Kategori arşivi: İlkler

Ada Hayvanat Bahçesinde…16 KASIM 2014

Bu sabah kahvaltıda ailecek günümüzü planlamaya başladık. Babamız Çiçekliköy de doğa yürüyüşünü teklif etti. Ve de doğada öğle yemeği pikniği (menüde ton balıklı sandwich  vardı)  Eda nın aklına Hayvanat Bahçesi geldi. Anne Ada daha hiç hayvanat bahçesine gitmedi ne olur onu hayvanat bahçesine götürelim dedi. Biz çok uzak olduğu için fikre sıcak bakmadık. Eda ile Ada örgütlenip, birden yok oldular.

Biraz sonr ellerinde ıpad ile geri döndüler. İkisininde baş yan tarafa doğru eğik, ıpad den arka planda klasik bir müzik çalıyor. Eda başladı konuşmaya, “Bu iki kardeş hayvanat bahçesine gitmek istemekteydiler. Ada daha hiç hayvanat bahçesi görmemişti” bu duygu sömürüsü üzerine  önce gülüp sonra da onlara hayır diyemedik tabi ki.  Ada nın ve Eda nın beraber zaman geçirmeyi çok sevdikleri Ali-Emir,Serbülent-Çiler i de bu programa dahil edip  Hayvanat Bahçesine gittik. Hava da beklentimizin üzerinde güzel olunca doğal ortamda  keyifli bir gün geçirdik. Ada ilk önce biraz korkup,  çitlerden çıkamazlar değil mi anne diye teyit aldı. Sonra tüm gezi boyunca Aslan sayıkladı. Aslan da neredeyse en son duraklarımızdan biriydi.

Hayvanat Bahçesinin hoparlörlerinden kapanıyoruz sesini duyana kadar dolaşıp, sonra dışarıya doğru yürüdüğümüzde Ada’ya burayı sevip sevmediğini sordum. Ada önce çok sevdim dedi. Sonra da ama ben buraya bir daha gelmem diye ekledi. Neden diye sorduğumda , “Çünkü bir kurbağa yok. Kurbağa görmedim” dedi:))

Ve bugünden işte birkaç kare;

IMG_6379 IMG_6385 IMG_6388 IMG_6396 IMG_6404 IMG_6407 IMG_6408 IMG_6411 IMG_6419 IMG_6424 IMG_6425 IMG_6426 IMG_6429 IMG_6434 IMG_6435 IMG_6439 IMG_6447

Reklamlar

Yalım’ın Kırkı Uçtuu…

Yazılarıma bakarken bu yazının içinin boş olduğunu farkettim. Son zamanlarda  yoğunluktan yayınladığım sandığım yazıları yayınlayamaz ve hatta yazdığım taslaklarına da ulaşamaz oldum. En son geçen haftalarda gezi yazılarımda geldi başıma bu. Önce bilgisayarıma yazıp, sonra buraya kopyalama işini de bir türlü düzene oturtamadım. Neyse gelelim Yalım ın bize ilk 40 gezmesine;

Yalım bize ilk 8 Kasım da gelmişti. Bu sebele yazıyı Ocak 2014 de yazıyor olsamda yayınlanma tarihini 8 Kasım olarak bırakacağım.

Yalım ‘a kırk gezmesi olarak Ada ya da aldığım puset örtüsü ve şemsiyesinden almıştım. Bunları tül ile paketlemeye karar verdim. Şemsiyeyi açık olarak tülledim içine de yumurta ve uğur kavanozlarını koydum. 4 adet kavanozdan birine şeker, birine parlatılmış uğur parası, diğerine un ve bir diğerine de tuz koyarak aşağıdaki etiketlerle etikiketledim. Birde Yalım ın fotosunun da olduğu bir Hoş geldin yazısı hazırlayıp beyaz bir çerçevenin içine bu yazıyı koydum. Hepsini şemsiyenin içine yerleştirip tül ve kurdelelerle süsledim. Hazırlaması da hediye etmesi de çok keyifli oldu. Biz Yalım ın bize ilk gelişini ve bu sebeple kırk uçurmasını böyle küçük bir seremoni ile yaptık. YALIM MIN KIRKI UÇTU….

