hala parmak mı emiyorsunvs” gibi gereksiz yorumları çocuğu dahada perçinledi ve Ada da parmak emme zirve yaptı. Yazın Çeşme deki acı oje ve bant sarma çalışmalarımızda çevrenin gereksiz yerde yorumlarıyla  başarısızlığa uğradı. Ve nihayet İzmir e döndük,  yalnızız. 3 gün önce  (bu gece 4. gecemiz)  Ada nın parmaklarını yine bantladım. Ve onunla konuştum. Ona yardımcı olacağımı parmak emmek isterse benden badem, fındık ya da kurabiye isteyebileceğini söyledim. İsterse Ada nın bunu başarabileceğini anlattım. Şİmdilik gündüzleri gayet iyiyiz. Fakat geceleri küçük çapta bir kriz yaşıyorduk ki bugün uzun süre uykuya dalamaması dışında sessiz ve ağlamasız, stressiz bir şekilde uyuduk. Ada nın bu enerjisinden dolayı ben de şuan biraz daha iyiyim. Yoksa o üzüldükçe ben 2 kat daha üzülüyordum ve moral bozukluğundan inanılmaz keyifsizdim. Her nekadar bunların çok da önemli şeyler olmadığını , bilsemde, yeterki kızlarım sağlıklı olsunlar ve derdimiz parmak emmek olsun desemde, bu yaz Çeşme de hissettiğim o ki Ada büyüdükçe hiç üstlerine vazife olmasa da çevreni gereksiz yorumları ve müdahalesi  hem onu hem benin rahatsız edecek . İşte bu yüzden ta derinden diliyorum ki; inşallah  bu girilşimimiz başarılı sonuçlanır ve Ada yı parmak emmekten sorunsuz ve problemsiz bir şekilde kurtarırız.

HADİ ADA BAŞARABİLİRSİN KÜÇÜK KUZUM!

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."