Kategori arşivi: Montessori

Çikolatalı Çilek Partimiz…

Bir aydır her gün devam etmek zorunda olduğum girişimcilik eğitiminden dolayı bu ara eve pestil şeklinde geliyorum ve kızlara çok zaman ayıramıyorum. Bugün de eve girdiğimde saat 19:30 du.

Eve Ayla Teyzemizle beraber geldim. Kızlar yemeklerini yemişti. Eda ya “Edacım sen bu akşam Ayla Teyzen ile birşeyler yap. Ben de biraz Ada ile oynuyayım” dedim. Eda Ayla Teyzesi ile son zamanlarda en sevdikleri arasında olan milkshake yapmak istedi. Fakat evde muz kalmadığını farkedince, önce üzüldü sonra da çilekli yapmaya karar verdi. Fakat çilekleri görünce milkshake yerine Çilek-çikolata Fondü ikilemesi ona daha cazip geldi. Ben de ok çilekleri Ada yıkasın ve saplarını temizlesin sen de çikolata fondüyü hazırla dedim.

Kızlar “Oleyyy” çektiler.

Hemen Senem Teyzemizin Eda nın doğum gününde hepimize aldığı önlükleri giydik.
Ada çileklerin saplarını tek tek koparıp çilekleri suya attı. Sonra da sudaki çilekleri tek tek kahve ölçü kaşığı ile süzgüye aldı. Aslında bu Ada ya çok küçükken yaptırdığım suyun içindeki pinpon toplarını toplama etkinliği gibi oldu. “Ada çok eğlenceli” dedi durdu
Bu işlemi 3 kez yaptı. Çilekler öyle temiz oldu ki artık kırmızıdan beyaza renk değiştirmişken Ada ikna olup bıraktı.

Eda ise Ayla Teyzesinin de desteği ile benmari usulü çikolatayı bir cezve üzerinde eritti.

Bu arada Eda bir ara salona geçip, kafesinn önünde bir masa kurmuş herkesin yerini belirlemiş. Sonra da bizim oturmamızı istedi. Tipik kızların en sevdiği “kafecilik” hem de en sevdikleri şekilde gerçek yiyeceklerle başlıyordu. Eda hepimize ne istersiniz diye sordu. (Önceden de “çilek keyifi” istememiz şeklinde bizi uyarmıştı” İşte kafeci Eda da mis gibi Çilek keyifi ile sonlanan etkinliğimiz bu akşam kızlar için hoş bir zaman olarak anılarımıza böyle geçti.. Bugün kü etkinliğimize babamız sadece kafe müşterisi olarak katıldı . Bir taraftan haber izlerken bir taraftan da çikolatalı çilekleri mideye götürdü

Kızlarıma verebileceğim en güzel şeylerden birinin ailecek geçirilmiş keyifli anılar biriktirmek olduğunu düşünüyorum ve anı biriktirmeyi ÇOK SEVİYORUM

İşte bizim keyifli akşamımızdan kareler…

Kolajlar27

Ekran Yakalamaları

blogyedek

Kolajlar29 Kolajlar28

 

Reklamlar

Kukla Tiyatrosu Perdesi Yaptık…

Eda ile sömestre tatilimiz boyunca beraber yapmayı planladığımız etkinliklerden biride kukla tiyatro perdesi idi. Ada nın hastalığı girince  diğer planlarımız gibi bu da sekteye uğrasada bir gece Eda ya söz verdim. Tamam anneciğim bugün saat kaç olursa olsun yapacağız. “Söz!”

Uykusuzluktan ölüyor olsam da Eda ile azmedip, kukla tiyatro perdimizi yaptık. Eda nın bu yaşında hala tiyatro yu ve özellikle kukla tiyatrosunu çok sevmesi hoşuma gidiyor ve Kidstop günleri geliyor aklıma hep.  Drama öğretmenimiz Nilüfer Akcan’ın Eda nın mezuniyet andacında yaptığı yorum  ve Eda nın her bir hikayeyi nasılda içinde yaşadığını söylemesi…

Neyse büyük bir heyecanla Eda ile perdeyi yaptık. Bence fikir harika bir fikir.  Hatta biraz daha zaman ayrılsa çok daha özenli ve güzel yapılabilir. Ama biz çok kısıtlı bir zamanda aşağıdaki gibi birşey yaptık. Bizim sadece 1 saatimizi aldı. Sonra Eda nın doğum gününe kadar bunu revize edip geliştireceğiz.

Perdeyi yapalı bir kaç gün olmasına rağmen yine gribal hastalıklar sebebiyle oynatamamıştık.

Bugün Foça dönüşü çocuklar yıkandıktan sonra uyku saatimizi hala zaman vardı ve hemen  kukla tiyatrosu yapmaya karar verdik. Perdemizi salon kapımıza astık.  Zaten perde açık bir kapıya asılmak üzere tasarlanmıştı.

Eda kukla yerine miniş köpekleri ile kukla tiyatrosu yapmak istedi. İlk önce Ada da bizim gibi seyirci oldu. Çünkü Eda o tiyatrosunu bozduğu için onu istemiyordu.