Slide1

2011-11-04 Kasım2011 2011-11-04 Kasım20111

Ada 2 Oldu…Kurabiye Canavarı ve Elmo’lu Kutlama

Ada nın doğum gününe 1 hafta kaladan beri her akşan yatmadan önce onu doğumgününe hazırlamaya çalışıyorum. Yatacağız kalkacağız, yatacağız kalkacağız Ada nın doğumgünü olacak. Anneanne gelecek babaanne gelecek, dede, Melis, teyze, hala, Demir Abi herkes gelecek. Ada nın kocaman bir doğum günü pastası olacak. Pasta nın üzerinde 2 tane mum olacak . Ada 2 tane mum üfleyecek. 1,2. Sonra herkes Ada yı  alkışlayacak. İyi ki doğdun ADA, iyiki doğdun ADa… diyecekler. Sonra Ada ya soracaklar “Ada sen kaç oldun?” Ada’nınn cevabı “5” . Anneciğim 5 olmadın 2 oldun. (Parmaklarla gösterilir. 1,2). Sonra aynı seremoni hergün tekrarlanır. Doğum gününe 2 gün kala aynı uyku öncesi anlatımdan sonra Ada sen kaç oldun “3” . Anneciğim 3 olmadın 2 oldun. Neyse en azından “2” ye +1 sapma ile yaklaştık. Enteresan olan 1 yaşında bile kaç yaşındasın dediğimizde “1” diyen Ada, “2” yi bir türlü benimsemedi:) Ada “3” dese de  geçtiğimiz Pazar günü  aile arasında küçük bir kutlama ile 2 yaşına girdi. Ada  sabah 08:30 da kalktı. Eda ile önceden planladığımız gibi ona 1 taç ve pelerin hazırladık. Babamızı da kaldırdık. Ada yı salonun ortasına küçük bir sandalyeye oturttuk. Tacı ve pelerini taktık. Müziği açtık. Eda ile beraber bizim evin klasikleşen “Bugün senin doğum günün” şarkısı ile Ada nın çevresinde dans etmeye başladık. Sözler şöyle; “Bugün senin doğum günün bilmeni isteriz. Kraliçesi sensin günün dile istediğini, senin için dans ediyoruz ve dönüyoruz. Ve kraliçenin önünde diz çekiyoruz. Ve Ada nın önünde diz çöküp ona dilekte bulunmasını istedik” Ada nın dileği “bi da” ! Anlaşılan Ada bu seremoniyi beğendi ve bize bir daha dans ettirdi. Tabi babasının dediği gibi Ada doğum günü sabahı kraliçe gibi uyandırılınca bütün bir gün şımarıklık tavan vaziyette mızmızlık yaptı. Ama ne mutlu ki doğum günü sırasında bu kaprisi üzerinden çabuk attı ve doğum gününün tadını doyasıya çıkardı. Doğum Günümüzden kısa anılar;

Temamız haftalar önceden ablamız tarafından Elmo ve Kurabiye Canavarı olarak belirlenmişti bile. Çünkü Ada nın tek bildiği karakter Elmo ve aynı zamanda izlediği tek TV programı. O da çok müzikli olduğu için seviyor. Genelde ayakta ve dans ederek izliyor Elmo yu. Hata bu yaz yazlıkta ona tavşan alacağımızı söylediğimizde Adı ne olsun dediğimiz de “Elmoo” diye bağırmıştı. Ben bu sene bir tema düşünmediğimden başta Eda nın fikrine soğuk baksam da iyi ki Eda böyle düşünmüş diyorum. Çünkü hem Ada çok sevindi. Hem de Elmo ve Kurabiye canavarı bütün yaz İkea tarçınlı kurabiye kutusunu işaret edip “anne kuabi, lütfen küçücük” diye istek de bulan evimizin minik kurabiye canavarına cuk diye oturdu.

Eda doğum günümüze 2 gün kala anne sizin hiç vicdanınız sizlamıyor mu. Kardeşimin doğum gününe 2 gün kaldı ve daha hiç bir şey yapmadınız mı deyince, anne 2 gün içinde 1 el yapımı banner, 1 küçük poster, 1-2 muffin süsü, ve hediyelik Eda ve Ada nın fotolarından oluşan bir  çerçeve hazırladı. Çok kapsamlı olmasa da sade keyifli  güzel bir doğum günü kutlaması oldu.

Ada  bu arada doğum günü boyunca “iyi ki doğdun pasta” dedi durdu. Ada pasta ya “iyi ki doğdun pasta” diyor:) Bütün yaz Özsüt e oturduğumzda ne yiyeceksin diye sorduğumuzda “iyi ki doğdun pasta” dedi. Ya da bir pasta görsün “iyi ki doğdun pasta” diyor. Doğum gününde de ne yiyorsun diye sorduğumuzda cevap “iyi ki doğdun pasta!”

Ada pastasında ki mumları defalarca üfledi. Pasttasını dakikalarca inceledi. Ablası ile beraber pastayı kestiler. Şeker hamuru yediler. Sonra ablası Ada ya hediyesini verdi. Elmo Seti. Kitap ve 10 CD den oluşan Elmo setini DR da görünce Eda çok sevinmişti ve hemen kardeşine almıştı.

Ada hediyelerini “benim hediyem “benim hediyem” diyerek keyifle açtı.  Hatta ferah Ablasının telefonu Julia telefonun paketini ablası açınca bir ara kıyamet koptu “benim hediyem açma diye” Şimdi evde hala doğum günü hediyeleri ile oynarken “benim hediyem” diye dolanıyor.

Ada nın doğum günü kostümüne gelince üstünün işlemesi yine her zamanki gibi Ferah Ablamıza ait. Etek ve genel aksesuarı da ben yaptım. Çok cici bir kostüm oldu. Doğum günlerinde kızlara tütü giydirmeyi seviyorum. Fotolarda çok hoş görünüyor.

Doğum günü gecesi Ada yatağa yattığında çok yorgundu. Sıcak bir banyo sonrası nerediyse uyudu uyuyacak derken bir kaç kez gözünü açıp; “Anne ben iyiki doğdun pasta kestim”, sonra tekrar yatıp bir süre sonra tekrar kalkıp “Anne Melis geldi” bir süre sonra, “Anne ben mum üfledim”  gibi yorumlarla defalarca yatağın ortasına oturdu. Kuzucum belliki günü çok yoğun yaşamış ve mutlu olmuş. Günün heyecanından bir süre yorgun olmasına rağmen uyuyamadı.

Evimizin kıvırcık kızı (bu ara saçlar kıvır kıvır:)  küçük Ada mız bu heyacanın ve mutluluğun hep sürsün  küçük kızım. Sağlıklı ve beraber nice kutlamalarımıza. SENİ ÇOK SEVİYORUM…

AUGUST130550 AUGUST130551 AUGUST130555 12079_10151868887802360_1048435040_n 15988_10151868887512360_655065546_n 529169_10151868889537360_1280417056_n 530544_10151868887697360_1582022537_n 532131_10151868888062360_1741265786_n 547487_10151868889352360_2106148563_n 581837_10151868889452360_1676859083_n 993732_10151868888562360_568805486_n 999221_10151868889137360_933240364_n 1229849_10151868888497360_622932950_n 1236028_10151868889642360_1246926965_n 1236708_10151868888407360_1536648144_n 1237181_10151868887742360_409164303_n 1240243_10151868888647360_1903984514_n 1240317_10151868889712360_927439915_n

Eda ve Sörf…

Eda 29 Temmuz da surfe başladı. Haftanın 3 günü 2 şer saat gidiyor. Eda yı servise verdiğimiz için 2 haftadır foto çekme fırsatım olmamıştı. Bugün Eda yı sörfe ben bıraktım ve hem bol bol foto ve videosunu çektim hem de izleme şansım oldu. Eda belli ki sörf yapmaktan çok hoşlanıyor.

Bu sabah Ada nın ” anne bişe göstecem” diye defalarca tekrarlayan cümleleri ve arkasından “Eda aba bişe göstecem” diye ablasını uyandırma çabaları ile saat 09:00 da Eda ve ben zorla gözümüzü açtık. Ben daha yatakda iken Eda ya “Eda bugün bir yerlere kahvaltıya gidelim mi? Canım hiç kahvaltı hazırlamak istemiyor” dedim. Eda daha uyku sersemliği içinde bana şu yanıtı verdi. “Anne sen sanıırm unuttun ama benim bugün Sörfüm var!” “iyi de anneciğim saat daha sabahın 09:00 u sörfün saat 14:00 de! dedim. “Hımm tamam o zaman gidelim” dedi:). Anlaşılan o ki Eda sörfle yatıyor, sörfle kalkıyor. Babasına bu konuda Eda yı etiketlediği için ne kadar kızsamda sanırım Eda gerçekten top sporlarının aksine denge sporlarında oldukça başarılı olacak. (Jimnastik, Kayak, sörf, bisiklet vs) Oysa babasının iddiasına göre ne kadar ders alırsa alsın toplu sporlar Eda ya göre değil. (şuan Tenis dersi alıyor!) Babasının “toplu sporlar Eda ya göre değil ” etiketlemesine illet olsamda Eda nın tenise giderken ki heyecanı ile Sörfe giderken ki heyecanı arasındaki farkı görmezlikten gelmekte dogru olmaz.

 

Bugün sörfte kızımı izlerken bir kez daha gurur duydum. O gayreti, o çabası gerçekten takdir edilecek cinstendi. Grubundaki kendinden 1 yaş büyük ve yaşıt 2 oğlan arkadaşı suyun içinde sörf  board ununüzerine  binmeye çalışırlarken o defalarca gidip geldi.