Tiyatronun konusu  “Kemiğini Kaybedeb Köpek” idi. Ada bu hikaye ye bayıldı. Hızını alamayıp bir ara kafasını pencereden içeriye bile soktu. Tabii Eda herseferinde delirdi. Ada en sonunda köpekleri de alıp oynatmaya kalkınca Eda sinirlenip tiyatroyu kesti. Ada da fırsat bu fırsat arkaya geçip kendi oynatmaya başladı.

Öyle ya da böyle bizimkiler tiyatronun  her türü her daim seviyorlar. Bu güzel tiyatro perdesinden yapmayı herkese tavsiye ediyoruz

Kolajlar32 Kolajlar33 şubat20142 şubat20143

Yeşil Renk Avımız…

Post gecikmeli eklendi. Etkinlik 24.Ocak 2014 e ait:)

Bu sabah evdeydim. Eda nın karne günü. Öğle saatlerinde karne töreni için okula gideceğimden Ada ile yarım günümüz vardı.  Önce biraz oyuncakları ile oynadıktan sonra,  ” yeşil” renk etkinlikleri yapmaya karar verdik. Önce 2 sepet aldık. Sepeti tutmak ile Ada nın hoşuna gitti. Biri benim için biri Ada için. Sepetleri kolumuza takıp,  evin içerisinde “Yeşil Renk avına çıktık”. Daha önce benzer etkinliği kırmızı içinde yapmıştık. Ada o zamanda çok eğlenmişti. Bir önceki yazımda Ada nın yeşil ve sarı dışındaki renklere aşina olduğunu yazmıştım. Yeşil i daha önceleri mavi ile karıştırdığından çok üzerinde durmamıştım. Yeşile mavi dediğinde ise evet benziyor ama değil demiştim. Çocuk da nasıl olduysa yeşil mavi diye kaldı. Ben yeşil dediğimde de şimdi bana “evet ama benziyor :))” diyor. İşte bu sebeple bugün biraz “yeşil” konuştuk. Daha önce kırmızı renk avımızda olduğu gibi gibi “Biz renk avcılarıyız” şarkımızı söyleyip yeşil materyalleri evin değişik odalarından toplayıp sepetimizi doldurduk.

Sonra da Ada son zamanlarda çok sevdiği için kolaj ve resim karışık “yeşil temalı” bir sanat çalışması yaptık. Bu çalışma için evde yeşil olan ve kağıda yağıştırmaya uygun olabilecek materyalleri bir araya getirdim. Biz yeşil daire stciker, yeşil pul, yeşil karton parçaları, yeşil pipet , yeşil akrilik boya ve kolaj malzemelerini yapıştırması için beyaz tutkal kullandık. Ada ençok yeşil sticker lar ile ilgilendi. Bu sıralar sticker yapıştırmayı çok seviyor. Epeyce bir sticker yapıştırdı. Hatta sticker lara bir de  sünger ile tutkal sürdü. Ve işte “Yeşil temalı resimdeki sanat çalışmamız ” çıktı ortaya.

Kolajlar42

Kolajlar41

Renkli Tırtıl Etkinliğimiz…

Son zamanlarda Ada giysilerinde ki “çıt çıt, düğme ve fermuarı kendim kapatacağım ve kendim açacağım gibi sıklaşan istekler ile gelmeye başlayınca ben de önce düğmeden kumaş parçalarını geçirme etkiniliği hazırladım Ada’ya . İri bir düğmeyi bir kurdelenin ucuna diktim. Sonra da keçeden rengarenk kare parçalar kesip, ortalarına bir kesik attım. Bu keçeleri düğmeden geçirerek kurdelenin üzerine nasıl dizeceğini  Ada ya bir sunum ile gösterdim.

Her Montessori etkinliğini sunarken yaptığım gibi mümkün olduğunca Ada’yı hep soluma oturtuyorum. Böylelikle Ada benim nasıl yaptığımı tam olarak izleyebiliyor.

Etkinliği Ada ya ilk sunduğumda keçeleri düğmeden geçirmede zorlandı ve benden yardım istedi. Ben düğmeyi tuttum o keçelerin kesik kısmını kocaman iki eliyle genişleterek açtı. Ve Etkinliği ikimizin bu şekilde yapması konusunda israr etti. Sonraki zamanlarda yine etkinliği beraber yapmak konusunda israr etti. Onun isteğini yerine getirdim ama aynı zamanda etkinliği ona  bir kez daha sundum. Ve sonunda keçeleri kendi kendine kurdeleye dizmeyi başardı. Ada bu etkinlikle çok ama çok ilgilendi diyemeceğim ama zaman zaman eline alıp bir iki keçe geçiriyor. Biz de böylece ilikleme becerisi ile ilgili bir giriş yapmış olduk aynı zamanda da ince motor gelişimini ve aynı zamanda el-göz koordinasyonunu ve dizerken renklerin tekrarını da sağlayarak tam da ADa nın yaşına uygun yeni bir oyuncağa daha sahip olmuş olduk.IMG_1925 IMG_1928 IMG_9205 IMG_9206 IMG_9207

Ada ve Renkler…

Ada bir süredir  renklere merak sardı . Ama epey bir zaman renkleri hep yanlış söyledi. Son 1 aydır ise özellikle bazı renkleri çok iyi biliyor. Bunlar;

mavi, kırmızı, portakal rengi(turuncu), siyah, pembe, mor (mor u bazen şaşırıyor), çikolaya rengi dediği kahverengi

hala karıştırdığı renkler ise yeşil ve sarı.

Şimdi okuduğumuz kitaplarda, ya da bazı  etkinlikler de  ve özellikle de hamur oyunlarımızda bol bol renkleri tekrarlıyoruz.

Genelde de renk  eşleştirme ve gruplama  oyunları oynuyoruz. İşte son zamanlarda oynadığımız renklerine göre gruplama oyunlarından bir tanesi..

Ben bu etkinliği çok çok zaman öncede sunmuştum. Ama ADa renklerine bakmadan tabağa sıralamıştı düğmeleri şimdi ise. Gruplayalım dediğimde çalışmayı renklerine göre gruplayarak yapabiliyor.IMG_1950 IMG_1953  IMG_1946

Ada ve Sticker Çalışmalarımız..

Önceki etkinlik yazılarımından birinde kısa da olsa değinmiştim. Ada ya yeni yıl hediyesi olarak aldığımız  “Alex’in Tots Sticker Pictures” etkinlik kutusunu Ada çok sevdi. Kutunun içinde farklı temalı kartonlar var ve bu temaya ait 1 adet  sticker sayfası var. Ada henüz temalara çok  sadık kalmasa da sadece sticker yapıştırmaya odaklanıyor ve sayfanın üzerindeki bütün sticker ları çıkarıp yapıştırıyor. Tırnağı ile çıkardığı için bir süre sonra kuzumun tırnağı acıyıp, ucunu  biraz kaldırmam için benden yardım istiyor. Biz kutudaki tüm etkinlikleri bitirdik. Ada bu etkinliği rafına koyduğumuzdan beri kendi gidip rafından alıp, bir karton ve bir sticker seçip,  yapıştırmalarını yapıyor. Çıkaramadığı sticker lar olunca da benim yanıma gelip yardım istiyor:)

Aslında bizim evde çok sticker ve hatta sticker lı kitap aktiviteleri var. Sanırım bu etkinlik kutusunu  Ada nın özellikle  çok sevmesinin sebebi  renklerin  canlılığı ve şekillerin sevimliliği . Biz bu etkinlik kutumuzu çok ama çok sevdik. Bu etkinliği yaparken bol bol renk tekrarı da yaptık:)

IMG_9176 IMG_9178IMG_9174

Ada ve Diş Bakımı…

Ada bugün yine her zamanki gibi dişlerini fırçalamama izin vermedi. Kendi fırçalayacakmış. Ay bebekken ne güzel gazlı bezle siliveriyordum. Hiç ses etmiyordu. Şİmdi “ben fırçalcam” diye yıkıyor ortalığı. Tülin Teyzesi geldiğinde biraz ona şikayet edip, Tülin Teyzesinin mesleğinden bahsetmiştim. Onu çok sevdiği için son bir kaç gündür fırçalatıyordu. Ama bu akşam yine kapadı ağzını mıh gibi. Babası da fobi yapma çocuk da diyerek üstelememe izin vermedi.

Bu arada Eylül ayı gibi Ada’ya banyo  da özellikle diş fırçalarken ve saçını fırçalarken kullanması için küçük bir kırılmaz ayna tahsis ettik. Minik bir havlusu, kremi, taragı ve fırçası duruyor. Diş macununu özellikle buraya koymuyorum . Çünkü Ada tam bir diş macunu canavarı, bıraksam yiyecek diş macununu . Tepki duymasın diye hayır da demiyorum ama epey zorluyor bıdık beni.

Bu arada kendi aynası önündeki halleri de ayrı komik yüzünü şekilden şekile sokup kendini seyrediyor aynada. Maelesef bu hallerinin güzel karelerini çekemedim ama şimdi Ekim ayından bir iki kare buldum bari onları ekliyeyim.

Ha bir de ellerimiz yıkarken ve dişlerimizi fırçalarken “Bay Mikrop” şarkısını söylüyoruz.

Bay mikrop, bay mikrop beni hasta edemezsin

Bay mikrop bay mikrop beni hasta edemezsin

ellerimi böyle yıkıyorum, dişlerimi böyle fırçalıyorum

sebzeleri , meyveleri bol bol tüketiyorum….

AUGUST131090 IMG_3666 IMG_3667 IMG_3668 IMG_3669   IMG_3672

Oğlumu Büyütürken

Yağız'la hayat daha anlamlı. Hergün büyüyorum.

kitapsepeti

Smile! You’re at the best WordPress.com site ever

sandıklıdivan

"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."