Küçük kızıma sörf yapmak öyle de yakışmış kı! İnşallah ileride de aynı heyecanla devam edeceği bir spor olur sörf Eda için. 004 page_3 (1) 006 page_5 (1) 010 page_9 (1) 003 page_2 (1) 002 page_1 (1) 001 front_cover (1)

Eda’nın Yoğun Günü ve “Leyla The Band” konseri

Eda bugün sabah kahvaltısını yaptıktan sonra hemen dün aldığı “Saftirik -İŞte Şimdi Yandık” kitabını okumaya başladı. Belli ki bu kitap şuan okumaya devam ettiği “Yaramazlık Bizim İşimiz” kitabından daha çok ilgisini çekti. Ben de diğerini bitirmeden yeni kitaba başlamasından çok hoşlanmasamda şuan severek okumasını ve hız kazanmasını yeğlediğim için yorum yapmadım. Dün DR den kitabı alır almaz arabada yol boyunca okuya okuya gelmişti zaten. Bugün de bana  sabah kalkar kalkmaz satır satır okuduğu kısmı büyük bir heyecanla anlattı. Kahvaltı merasimimizden sonra makinaya çamaşır atmam gerektiğinden  10-15 dakika kardeşi ile oynamasını rica ettim Eda dan. Eda da son zamanlarda favorisi olan “kendi hamurunu yapma”  etkinliğini tekrarlamak istedi .2 kardeş hamur yapıp oynadıktan sonra Eda nın sörfe gitme vakti gelmişti bile. Eda 13:00-16:00 arası sorfte idi. 16:00 da bugün  sorften onu ben aldım. Orada bir kafede oturup anne-kız  birşeyler yedik sohbet ettik. Arkadaşlıklardan bahsettik. 1 saatlik aramızı böyle geçirdikten sonra Eda nın Tenis dersi olduğu için, Tenis kulubune gittik. Kulupten eve dönerken babası bizi arayarak Eda nın yazın başından beri gitmek istediği “Leyla The Band” konserinin bu akşam olduğunu hatırlattı. Eda çok sevindi. İlk kez Eda nın istemesi üzerine Çeşme Açıkhava da bir konsere gidecektik. Zaman ne kadar da hızlı geçiyor. Kızımız büyüdü ve şimdi bizden konser talep ediyor. Leyla ile Mecnun dizisinin resmen fun larından olan Eda şimdi de bu dizi oyuncularından oluşan grubun konserine gidecekti. Eda  konserden çok keyif aldı. Grup henüz çok bilinmediği için Açıkhava nın çok kalabalık olmaması bize bu seferlik yaradı. Hatta Ada ve ben bile konserdeydik. Ada da herkes bağıra bağıra şarkı söyledikçe coştu ve dans edip  durdu. Eda da konseri en ön sıralarda sandalye tepesinde dans ederek izledi. Dönüş yolunda o kadar çok yorulmuştu ki arabaya biner binmez uyudu.

AGUSTOS20134

AGUSTOS20135

Ada Haşlanmış Yumurta Yemeye başladı…

Ada yumurtayı ya krep ya da omlet olarak yiyiyordu. Haşlanmış yumurtayı ise mamasının içine ezerek veriyorduk. Uzun saüreden beri haşlanmış yumurtayı tek vermeye çalışıyorduk. Bu  normal kahvaltıya geçişte ki en büyük basamağımız olacaktı. Fakat Ada haşlanmış yumurtayı sürekli red ediyordu.

Ferah Hn la bir kaç gün önce yine denemeler yapalım diye konuşmuştuk. Pazartesi günü ben işte iken Ferah Hn önüne bir örtğ serip kabuklu yumurtayı eline vermiş. Ada yumurtayı kendi soymuş. Ve sonra da dünyadaki bütün çocuklar yumurtasını yiyiyor.  Sen de kendin yemelisin demiş Ada nasıl olsuysa kopara kopara yumurtayı yemiş. Dün yine haşlanmış yumurta verdik ve sonuç yine başarılı. “Dünyadaki bütün çocuklar” başlangıç cümlemizi bir önceki postumda anlatmıştım. Bu kez de ne mutlu ki işe yaramış.

Böylece Ada bir ilke daha imza atmış oldu. İnşallah yakında karıştırma mamayı da tamamen bırakacağız:)

İlk Bisikletimiz

Eda nın ilk bisikletini ilk doğum gününde dedesi almıştı. Babaannemiz Ada nın da ilk bisikletini dedesinin almasını arzu edince çoktandır bisiklet araştırması içinde olan ben, babaannemizin israrı üzerine bir günde bisiklet modeline karar verip hemen Ada ya internetten resimdeki bisikleti sipariş ettim. Tam da fotoda görüldüğü gibi cici bir bisiklet geldi . Geçen Pazar Ada ,Eda ve babamız bisikleti olaylı ve heyecanlı bir şekilde monte ettiler. Adacık bisikletini keyifle binmeye başladı…

IMG_0068 (683x1024)

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."